Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Hizbullah’ın nargilesi ve İran’ın közü!

Foreign Policy dergisi, ‘Hizbullah’ olarak bilinen İran’a bağlı Lübnan merkezli terör örgütünün faaliyetlerini deşifre eden önemli bir haber yayınladı.
Özetle bu haber, Kanada ve ABD’de terör operasyonlarından sorumlu Ali Kourani ve arkadaşı Samer Debek’in itiraflarına yoğunlaştı. Söz konusu iki kişi, 2017 yılında gözaltına alındı.
Söz konusu haberde, ABD Ulusal Güvenlik Başsavcı Yardımcısı John Demers gibi bazı ABD’li hukukçuların, Kourani’yle ilgili şu açıklamalarına yer verildi:
“Kourani, ABD’de bulunduğu sırada yabancı terör örgütünün gelecekte ABD’ye karşı potansiyel saldırılara hazırlanmasına yardım etmek için aktif bir ajan olarak Hizbullah’a katıldı.”
Lübnan-Humeyni merkezli Hizbullah’ın ABD ve Kanada içerisinde kanser hücresine dönüşmesiyle ilgili pek çok şaşırtıcı ve dikkat çekici detay mevcut. Kourani’nin ifadelerinden, Kanada istihbaratının ne kadar saf olduğu ve Kourani’nin bu durumu nasıl alay konusu ettiği anlaşılıyor.
Bu tuhaf hikâyeyi Hizbullah ajanı Ali Kourani anlatıyor. Kourani, Lübnanlı müdürü Fadi Kassab’ın talimatıyla New York John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı ile Toronto Pearson Uluslararası Havalimanı’nı gözetliyordu.
Kourani, soruşturmayı yürütenlere, Toronto Pearson Havalimanı’ndaki görevli bir personelin havalimanının zayıf noktaları hakkında önemli bilgiler verdiğinden bahsediyor. Niçin? Budala görevlinin nargile tutkusundan dolayı.
Kourani,  görevli personelin nargile içmesini fırsat bilerek, görevli personelle sohbet etti. Havalimanı personeli, nargile içtikleri sırada Kourani’nin kamera ve magnometre cihazlarıyla ilgili sorularını yanıtladı.
İfadesine göre Kourani, görevli personelden uçağa çanta taşımasını talep edebileceğini ve görevli personelin de bunu yapacağını söylediğini belirtiyor.
Bu küçük hikâye, ulusal iç güvenlik tehlikesine karşı Kanada istihbaratının içerisindeki ölümcül narkozu özetliyor. Kanada’yı diğer Avrupa ülkeleriyle kıyaslayın.
Millet şunu anlamadı ya da anlamak istemiyor; Humeyni İran’ı ve çeteleriyle mücadele etmek, sadece ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan’ın ve bazı Arap ülkelerinin savaşı değil, tüm dünyanın savaşıdır.
Lübnanlı terörist Ali Kourani, soruşturmayı yürüten ABD’li yetkililere kendisini, ‘uyuyan bir hücre’ olarak tanımladı.
Foreign Policy dergisinde yayınlanan haber, Kourani’nin federal yetkililere verdiği ifadelerin detaylarına yer verdi. Kourani, ABD ve İran arasında savaş çıktığı zaman ABD’de uyuyan İran-Lübnan hücresinin uyanacağını dile getirdi.
Tabi soruşturmayı yürüten ABD’li yetkili, “Trump’ın Tahran ve Hizbullah’a yönelik sert yaptırımları sonrasında hücre, uykusundan uyanamadı” diyerek dalga geçti.
Fakat bu önemli değil. Asıl önemli olan, sahneyi net bir şekilde görmektir. Biz, iç içe geçmiş uluslararası İran şebekesiyle karşı karşıyayız. Siyasi ve askeri kanadı birbirinden ayırmak mümkün değil.
Lübnan-Humeyni nargilesi, İran-Hamaney közüyle yanıyor.