Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani'nin, her iki ülkenin de diktatörlükten kurtuluşuna destek olarak her daim Suriye ve Libya bağımsızlık bayraklarının yan yana taşındığı Libya devriminin başkenti Bingazi'ye yaptığı ziyaret, iki ülke arasında yakınlaşmaya yönelik ciddi adımların başlangıcını işaret ediyor. “Dinlemek, çözümün yarısıdır” sözüyle de ifade edildiği gibi, Libya ve Suriye tarafları arasında, özellikle Bingazi'de gerçekleşen bu dinleme ve doğrudan diyalog aşaması, bazı tarafların tarihi bağları yüzlerce yıl öncesine dayanan iki kardeş ülke arasında kurmaya çalıştığı izolasyon duvarlarını yıkan önemli ve ciddi bir adım.
Suriye Dışişleri Bakanlığı pazar günü, Bakan Şeybani'nin resmi bir ziyaret için Bingazi'ye gittiğini ve bu ziyaret sırasında Libyalı yetkililerle görüşmesinin planlandığını duyurdu. Libya Ulusal Ordusu Komutan Yardımcısı Mareşal Saddam Hafter ile Bingazi'de bir araya gelen Suriye Dışişleri Bakanı'na, Suriye istihbarat başkanı General Abdulkadir Tahhan eşlik etti ve Libyalı yetkililer de bu görüşmede hazır bulundu.
Ziyarette, Suriye ve Libya taraflarından kayıp kişilerin dosyası gibi henüz çözüme kavuşmamış bazı önemli konular da ele alındı. Zira savaş ve Arap Baharı’nın yarattığı kaos, her iki ülkeyi de DEAŞ ve bağlantılı örgütlerin kurbanı haline getirdi. Suriye ve Libya uyruklu savaşçılar ve sızmacılar, iki ülke arasında gidip geliyorlardı ve bilhassa çoğu kimlik belgelerini göstermeden veya her iki ülkedeki yetkililerden izin almadan ülkeye giriş yaptığı veya sızdığı, dolayısıyla da akıbeti bilinmediği için, kayıp olarak kabul ediliyor. Bu kayıp kişiler dosyası, özellikle Şam'daki yeni Suriye hükümetiyle bağlantılı olmayan Suriyeli savaşçıların Trablus'ta bulunması göz önüne alındığında, çözülmesi önemli zaman alacak, oldukça karmaşık ve zorlu bir sorun olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle, bu durumun ele alınması ve düzeltilmesi her iki ülke için de önemli bir adım olarak görülüyor.
Zamanlama ve iki ülkeyi çevreleyen koşullar, özellikle de uluslararası ve bölgesel gelişmelerin iki taraf arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesine ve tüm dosyalarda ilerleme kaydedilmesine aktif olarak katkıda bulunduğu göz önüne alındığında, bir yakınlaşmaya olanak tanıyor. Bu dosyalar arasında, istikrarlı ilişkilerin sürdürülmesi için sağlam bir temel oluşturan ekonomik projeler de yer alıyor. Doğu Libya, özellikle Bingazi, tarihi bağlar, ortak gelenekler, görenekler ve ortak kültürel miras yoluyla Şam ve daha geniş ölçüde Arap Maşrık (Levant) bölgesiyle bağlantılıdır; bunların hepsi Libya-Suriye ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulunabilir.
Ziyaretin Bingazi'deki Suriye konsolosluğunun yeniden açılması, resmi ilişkilerin kurulması ve iki taraf arasında güvenlik konularında görüşmelerin başlatılması konusunda başarılı olmasına rağmen, özellikle Bingazi kampıyla herhangi bir yakınlaşmaya karşı çıkan bazı muhalifler, şehri “Suriye devrimine ve Suriye halkına düşman olan Hafter'in kalesi” olarak görüyorlar. Bu, tarihsel bir yanılgı ve hatta yanlış bir iddiadır. Bingazi, Suriye devrimi aktivistlerini kucaklayan, bayraklarını dalgalandıran, devrim için bağış toplayan, yardım ve sağlık ekipleri gönderen ilk Arap şehirlerinden biriydi. Bu nedenle, bu yanılgılar, DEAŞ ve müttefiklerini yenerek kaosun üstesinden gelen Libya ordusunun liderliğini ve Bingazi'yi şeytanlaştırmayı amaçlamaktadır.
Şam için, özellikle güvenlik konularında Bingazi ile iş birliği yapması siyasi açıdan pragmatiktir. Trablus güvenlik açısından kırılganlığını koruyor ve milislerin, silahlı örgütlerin etkisi kontrolsüz olduğundan, Trablus ile yapılacak herhangi bir anlaşmaya güvenilemez. Buna karşılık, disiplinli Libya ordusu komutanlığı Bingazi'de bulunuyor ve Libya ordusu, Trablus ve çevresi hariç, doğu, güney ve batıda Libya topraklarının yüzde 80'inden fazlasını kontrol ediyor ve sınır kapılarının çoğunun güvenliğini sağlıyor. Bu nedenle, özellikle güvenlik ve istihbarat konularında Libya ordusu komutanlığıyla doğrudan temas, siyasi açıdan pragmatiktir.
Hem Suriye Dışişleri Bakanlığı hem de Bingazi'deki Libya tarafı, iki ülke arasındaki ortak çıkarları gerçekleştirme konusunda istekli; bu çıkarlar, ilk adım olarak Libya'da yaşayan Suriyelilerin karşılaştığı hukuki ve lojistik sorunların ele alınması ve yasal statülerinin düzenlenmesiyle geliştirilebilir.
Bingazi'deki Libya-Suriye görüşmesi, yakınlaşma ve uzlaşı fırsatlarını artıracak, ilişkileri geliştirecek ve iki taraf arasındaki çözülmemiş sorunları çözecektir. Bu sorunlar, bölgesel ve hatta uluslararası müdahaleden uzak, Arap-Arap uzlaşısı çerçevesinde ele alınacaktır; zira bu müdahalelerin çıkarları ve etkileri her iki ülkede de açıkça kesişmiştir. Nitekim her iki ülke de siyasi ve ekonomik meselelerine yönelik en kötü müdahalelerle karşı karşıya kalmış, bu da savaşlara, yerinden edilmelere ve halklarının hafızalarına kazınmış trajedilere neden olmuştur.
Libya-Suriye ilişkileri, sadece Trablus'ta bir büyükelçilik ve Bingazi'de bir konsolosluk açmakla sınırlı kalmayacaktır. Aksine, bu görüşmeler, Arap Baharı entrikalarından uzak, iki kardeş Arap ülkesine hizmet eden ortak ekonomik projeleri, güvenlik ve savunma iş birliğini de kapsayacak şekilde genişleyecektir.
Bugün Bingazi'de, yarın Şam'da veya Halep'te yapılacak bu toplantılar, iki ülke arasında öncelikleri düzenlemek ve yeni bir yol haritası çizmek için devam etmelidir. Bu, askıda kalmış dosyaların çözümüne, iş birliği için ek fırsatlar yaratılmasına ve kardeş Libya ve Suriye halklarını olumlu yönde etkileyecek siyasi ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunacaktır.