ABD’nin Suriye’de İranlı milislere ve örgütlere karşı mücadelede atılacak yeni adımlar kapsamında yerli milis güçleri kurmayı hedeflediğinin yer aldığı Şarku'l Avsat haberinde konuya dair ayrıntılar yayınlandı. Suriye’de İran ile mücadeleyi genişletme adımı, Ayetullah rejimine uygulanan yaptırımların ikinci paketinin yürürlüğe girmesi ile aynı zamana denk geldi. Aynı şekilde bu adım, İsrail’in hava gücünü devre dışı bırakan Rus füzelerine karşı da atılmış ileri bir adım olarak ön plana çıktı.
Büyük bir çoğunluğunu Fırat’ın doğusundaki bölgelerde yaşayan Kürtlerin oluşturduğu ve aralarında az sayıda Arabın da bulunduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) içerisindeki 30 bin Suriyeli Kürt, ABD tarafından eğitilerek silahlandırılıyor. Böylece Fırat Nehri yeni bir sınır haline geliyor. Zira Fırat’ın batısında Esed güçleri ile müttefikleri İran ve Rusya yer alırken doğusunda ABD ve müttefikleri konuşlanmış durumda.
ABD, Suriye’deki hedeflerini gizlemiyor. DAEŞ’le mücadelenin yanı sıra Kudüs Tugayı ve ona bağlı milis güçlerinden oluşan İran güçlerine baskı yapmaya ve Suriye’nin yönetimi ile ilgili yürütülen müzakerelerde pozisyonunu güçlendirmeye çalışıyor.
Rusya’nın S-300 hava savunma füze sistemini devreye sokması, İran’ın Suriye topraklarındaki varlığını İsrail’in hava saldırılarından korumayı başardı. Ancak aynı zamanda iç savaşı bitirmek ve Esed rejiminin Suriye’yi tek başına yönetmesi konusunda taraflar arasında varılan mutabakatı da bozdu. Rusya’nın İranlıları korumakta ısrar etmesiyle ABD de Suriye’de Kürtlerin rolünü, DAEŞ, İran, rejim hatta Türkler ile savaşmaya kadar genişletme yoluna gitti. Her ne kadar Kürtler sahada halihazırda 60 bin savaşçısının bulunduğunu ve 30 binin de ABD tarafından eğitildiğini belirtseler de genel kanı bu verilerin abartılı göründüğü yönünde. SDG’nin açıklanan görevi, DAEŞ ve İran ile mücadele. Ancak Kürtler SDG içerisinde büyük bir çoğunluğu oluşturduğu için Türkiye, SDG’ye ve onu destekleyenlere karşı duruyor. Türkiyei Suriye Kürtleri oluşmuş olsa bile Kürtlerin güneydeki snırlarına yakın bir bölgede güç oluşturmalarını engellemek için İran ve Rusya'ya yakın bir çizgide yer almaya başladı. Bu da Suriye’deki durumun daha da karmaşık ve belirsiz bir hal almasına neden oldu. Türk Savunma Bakanı da bunu dile getirerek “ABD zaten karmaşık olan durumu daha da karmaşık bir hale getiriyor” ifadelerini kullandı.
Aslında ABD kendinden önce başkalarının yaptığını tekarlıyor. Kürtler daha önce de Şam rejimi ile işbirliği yapmışlardı. Ardından Türkiye’yi tehdit etmek için İran tarafından kullanıldılar. Ki bunun ardından Ankara; Tahran, Rusya, Suriye’deki tutumunu değiştirimişti. Şimdi ise ABD, Suriye’deki farklı tarafları vurmak için Kürtlerden oluşan milis güçleri oluşturuyor. Bu da iç savaş süresince ele geçirdiği toprakların ve şehirlerin büyük bir çoğunluğunu kaybeden Suriye muhalefetinin askeri faaliyetlerine yeniden dönebileceğine yönelik umutlarını artırıyor.
ABD bu konuda İran’ı taklid ediyor. Doğrudan savaşa müdahil olmak yerine bir vekalet savaşı yürütecek vekiller, yani milis güçlerine başvuruyor. İran, yaklaşık dört yıldır Suriye’de bunu uyguluyor. Suriye’de kendi yerine savaşması için Irak, Lübnan, Afganistan ve Pakistan’dan milis güçleri kiralıyor. Irak'ta ve Afganistan’da dersini alan ABD’de aynısını yapmaya çalışıyor. Doğrudan müdahale etmek yerine yerli silahlı güçleri sahaya sürüyor. Kürtlerin DEAŞ'a karşı elde ettiği başarılar da vekil milis güçler kavramını güçlendiriyor.
ABD'nin Suriye’deki taraflar arasında yürütülen müzakarelerin yeni turunda Rusya ile iş birliği yapmaktan kaçınmasının amacı Moskova’yı savaşı bitirmeme ve İran ile milisleri Suriye’de kaldıkça Esed’in tek başına tüm Suriye’yi yönetmesine izin vermeme yönündeki yeni politikası ile başa çıkmaya zorlamak.
Rusya’nın Esed rejimi üstünde bir etkisi olmadığı ve İran’ı Suriye’den çekilmesini sağlamaya gücünün yetmediği yönündeki iddilar ise hiç kimse için inandırıcı değil. Rusya’nın hava desteği olmasaydı rejim güçleri ve müttefiği İran, elde ettikleri yeni toprakları muhafaza edemezdi. Aynı şekilde S-300 savunma sistemi olmasaydı da İsrail’in hava saldırıları nedeniyle İran rejimine bağlı güçlerden çok daha fazlası ölecekti. Rusya siyasi müzakarelerde konumunu güçlendirmek ve Suriye savaşı sona erdiğinde tam bir zafer kazanmak için İranlıların sahada kalmalarını istiyor. Fırat’ın doğusunda konuşlanan ve SDG aracılığıyla güneyde Irak sınırından kuzeyde Türkiye sınırına kadar Suriye’de geniş bir alanı kontrol eden ABD nedeniyle Rusya, artık İran olmadan zafer kazanmak ile İran ile birlikte savaşı sürdürmek arasında seçim yapmaya zorlanıyor.
TT
ABD’nin Suriye’deki yeni hamleleri
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة