Hamad Macid
TT

Beni Ya’rub ve Fransa fırtınası

Fransa’da Sarı yelekliler’in şiddetli protestolarında ve Macron hükümetinin daha şiddetli karşılık vermesinde en dikkat çekici durum şudur: Demokrasinin -ki demokrasi, tüm dünyada yayıldı ve geçmişte mutlak monarşiye ve kilisenin zulmüne karşı Avrupa’da demokrasi uğruna şiddetli isyanlar çıktı- temellerinin atıldığı Fransa, baştan aşağı şiddetle sarsılmaya başladı.
Bu durum, bize güneşin batmadığı Britanya İmparatorluğu’nu hatırlatıyor. Zira şiddetin yayılması, bir saatten fazla bir farkla güneşin battığı Britanya adasını tehdit etmeye başladı. İşte İskoçya, ayrılmanın eşiğinde. Dünya dili İngilizce, Galler’de konuşulan Galce diliyle rekabet halinde.
Öyleyse bu, Endülüslü Şair Ebu Beka el-Rundi’nin söylediği gibi kâinatın bir kanunudur:
Her şey tamamlandığında eksilir
Hayatın güzelliği, insanı aldatmasın

Tartışmalı siyasi ve fikri hareketlere sahip Beni Ya’rub, Fransa’daki kanlı protestoları kendi çıkarları için kullandı. Her grup, bu olaylara kendi açısından bakıyor. Demokrasi düşmanları, “Gördünüz mü? Size Batılı demokrasilerin sefil bir hakikatin sahte örtüsü olduğunu söylemedik mi?” diyor. İşte demokrasi, ifade özgürlüğü ve insan hakları adıyla şiddet olayları, tahribat, soygun, gasp, özel ve kamu mallarına yönelik saldırılar meydana geliyor. Demokrasiyi gereksiz deyip bir kenara iten ülkelerde bu tür şiddet olaylarını göremezsiniz.
Batı tarzı demokrasiye hayran olan Arap demokrasi yanlıları, “Fransa’da meydana gelen protestolar, şiddet olarak ifade edilse bile diktatörlüğün ve tek adam rejiminin yayılmasını engellemektedir” diyor. Liderlerin iktidara ulaşmak için kendilerine güvendiği kitleler, aynı zamanda liderleri iktidardan alaşağı etmeye muktedirdir.
Bazı Araplar, meydana gelen olayları “Fransız Baharı” olarak ifade etmek için Fransa’daki çalkantılı durumlardan biraz “Arap Baharı” kokusu aldı. Hatta bazıları, daha da ileriye gidip Fransa’daki olayların yuvarlanan bir kartopu gibi büyüyerek Avrupa ve ABD’de büyük değişimlere yol açacağını söyledi. 
Esed rejiminin gülmeye, acımaya ve küçümsemeye sevk edecek tarzda Fransa’daki olayları değersiz bir şekilde kullanması dikkat çekiyor. Bir gazetecinin ifadesine göre resmi medya organları, Fransa’daki olayları başkent Şam’da Emevi Meydanı’ndaki normal ve sakin hayatla kıyaslayarak Şanzelize Caddesi’ndeki yangınları ve tahribatları gösteren fotoğraf ve videoları yayınlıyor.
Yine resmi medya organları, iktidar tarafından Sarı Yelekliler’e karşı uygulanan şiddeti belgeleyen videoların yanı sıra Şam’da güvenli bir şekilde askerlerin yanında yürüyen Suriyeli vatandaşlarla yetkililer arasındaki kardeşliği ve uyumu gösteren videoları paylaşıyor. Sanki dünya, yerle bir edilen onlarca kasabayı görmedi. Sanki dünya, ölen, yaralanan ve yerinden çıkartılan milyonlarca insanı izlemedi.
Bazı yabancı ülkeler, Paris’te meydana gelen şiddetli protestolarla alay etti. Tartışmalı Başkan Donald Trump, Twitter hesabı üzerinden “Fransız göstericiler, (Trump’ı istiyoruz!) diye slogan atıyorlar.” şeklinde alaylı bir paylaşımda bulundu. Olaylarla meşgul olan Fransız hükümeti ise, bunun Fransa’nın içişlerine karışmak olduğunu söyledi.
Fransa’daki protestolar, bu olayları okuma ve analiz etme bakımından Arap zihinlerini karıştırdı. Arap zihinler, bu olayları incelemede partizan ve ideolojik çekişmelerden uzaklaşıp yolunu şaşırmadan bu protestolardan ibret alamadı.