Körfez ülkelerinin güvenliği; Suriye ile yeniden kuracağı diplomatik ilişkilerin niteliğine bağlı.
Dolayısıyla Kasım Süleymani’nin Hamaney’in huzuruna çıkması için Beşşar Esed’e Tahran’a kadar eşlik etmesinin arkasındaki sırrı öğrenmemiz çok önemlidir.
İşte “Stratejik Gözlemevi”nin yayınladığı ve Esed ailesi arasındaki çatışmanın, aile içindeki Rus-İran vekalet savaşlarının ayrıntılarını ele alan rapor da buna yanıt vermekte.
Rapora göre Rus-İran çatışması; Esed ailesi dolayısıyla da Suriye güçleri içerisindeki klikleri ifşa ediyor.
İran’ın Suriye ordusunda Mahir Esed’e bağlı tugaylar ile Beşşar Esed’e meşruiyet sağlama gerekçesi ile Suriye’de bulunan Rusya’ya bağlı tugay ve bölükler arasında bir savaşa dönüşmüş.
Suriye’de sanki tarih tekerrür ediyor. Zira bir zamanlar Suriye silahlı kuvvetleri içerisinde oluşan ikili güç merkezi nedeniyle Hafız Esed ile kardeşi Rıfat arasında da bir güç savaşı yaşanmış ve rekabet Rıfat Esed’in sürgüne gönderilmesi ile sonuçlanmıştı.
Rusya–İran arasındaki güç çatışması, Mahir ve Beşşar arasında ikili bir kutuplaşma doğurduğu için Kasım Süleymani’nin Rusya’ya Beşşar’ın kendi sözlerinden çıkmayacağını ve kardeşi ile birlikte İran saflarında durduğunu vurgulaması gerekiyordu.
Gerçekte ve sahada ise Suriye ordusunda iki tarafa bağlı askeri birimler aracılığıyla Rusya ve İran birbirlerine karşı vekalet savaşları yürütmekte ve tasfiyeler gerçekleştirmekte.
Eski Savunma Bakanı General Fehd Casım el-Feric’in devrilmesi ve yerine General Ali Eyüp’ün getirilmesinden bu yana Rus güçleri, 1946 yılındaki kuruluşundan beri Suriye askeri kurumunun tarihinde eşi benzeri görülmüş bir şekilde Genelkurmay Başkanlığı’nı 15 ay boyunca engelledi.
Ruslar ayrıca Suriye askeri kurumunu yeniden yapılandırmak ve kendisine bağlı subay ağını güçlendirmek için kapsamlı bir plan başlattı. Bu plan kapsamında başta Hava Kuvvetleri ve Hava Savunma Güçleri, İkinci, Dördüncü ve Beşinci Kolordular olmak üzere farklı askeri ve silahlı birimleri üzerindeki kontrolünü güçlendirdi.
Bunun yanında rejime bağlı milis güçlerini dağıtarak İran Devrim Muhafızları’nın desteklediği “Ulusal Savunma Ordusu” projesini engellemeye çalıştı.
Ardından rapor; İran ve Mahir Esed’e bağlı askeri birliklerin yayılmasını karşı Rusya ile İsrail’in koordineli bir şekilde hareket ettiğinden de bahsetmekte.
Kasım Süleymani’nin Hamaney’e selam vermesi için Esed’i Tahran’a getirerek verdiği mesaja karşılık olarak ise içinde bulunduğumuz mart ayı içerisinde Rusya güçleri, Şam Uluslararası Havalimanı’na kadar Şam’ın güney doğu kırsalını ve Seyyide Zeynep bölgesini temizlemek ve Mahir Esed’in gözetiminde İranlıların inşa ettiği onlarca askeri kışlayı, eğitim merkezini ve barikatı sökmek ve Beşinci Kolordu’ya teslim etmek için harekete geçecek.
İki taraf arasındaki tasfiyeler, İran finans ağının ABD ayağını da kapsadı. Bu esnada Şam Başkanlık Sarayına yakın çevreler (yeniden inşa) başlığı altında gelmesi beklenen uluslararası fonlardan yararlanmak için bir plan hazırlarken İran da Mahir Esed’e bağlı finans ağı aracılığıyla sivil ve askeri inşaat, endüstri ve ticaret projelerine girmek için hazırlık yapıyor.
Gelecek dönemin bir yandan Beşşar Esed kliği ile diğer yanda kardeşi Mahir kliği arasında fon ve havale ağları kurmak, kara para aklamak ve uluslararası yaptırımları delmek konusunda şiddetli bir savaşa tanıklık etmesi bekleniyor.
Çünkü Beşşar, Bağdat, Erbil, Şam ve Beyrut hükümetleri ile anlaşmalar imzalayarak Rus petrol şirketlerinin doğu Arap bölgesi petrolünü elde etmesini sağlamak istiyor.
Bu da Mahir’in Şam, Beyrut, Dubai ve birçok Batılı başkent ile kurmuş olduğu finans ağlarının çıkarları ile doğrudan çatışıyor. Bu anlaşmazlıklar; Mahir’in sahip olduğu ya da hisselerinin çoğuna sahip olduğu dev şirketlerin başındaki iş çevreleri aracılığıyla yönettiği ağının hedef alınması ile sonuçlanabilir.
Mahir’in güvendiği iş insanları ve şirketlerin başında Mahir’in ticari işlerinin yönetiminde kendilerine güvendiği Şam ve Şam Kırsalı Sanayi Odası Başkanı Samer El-Dıbs ve eşi Galiye Meydani, aralarında birçok ortaklığın bulunduğu ve Mahir’in birçok ticari işlerini yöneten iş adamları Muhammed Hamşo ve Halid Kaddur.
Halid Kaddur bir zamanlar Mahir’e ait olan plastik fabrikaları ile ticari grupların yönetimini üstlenirken şimdi ise yine Mahir’e ait olan ve dışarıdaki ihaleler ile ilgilenen şirketi yönetip Suriye dışında kendisinin ticari ataşesi olarak hareket ediyor.
Mahir Esed, uluslararası yaptırımlara maruz kaldığı için birçok kaynak, Kaddur’u Mahir’in bu yaptırımları delmesi için şirketlerini kullanmasına izin vermekle suçluyor.
Bu şirketlerin başında da: Abar Yatırım Şirketi, El-Şahba Telekominasyon Şirketi, Seyful Şam Makineleri Şirketi ile Muhammed Hamşo ve Süleyman Maruf ile ortak olduğu Tatvir Şirketi gelmekte.
Aynı şekilde Suriye Kızılayı Başkanı Halid Hububati’ye de Mahir’in eşi Manal Cadan ile birlikte “Suriye Asil Arap Atları Derneği” aracılığıyla Mahir’in mallarını İsviçre’ye nakletme ve kara para aklama hareketlerini gizlemeyi kolaylaştırma suçlaması yöneltiliyor.
Arap ülkeleri eğer Suriye’de İran nüfuzunu geriletmeye çalışacaksa bu paylaşımların ayrıntılarını iyi bilmelidir.
Özellikle de bu durum, DEAŞ’ın bittiğinin açıklanmasının ardından Suriye’nin yeniden inşası için yapılacak yardımlar ile ilgili olduğunda...
Çünkü İran’ın Suriye’den çıkması Arapların ana gündemidir ve güvenliğimiz için DEAŞ’ın artıklarından bin kat daha önemlidir.
TT
Esed ailesi içerisindeki Rus-İran güç çatışması
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة