Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Lübnan'da son söz kimin?

Lübnan ve İran kökenli Hizbullah’ın nüfuzu nerede bitiyor ve Lübnan devletinin nüfuzu nerede başlıyor? Bu ikisinin arasını ayırmak mümkün mü?
Rahatsız edici bir soru. Lübnan halkının büyük bir kısmının Hizbullah taraftarı olmadığı doğrudur. Fakat bu çoğunluk; çete faaliyetleri, para kaçakçılığı ve uluslararası komplo konusunda profesyonel silahlı örgüte karşı gelecek güce sahip değil.
Lübnan’da Hizbullah’a kim direniyor?
Hizbullah’a karşı bazı gazetecilerin ve eski politikacıların dışında devleti İran’ın uzantısı/İrancı Hizbullah’ın işgalinden koruyacak gerçek bir güç (sadece askeri anlamda değil) mevcut değil. ‘İrancı’ dediğimiz zaman biz, Hizbullah’ın ideologları nezdinde gurur konumunda bulunan bir sıfatı ifade ediyoruz. Burada rehber, diğer bir devletin lideri değil, aksine Müslümanların lideridir.
Son zamanlarda ABD, iki Hizbullah milletvekili ile istihbarat ve güvenlik yetkilisine mali yaptırımlar getirdi. Fakat bu yaptırımlar, Humeyni Hizbullah’ının Lübnan hayatına nüfuz etmesini engelleme noktasında etkili olacak mı?
ABD’li Gazeteci Yazar Joseph Puder’ın ‘FRONTPAGE’ dergisinde bir makalesi yayımlandı. Puder, makalesinde, Lübnan ve İran merkezli Hizbullah’ın kötülüklerini Lübnan devletinden bertaraf etme yönteminden bahsetti.
Al Arabiya kanalının özetlediği makalede, yazar, Hizbullah’ın Lübnan’da politik yaşama fiilen egemen olduğunu ve hatta İran’ın Hizbullah’a yönelik desteği gibi farklı nedenlerden dolayı Lübnan ordusunun yerini aldığını söylüyor.
Son yıllarda ABD Hazine Bakanlığı, Hizbullah’a para transfer ettiklerinden dolayı bazı Lübnanlı Hıristiyanların banka hesaplarını kapattı. 2011 yılında da Kanada’da Hizbullah’a hizmet veren bir banka kapatıldı.
Lübnan’ı Humeyni tümöründen temizlemek neden zor?
ABD’li yazar Puder, Hizbullah’ın Lübnan hayatına güçlü bir şekilde yerleştiğini belirtiyor. Puder, “ABD ve müttefiklerinin bu terör örgütünü alaşağı edebileceği tek yol, Hizbullah’ın Lübnan devletinden uzaklaştırılmasıdır” diyor.
Puder’in itiraf ettiği gibi ABD’nin Lübnan hükümetine ve Lübnan ordusuna yardımları, Hizbullah’a daima destek olarak dönüyor.
Yani ABD parası bile Hizbullah’ın Lübnan devletinin damarlarına yerleşmesinden dolayı Humeyni merkezli Hizbullah’ın hazinesine giden bir yol buluyor.  
Şarku’l Avsat gazetesiyle yaptığı son röportajında, Maruni Politikacı Boutros Harb, şu kısa açıklamada bulundu;
“Hizbullah’ın istediği şeyler kabul ediliyor, istemediği şeyler ise kabul edilmiyor.”
Harb, aday olduğu Lübnan Akiller Konseyi’nin kurulmasından bahsetti. Bu konseyin görevi, Lübnan devletinden geriye kalanları kurtarmak ve enkaz halindeki anayasayı korumaktır.
Birçok Lübnanlının görmezden geldiği bir gerçek var. İran ile büyük mücadele, İran ajanlarının yanı sıra askeri, siyasi, mali ve medya bağlantılarıyla mücadele etmek demektir. Bugün devlet içerisinde son sözün kendisine ait olduğu Hizbullah’a karşı çıkmak, Lübnan devletine karşı çıkmak anlamına geliyor.
Mesele büyük.