ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Kuveyt –ki Pompeo, geçici bir sebepten dolayı Washingon’a gidip Kuveyt’e geri dönecek- hariç Körfez ülkelerine düzenlediği son gezide dikkat çekici mesajlar verdi.
Suudi Arabistan’la da aynı görüşte olan Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun ifadesine göre İran’ın çirkin faaliyetlerine son vermek için en büyük uluslararası ve bölgesel ittifakı sağlamak ve İran’ı kuşatmak, Başkan Trump’a yakın bakanın gezisinin ana başlığını oluşturuyor.
Pompeo, Umman Sultanlığı ve Katar dâhil olmak üzere Körfez ülkelerinin başkentlerini ziyaret etti. Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’la görüşen Dışişleri Bakanı, en net konuşmayı Riyad’dan yaptı.
Bakan, Doha’da ilk bakışta birbiriyle çelişen iki tavır ortaya koydu. İran'ın nüfuzu ve faaliyetlerini sınırlamada ısrar ederken, Katar politikaları ile Arap Dörtlüsü (Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır) arasındaki anlaşmazlıkları ve üstüne üstlük Körfez Birliği’ni “hafife alıyor” gibi anlaşılan söylemlerde bulundu.
Burada bu uyumsuz sözleri nasıl söyler?
Katar, açık bir şekilde İran tarafına meylediyor. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını kabul etmiyor. İran’ın politik tutumlarını şerefli bir tutum olarak addediyor ve Hamas ile Hizbullah gibi bölgede Tahran’ın beslediği tüm grupları destekliyor.
Umman Sultanlığı’nın tutumuna özel olarak bakabiliriz. Umman, İran’ın Arap bölgesine yönelik çatışmalarına katılmadı. Umman, coğrafi yakınlıktan –ki aralarında sadece dar bir boğaz bulunuyor- dolayı kendi özel öncelikleri olduğunu düşünüyor. Körfezliler ve Batılılar, Umman’ın İran’la arabulucuk ve iletişim kanalı rolüne neredeyse razı oldu.
İran’a yönelik rolünün meşru olup olmadığını ister kabul edin ister kabul etmeyin ama Umman’ın Katar’ın tutumuna karşı daha eski, daha rasyonel ve daha ikna edici açıklamaları var. Oysa Katar, coğrafi, kültürel, sosyal, mezhepsel ve politik bakımdan İran makamında dervişlik yapmak için herhangi bir gerekçeye sahip değil.
Pompeo, Katar’ın başkenti Doha’da ABD’nin İran’a karşı Ortadoğu’da stratejik bir ittifak oluşturma planından bahsetti. Bu ittifakın Körfez ülkelerinin yanı sıra Mısır ve Ürdün’ü de kapsadığını belirtti. Gazeteler, Katar kriziyle ilgili olarak; Washington’un, krizin görmezden gelinip çözüme kavuşturulmadan meseleleri ve bölümlerini birbirinden ayırma ilkesine göre hareket edilebileceğini düşündüğünden bahsetti.
İran, Amerikan diplomasisinin tehlikesinin ve Polonya’da İran konulu bir konferans hazırlığının farkında. Bunun için İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Pompeo’nun yaptığı gezide İran’a yönelik düşmanlık yaymaya çalıştığını dile getirdi.
ABD yönetimine “İran nüfuzunu engellemek, aynı zamanda İran’ın müttefiklerini engellemek anlamına mı geliyor?” şeklinde bir soru yöneltebiliriz. Amerikan yaklaşımının zıt şeyler söyleyen tüm bu tuhaf siyasi festivale karşı Katar’ın politik tutumlarını nasıl teşhis ettiğini bilmiyoruz.
TT
İran ve Katar arasında Pompeo
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة