En tehlikeli siyasi sloganlar mutlak gerçeğe sahip olma çağrısında bulunanlardır. Bu durum zaman zaman anlaşılır olabilir. Politika bazen, Yemen’de Husilere karşı yürütülen savaşın ilk zamanlarında darbecilere karşı mücadelenin destekçilerinden biri iken daha sonra aniden tutum değiştirerek yardımların askıya alınmasını desteklemeye başlayan ABD Kongresi’nin yaptığı gibi ahlak ya da idealler üzerine değil de çıkarlar üzerine kurulur. Yine başlangıçta İran’ın bölgedeki genişlemesine karşı olan iken İran rejimini hoşnut edecek karar lehine oy veren kişiler de aynıdır.
ABD’li milletvekilleri İran rejimine bundan daha iyi bir hediye veremezlerdi. Elbette, bu tutumun Cemal Kaşıkçı krizi sonrası Suudi Arabistan karşıtlığından başka mantıklı nedenleri yoktu ve en çok tartışılması gereken soru da şudur; bu krizin İran tarafından desteklenen Husilerin Yemen’deki meşru hükümete karşı gerçekleştirdikleri darbe ile ilgisi nedir? Bu sorunun yanıtını Kongre ile ABD yönetimi arasındaki çıkarlar çatışması ve politik çekişmelerde aramalıyız.
Bölgedeki ikili ilişkilere ve Washington’un aşırılıkla mücadele gücüne zarar verdiği için ABD yönetiminin bu kararı veto etme hakkını kullanma niyeti olduğunu bir kenara bırakırsak herkes, Yemen’deki çatışmaların sona ermesini ve Yemen’in vahşi İran yönetimine dönüşmesini engelleyerek meşruiyeti koruma çabalarını destekleme görevini üstlenen Arap Koalisyonu’nu desteklemek istemektedir. Eğer gerçekten insan hakları için endişe duyuluyorsa Husiler tarafından atılan İran füzeleri nedeniyle hayatları tehlike altından olan Suudi Arabistanlılar için de endişe duyulmalıdır.
İnsan hakları ilkesi bölünmez ve parçalanmaz bir bütündür. Bölgedeki İran genişlemeciliğini durdurmayı amaçlayan uluslararası çabaları desteklemeden insan haklarını savunmayı sürdürmek mümkün değildir. Bu çabaların en öne çıkanı da 13 Aralık’ta imzalanan Stockholm Anlaşması ile Hudeyde’de yürürlüğe giren ateşkesi korumaktır. Her ne kadar Husiler ve destekçisi İran, hala her gün onlarca kez bu ateşkesi ihlal etseler ve BM’nin belirlediği son geri çekilme tarihlerine uymasalar da bunların korunması gerekir. Çünkü hiçbir şekilde kanıtlanmamış tahminlere ve suçlamalara dayanan bir tutum yerine bu uluslararası anlaşmaları korumak ve savunmak kuşkusuz daha yerinde bir davranıştır!
Siyaset dünyasında çıkarların ilkelerle çatıştığını biliyoruz. Ama bunu yaparken bile çıkarlar bu kadar kaba ve açık bir şekilde seçilmemelidir. Zira bu gibi değişimlerin iddia ettikleri gibi savaşı durdurmada olumlu bir etkisi olmayacaktır. Bilakis darbecileri daha çok destekleyecek ve genişlemesine olanak sağlayarak, İran’ın da gücünü arttıracaktır. Bu da Suudi Arabistan’ın kırmızı çizgisidir ve ne olursa olsun güneydeki sınırlarında böyle bir şeye izin vermesi mümkün değildir. Sınırlarını ve vatandaşlarının hayatlarını korumak onun görev ve sorumluluklarındandır. Riyad, kim olursa olsun herhangi bir tarafın bunu manipüle etmesine izin veremez.
Bu kişiler, Suudi Arabistan’ın Yemen’e 2018 ve 2019 yıllarında 500 milyon dolardan fazla yardım yaptığını, hayata geçirdiği farklı projelerin sayısının 127’ye ulaştığını buna karşılık İran’ın ne bir proje ne de 1 dolarlık yardım da dahi bulunmadığını görmezden gelmektedir.
Aynı şekilde Suudi Arabistan, 600 bin Yemenli mülteciye aileleri ile birlikte kucak açmıştır. Krallık onlara, ülke içinde özgürce seyahat etme ve iş dünyasına katılma izni, 285 bin öğrenciye de devlet okullarında eğitim görme imkânı verirken, İran ise topraklarında bir tane bile Yemenli ağırlamamıştır. İran rejiminin Yemenlilere sunduğu tek şey, Husilerin kontrolü altındaki bölgelerden gönderilen ve Suudi Arabistan’ın başkentini hedef alacak daha fazla füze ve Yemenlilerin birbirlerini öldürmeleri için kendilerine daha fazla silah temin etmektir.
Siyasi sloganların Yemenlilerin karınlarını doyurmadığı, kendilerine güven sağlamadığı ve darbeci bir örgütün günlük azıklarına hükmetmesinden kendilerini korumadığı bunun yerine sadece krizlerini daha fazla derinleştirdiği kesindir. Söz ve eylemleri ile Yemenlilerin çıkarlarını koruyanlar ile insan haklarına binlerce mil uzaktan bakanlar arasında büyük bir fark vardır.
TT
Yemen ve karın doyurmayan sloganlar
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة