Osman Mirgani
Şarku'l Avsat'ın eski editörü
TT

Sudan'da gerilimi tırmandırma senaryosu

Mevcut tüm göstergeler, Sudan’daki gerilimin daha da tırmanacağını gösteriyor. Askeri Geçiş Konseyi (AGK) ile Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG)  arasındaki müzakereler durma noktasına geldi.
Etiyopya’nın müzakereleri harekete geçirme girişimiyle bir süreliğine oluşan olumlu hava da buharlaşıp gitti. Bunun yerini önümüzdeki günlerde kaçınılmaz bir yüzleşmenin alması bekleniyor. AGK, Afrika Birliği’nin verdiği sürenin 30 Haziranda sona ermesini bahane ederek, ÖDBG’yi de devre dışı bırakarak sivil hükümeti ilan etmeyi oldubittiye getirmeye çalışıyor. Bu hamle, Sudan siyasi arenasında yeni bir gerçeklik yaratacak, kutuplaşma çemberini genişletecek ve gerilimi daha da tırmandıracaktır.
Buna karşılık, ÖDBG ve Sudan Meslek Odaları Birliği (SPA), sokak gösterilerine geri dönmek suretiyle devrimci saha eylemlerini tırmandırmaya karar verdi.
Sudan tarihinin en büyük protesto eylemlerini başkentte ve çeşitli bölgelerde organize etmek için harekete geçti.
Bu aşamaya nasıl gelindi?
Aslında, oturma eylemini dağıtma şoku, onu takip eden şiddet eylemleri, cinayet ve tecavüz olayları Sudan toplumunu derinden sarstı ve yaygın bir öfkeye neden oldu.
Sahaya yeni bir gerçekliğin dayatıldığı, AGK ile kızgın protestocular arasında şiddetli bir çatışmanın yaşanmasının kaçınılmaz hale geldiği yönünde bir kanaat oluşmaya başladı.
Ancak yine de askeri konseye baskı yapma yönündeki uluslararası hamleler ve Afrika Birliği'nin Sudan’ın üyeliğini askıya alma ve yaptırım uygulama hamlesi, küçük de olsa, yüzleşmenin önlenebileceği yönünde bir umut vermişti. Ayrıca AGK ile ÖDBG arasında geçiş dönemi düzenlemeleri, sivil teknokrat hükümet, çoğunluğun ÖDBG’de olacağı Yasama Meclisi ve her iki tarafın temsil edileceği Egemenlik Konseyinin oluşturulması gibi hususlarda anlaşmanın sağlanacağı beklentisi oluşmuştu.
Bu atmosferde öne çıkan ve başlangıçta bir tür kurtuluşa yol açacak ümidiyle büyük bir coşkuyla karşılanan Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in girişimi, AGK’nin ÖDBG ile yaptığı anlaşmadan ve Hartum'da yapılan toplantılarda Etiyopya arabulucusuna sunulan pozisyonlardan geri çekildiğini açıklaması ile çok geçmeden çıkmaza girdi.
Müzakerelerin takibinden sorumlu olan Etiyopya Başbakanı Özel Elçisi, ÖDBG ile AGK tarafları arasındaki önceki görüşmelerde kararlaştırılan hususlardan geri adım atılmayacağına dair bir taahhüt aldığını ve taraflar arasındaki diyalogların, önerilen Egemenlik Konseyinin bileşimi üzerindeki düğümü çözmek için kısa bir süre sonra yeniden başlayacağını ilan ettikten sonra, AGK’nın aslında ÖDBG’yi dışlayarak yeni bir gerçeklik yaratma planının olduğu ortaya çıktı.
AGK, ÖDBG’nin devrimci meşruiyetinden ilham alacak "popüler meşruiyet" olarak gördüğü şeyi kendisine verecek yeni bir sosyal ve politik ortam yaratma çabalarına odaklandı.
Müzakere ettiği güçleri dışlayarak, geçiş dönemi için yeni bir güç devşirmek istiyor.
Bu nedenle Konsey, Sudan AGK Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Dagalo aracılığıyla bazı sendika ve oda yetkilileri ile toplantılar yapmak üzere harekete geçti.
Toplantılarda bu oluşumlara mali yardım vaat edildi, bununla üç şey hedeflenmiştir: Birincisi, yeni destek üsleri kazanmaya çalışmak, ikincisi, devrimin meydan eylemlerinde en belirgin rolü oynayan ÖDBG bileşenlerini bölmek, üçüncüsü, genel grev veya sivil itaatsizlik için yapılan yeni çağrıları engellemek veya zayıflatmaktır.
Aynı zamanda AGK, devrik Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir rejimine soğuk bakmayan dini ve siyasi unsurlarla buluşmak üzere harekete geçti. Ancak, en göze çarpan hamle, sivil belediyelerin temsilcileri ile Hartum'da görüşmesi oldu. Geçiş döneminde yeni bir siyasi harita çizme çabaları bağlamında onların desteğini kazanmak istiyor, zira ancak bu şekilde ÖDBG’yi devre dışı bırakabileceğini düşünüyor.
Sudan genelindeki sivil idarenin temsilcileri olarak tanımlananları harekete geçirmek için kullanılan araçlar bir yana, bu temsilcilerin önde gelen bazı isimlerinin kendilerinin politik manevralara dâhil edilmesini reddettiklerini belirtmek gerekir. Ancak Hamideti toplantıdan istediği şeyle çıktı, konsey için bir "yetki belgesi" aldı, hem içte hem de dışta birçok suçlama yöneltilen İslami Hareket'in "gölge taburları" olarak adlandırılan Hızlı Destek Milislerine destek beyanı çıkartmayı başardı.
Silahlı Kuvvetler Komutanlığı önünde oturma eylemi yapan barışçıl göstericilerin katledilmesinin arkasında bu milisler olduğu gibi Sosyal medyaya yayılmış videolarda açıkça görüldüğü üzere şiddet, baskı ve tehdit uygulamalarının arkasında da bu milisler var.
Toplantı sonunda, katılımcılar adına bir sözcü, Askeri Konsey'e geçiş döneminde yasama ve yürütme unsurlarını şekillendirmesi için "mutlak yetki" belgesinin verildiğini açıkladı. Bu arada sorumluğu da Ulusal Egemenlik Sekretaryasına yüklediler.
Bu konuşmayı çözümlemek gerekirse, AGK egemen otorite olma arayışında desteklenmiş olmaktadır. Üstelik ÖDBG devre dışı bırakılarak, AGK, hükümet kurma girişimlerinin ana aktörü haline getirilmek istenmektedir.
Görünen o ki bu hükümet, siyasi güçleri temsil eden bazı partilerin yanı sıra Beşir rejimiyle işbirliği yapmış, yani “eski” rejim tarafından şekillendirilirmiş, Sudanlıların bölücü olarak adlandırdığı küçük partiler ve çeşitli aşamalarda konjonktür gereği doğmuş partilerden oluşacak.
Bu siyasi güçlerin temsilcilerinin yanı sıra sınırlı güçlere sahip "bağımsız" şahsiyetler olacak. Hiç kimsenin dışlanmadığını göstermek adına İslamcı hareketleri ve Beşir'i destekleyen Ulusal Kongre Partisi’nden bazı temsilcileri de hükümete dâhil edebilirler.
Askeri konseyin başarmaya çalıştığı senaryo, hükümetin oluşumu ile sınırlı değil, bu yılın sonundan önce erken seçim yapmak istiyor. Konsey Başkanı Abdulfettah Burhan’ın ÖDBG ile müzakereleri askıya alan ve önceki müzakere aşamalarında onlarla yapılan tüm anlaşmaları iptal eden konuşması zaten ortaya çıkmıştı.
AGK, erken seçim atmosferini hazırlamak adına, bazıları halka açık, bazıları da gizli olmak üzere, seçimlere katılmalarını sağlamak için siyasi partiler ve diğer güçlerle görüşmelerde bulundu. Onlardan bir kısmı tereddütsüz onay verdi.
AGK ayrıca yeni partilerin kurulmasını da destekliyor ve özellikle bazı kişilerin “Gençlik Kuvvetleri” adı altında bazı birlikler oluşturmasına destek veriyor. Halkın önünde cereyan eden bu adımlarla hedeflenen şey, devrimin ana itici gücü olan gençlerin saflarını bölmektir.
ÖDBG, kendisinin dışlanması adına atılan adımların farkında. Hatta şu anki siyasi sahneden tamamen silinmek istendiğini de görüyor. Önünde meydanlara inme dışında bir alternatif kalmadı.
Askeri Konsey'in pozisyonlarını reddeden ve konseyin müzakere sürecindeki isteksizliğini ve ciddiyetsizliğini ortaya koyan bir bildiri yayınladı. Büyük bir direniş ortaya kayabilme adına protesto gösterilerini yeniden başlatacaklarını ve son hamlelerinin belirleyici olacağını ilan etti.
Bugünlerde atılan hızlı adımların bu hamlelerden bağımsız olmadığı anlaşılıyor.