Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Hudeyde Anlaşması: Son mu başlangıç mı?

Üç limana sahip (Salif, Ra’s İsa ve Hudeyde) Hudeyde, Husi zulmünden kurtuldu.
Bu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Perşembe günü açıkladığı İsveç Anlaşması’nın özetidir. Guterres, “Hudeyde anlaşması, karşı karşıya kaldığımız en zor durumlardan birisiydi. Biz, Yemen krizinde sonun başlangıcına şahit oluyoruz” dedi.
Belki de dünyanın önde gelen diplomatlarından birisi olan Portekizli Guterres, fazla iyimserdi. Fakat hiç şüphesiz İsveç müzakerelerinde yapılan anlaşma, BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths ve Yemen meşru hükümetine bağlı heyet sayesinde gerçekleştiği düşünülüyor.
Biraz yavaş olun. Peki, Husiler, İsveç Anlaşması’na uymasalardı Hudeyde, Salif, Ra’s İsa limanları ve Hudeyde şehri yine de kurtarılabilir miydi?
Husiler, limana çok yakın olan meşru hükümete ve Arap koalisyonuna bağlı silahlı güçlerin baskısıyla bilindik inatlarından ve Kuveyt konferansına yönelik meşhur oyalamalardan vazgeçti. Yani Griffiths, BM ve Batı; İsveç müzakerelerini başlatmasaydı belki de biz, şu an Hudeyde’nin askeri olarak tamamen kurtarıldığından bahsediyor olacaktık. Maddi ve manevi külfetin ağır olacağı doğru. Fakat bu, en nihayetinde bir savaş. Hem de Husi gibi gruplara yönelik yürütülen bir savaştır.
İki taraf arasında imzalanan anlaşmadan, Husi yanlısı Muhammed Abdusselam ve meşru hükümetin temsilci Dışişleri Bakanı Halid el-Yemani arasındaki tokalaşmalardan ve çekilen fotoğraflardan memnuniyet duyan BM Genel Sekreteri Guterres, gazetecilere BM’nin ana gözlemci rolünü üstleneceğini söyledi.
Çekilmek için sınırlı bir süre ve anlaşmanın uygulanması için sıkı bir denetim olacak. Ayrıca Hudeyde’de devlet dairelerinde darbeci gözlemciler yani Husiler olmayacak. Dışişleri Bakanı Yemani, Hudeyde Anlaşması gerçekleşene kadar başka müzakerelere geçilmeyeceğini açık bir şekilde söyledi. Arap koalisyonun meşru hükümete yönelik durumu gayet net. Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçisi Prens Halid bin Selman ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Karkaş’ın Twitter üzerinden açıkladıkları gibi eğer askeri baskı devam etmeseydi bugün bu anlaşma olmazdı.
Bu, Yemen’de savaşın bittiği anlamına mı geliyor?
Bu tür bir söylemin abartı olacağını düşünüyorum. Sana havalimanını kullanma ve diğer ekonomik meseleler üzerindeki anlaşmanın İsveç müzakerelerinde başarısız olduğunu göz ardı etmemeliyiz.
Bunun için güvenlik ve askeri baskı, müzakere masasında üstün geldi. Bu, tam olarak meşru Yemen hükümetiyle Arap koalisyonu arasındaki yakınlaşmanın bir sonucudur. Husiler, ancak askeri güçle kontrol edilebilecekti. İşte Hudeyde Anlaşması, bu yakınlaşmanın doğru olduğunu kanıtladı. Yemen savaşında diğer hikâyeler, taktikler, müzakereler, vur-kaçlar, askerler, politikacılar ve gazeteciler var olmaya devam ediyor.
Fakat hiç şüphesiz dünkü mum, Yemen karanlığında yakıldı.