İngiltere Veliaht Prensi Charles, 3 Nisan 2019 Çarşamba günü Manchester kentindeki, yönetim kuruluna başkanlık ettiğim İngiltere İslam Kültür Merkezi’ni ziyaret etti. Prens, toplumsal çıkara sahip benzer kurumlara yaptığı klasik ziyaret şeklini değiştirdi. Klasik görüşme protokollerinde olduğu üzere kürsüye çıkarak konuşma yapmadı. Ardından da değerlendirme, soru ve cevap kısmına geçmedi. Prens bunun aksine davet edilen siyasetçilerden Manchester’ın önde gelenlerine ve merkezdeki güvenliğe kadar tek tek herkesin yanına gitti ve istisnasız herkesle sohbet etti. Davet edilenlerin sayısı yaklaşık 100 kişiydi. Personellerin ve merkezin yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra davet edilenler arasında din adamları, siyasetçiler, iş insanları, akademisyenler ve doktorlar da vardı. Sanki İngiltere Veliaht Prensi, Yeni Zelanda’da meydana gelen iğrenç terör saldırısının ardından ülkedeki tüm Müslüman azınlığa güven ve huzur mesajları vermiş gibiydi. Zira Yeni Zelanda’daki terör saldırısının yankıları, Batılı ülkelerdeki bütün Müslüman azınlıklara ulaştı. Ziyaretle ilgili düzenlemeler, Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrinde iki camiye yapılan saldırıdan yaklaşık iki ay önce başladı. İngiltere Veliaht Prensi, Manchester kentindeki İngiltere İslam Kültür Merkezi’ni ziyaret ederek dolaylı bir şekilde iki mesaj iletmek istedi. Bu mesajlardan ilki ülkedeki Müslüman azınlıklara güven vermeye diğeri de ırkçılara ve aşırı sağa yönelikti.
Bu ziyarette Prens’in liderlik özellikleri dikkat çekiciydi. 70 yaşındaki Prens, bedensel liyakate ve sosyal beceriye sahipti. Prens, yorulmadan, sıkılmadan ve sandalyeye oturmadan yaklaşık 1,5 saat ayakta kaldı, 100 kişinin her biriyle konuştu. Onlarla sohbet etti, şakalaştı ve bazen gülümseten bazen de kahkahaya boğan zarif yorumlarda bulundu. Bu özellik, dinleme ve hızlı cevap verme becerisini gerektiriyor. Bazı siyasetçilerde, gazetecilerde ve iş insanlarında bu özellik mevcut değil. Bu, yeni nesiller için önemli bir derstir.
1990’ların sonunda başkent Londra’nın merkezinde Regent bölgesinde İslam Kültür Merkezi’nin sorumlusuydum. İslam Kültür Merkezi’nin Birleşik Krallık’taki önemine ve geçmişine rağmen ziyaret defterinde İngiliz Kraliyet Ailesi’nin İslam Merkezi’ni ziyaret ettiğine dair herhangi bir kayıt olmadığını fark ettim. Bunun üzerine söz konusu dönemde İslam Merkezi’ni ziyaret ederek bir konuşma yapması ve uygun mesajı iletmesi için Prens Charles’e bir davetiye gönderdim. Prens Charles, ziyaret konusunu görüşmek için iki yardımcısını gönderdi. Ancak bu ziyaret gerçekleşmedi. Geçtiğimiz Çarşamba günü Manchester şehrindeki İngiltere İslam Kültür Merkezi’nde Prens Charles ile görüştüğüm. Kendimi tanıttım ve Londra’daki İslam Merkezi’ndeki önceki görevimi açıkladım. Prens Charles, “Evet, ziyaret etmediğim Merkez!” diyerek beni şaşırttı. Kendisine davetiye gönderdiğimi hatırlattım ve özür beyan ederek “Ekselansları o dönemde belki de yoğun programınız nedeniyle merkezi ziyaret edemediniz” dedim. Prens, gülümseyerek ve suçu kendisine atarak yanıt verdi, davete icabet etmediğinden dolayı özür diledi.
Liderlik ve cazibe, birileri için çıkarılan bir ferman, mağaza raflarından alınıp giyilen bir elbise ya da parayla satın alınan bir özellik değildir. Aksine liderlik ve cazibe, eğitime, gelişime, sabra, liyakate, beceriye ve uzun bir tecrübeye ihtiyaç duymaktadır. Zorluklar ve sıkıntılar olmasaydı tüm insanlar lider olurdu.
TT
Prens Charles ve dikkat çekici liderlik özellikleri
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة