Selman Dusari
Suudi Arabistanlı gazeteci, Şarku'l Avsat eski genel yayın yönetmeni
TT

​Muhammed b. Selman’ın turu ve sonrası

Suudi Veliaht Prens’in uçağı önceki akşam BAE’nin başkenti Abu Dabi’ye iniş yaptı. Burası, Kral Selman’ın 2015 yılının başlarında ülkedeki iktidar koltuğuna oturmasından bu yana Suudi Arabistan’ın benimsediği yeni diplomasi çerçevesinde Krallığın ikinci adamı tarafından gerçekleştirilen ve altı ülkeyi içeren kapsamlı Arap turunun ilk durağı.
Bu ziyaretlerle esasında; ziyaretin bitmesiyle faydalarının da sona erdiği protokol ziyaretlerinden ziyade, farklı ülkelerle  karşılıklı çıkarların ve ilişkilerin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Veliaht Prens bu diplomasi çerçevesinde daha önce biri 2016 Ağustos ayında Asya ve diğeri 2018 Nisan ayında Avrupa ve Amerika’ya olmak üzere oldukça başarılı iki tura imza atmıştı.
Bu defa rota BAE, Bahreyn, Mısır, Tunus, Cezayir ve Moritanya’yı da kapsayacak şekilde Arap coğrafyasına yönelik. Bu, Prens Muhammed b. Selman’ın ülkesinin siyasi, ekonomik ve askeri konumunu güçlendirmek ve 2030 Krallık Vizyonu’nu pazarlamak uğrunda çıktığı yolda aralıksız attığı adımlardan biridir.
Aynı şekilde Suudi Arabistan’ın güçlü diplomatik varlığını güçlendirmek de hedefler arasında yer almaktadır. Nitekim Krallık, dünyanın göz ardı edemeyeceği başlıca oyunculardan biridir. Dünyanın en büyük devletlerinden birinin başkanı olan Donald Trump da, “O gözden çıkaramayacağımız bir müttefiktir” sözü ile bu duruma işaret etmiştir.
Veliaht Prens’in Arap turu, önümüzdeki Çarşamba günü Arjantin’deki gerçekleşecek G-20 zirvesinde ülkesinin heyetine başkanlık etmesiyle eş zamanlı gerçekleşiyor. Bu başkanlık, bölgesel ve küresel düzeyde Krallığın lider rolünü pekiştirmek için önemli bir fırsat sunuyor. Zira Krallık, G-20 topluluğunda yer alan tek Arap üyedir.
Aynı şekilde Suudi Arabistan senelik olarak küresel çapta düzenlenen ve BM’nin yıllık toplantılarından bile daha önemli olan bu en önemli zirvede, bölgeyi temsil etmesi açısından da bir fırsat elde etmektedir. Krallık her daim Arapları ve bölgeyi ilgilendiren meselelerin sorumluluğunu omuzlarında taşımıştır. Bu, Prens Muhammed b. Selman’ın geçtiğimiz ay Riyad’daki bir ekonomi forumunda ilan edilen bölge vizyonu ile temsil edilmektedir. Söz konusu vizyon, tekrara düşen sorunlarından kurtulup vatanlarının kalkınmasına odaklanması halinde, bölgeden yeni bir Ortadoğu çıkarmayı hedef edinmiştir.
Resmi ve halk düzeyinde BAEliler, Prens Muhammed b. Selman’ın ziyaretini sanki ilk defa oluyormuş gibi sevinçle kutladılar. Prens, kesintisiz ve sürekli ziyaretlerle Emirliğin başkentini daimi olarak göz önünde bulunduruyor. Zira Veliaht Prens’in Emirliğe yönelik her ziyareti, elli yıl önce kurulduğundan bu yana güçlü aşamalardan geçen Suudi Arabistan-BAE ilişkilerinin üzerinde yükseldiği yeni bir temel atmaktadır.
Bu durum, Riyad ve Abu Dabi’nin iki ülkeyi bir araya getiren güçlü stratejik ortaklığa olan sarsılmaz inancından ve aralarındaki gücün en önemli kaynaklarından biri olarak gördükleri ortaklıklarını sağlamlaştırmak konusundaki ortak isteklerinden hız almaktadır. Nitekim iki ülkenin ekonomi hacmi, trilyon dolar değerindedir ki bu tutar, Ortadoğu’nun en büyük rakamıdır. İhracatları da aynı şekilde yaklaşık 700 milyar dolar ile dünyanın en önemli on ihracat rakamlarından birini oluşturmaktadır.
Buna ek olarak bugün iki ülkenin 175’ten fazla girişim ve projesi bulunmakta ve bunlar bölge için yeni bir gerçeklik çizmeyi ve verimli çalışmanın yeni bir merhalesini oluşturmayı beklemektedir. Aynı şekilde şu üç önemli eksende iki tarafı ekonomik, insani ve eğitim bakımından bütünleştirme konusunda da istekliliğe sahipler: Siyasi, askeri ve güvenlik ekseni. Tüm bunların yanı sıra, iki ülkenin meselelere bakışı, bölgesel ve küresel krizler konusundaki ortak tutum ve vizyonlarında uyuşma seviyesine varan büyük bir denklik de söz konusu.
Her zaman olduğu gibi Kral Selman b. Abdülaziz ve Prens Muhammed b. Selman’ın resmi ziyaretlerinin öncesi, sonra gibi değil. Suudi Arabistan’ın ulusal çıkarlarını sağlamayı ve korumayı, bölgede ve dünyada güvenlik, istikrar ve gelişmeyi gerçekleştirmede Krallığın rolünü pekiştirmeyi hedefleyen ayrıcalıklı bir diplomasisi var. Hiç şüphesiz Veliaht Prens’in yaptığı bu Arap turu Suudi Arabistan ve diğer Arap güçler arasında kurulan ve Suudi Arabistan’ın dayandığı sütunlardan birisi olan ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.
Ziyaretin, bölge ülkelerinin kargaşa ve istikrarsızlaştırma ortamının yaratılmasına katkı sağlayan gündemlerini dayatmasını engellemesi umulmaktadır. Zira keşmekeş, mevcut durumda bölgenin isteyebileceği son şeydir.