Muhammed el-Bâci Kaid es-Sibsî -Tunus Cumhurbaşkanlığı onu resmi olarak bu şekilde isimlendiriyor- son savaşını yoğun bakım ünitesinde sürdürdü ancak bitkin vücudu daha fazla dayanamadı ve Burgiba ekolünün üstadı dün (Perşembe) askeri hastanede hayata gözlerini yumdu. Ancak bu onun hayatındaki tek savaş değildi.
93 yaşında hayatını kaybetti. Modern Tunus'un ve köklü sivil geleneklerinin kurucusu "Büyük Mücahid" Habib Burgiba eliyle Tunus'un bağımsızlığına tanıklık etmişti. Tunus’un bağımsızlığını kazandığı 1956’da kurulan ilk hükümette, merhum Burgiba’nın baş danışmanı olarak görevlendirildi.
Cumhurbaşkanlığı görev süresi tamamlanmadan birkaç ay önce hayata veda etti, zira cumhurbaşkanlığı seçimlerinin önümüzdeki Kasım ayında yapılması öngörülüyordu.
Adam, Tunus'un kaos mevsiminden, güvenlik ve siyasi harabeden istikrar yakasına geçişini –nisbi de olsa- sağlayan bir geçiş köprüsüydü. Devlet kurumlarının uyumlu çalışmasını sağladı, ülkeyi İhvan'ın kaotik rüzgârına kapılmaktan kurtardı. Parlamento seçimlerinde Gannuşi liderliğindeki "Nahda" partisi üstün geldikten sonra onlarla uzlaşı yolunu tercih etti, bazıları bu adımından dolayı onu kınarken diğer bazıları da atılan bu adımı hikmetli bir tavır olarak niteledi. Bırakalım da buna tarih karar versin.
Tunus'taki "Devrim"den ve Cumhurbaşkanı Bin Ali kaçtıktan sonraki ilk görevi geçiş hükümetinde başbakanlık oldu. 27 Şubat 2011 tarihinde Tunus'un Geçici Cumhurbaşkanı Fuad Mebazaa tarafından atanmıştı.
Çeşitli sebeplerden ötürü, Nida Tunus Partisi, parlamentoda sahip olduğu bloğunun yarısını veya daha fazlasını kaybetti, ancak kendisi direnmeye devam etti ve geçen sonbaharda Nahda Partisi ile uzlaşmanın sona erdiğini duyurdu. Sivil Burgiba ekolünü yeniden keşfetti ve miras gibi Tunus kadınını ilgilendiren bir dizi cesur yasa ve girişimlere imza attı.
Tunus cumhurbaşkanlığına el-Beci Kaid es-Sibsi’den sonra gelecek kimsede onun karizması ve tarihsel ağırlığı olmayacaktır. Tunus karar alma mekanizmasını temelden sarsan "Devrim" den sonra yeni Tunus rejimine isabet eden karmaşa ve yetki eksikliğine rağmen bazı engelleri aşabilmişti. Tunuslu bir arkadaşım, siyasi karar alma mekanizmasında bazen yaşanan dağınıklığı bana anlatmıştı.
Neyse ki, bu satırların yazarı el-Bâci Kaid es-Sibsi ile bir araya gelme fırsatını yakalamıştı, ben ondan Kral Abdülaziz'den Kral Selman'a kadar Suudi liderlerin ilginç anılarını ve Arap siyaseti hakkında hikmetli sözler dinlemiştim. Buluşma Riyad’ın El Nasiriye kentindeki Konferanslar Sarayı'nda gerçekleşmişti ve hala o buluşma benim için bir ilham kaynağıdır.
Sibsi’nin Cumhuriyet'in ilanının 62. yıldönümünü kutlamak için Perşembe günü Tunus halkına hitap etmesi bekleniyordu. Hayatının sonbaharında anayasayı değiştirmek istedi. Başkanlık yetkilerinin daha geniş olmasını arzu ediyordu. Bir röportajda şunu söylemişti: Bu yetkileri kendim için istemiyorum, yakında dünyayı terk ediyorum ama bu değişiklik Tunus devletinin yararına olacaktır.
Kendisinden sonra ne olacak?
Evet, Tunus'ta kurumlar var, kimsenin görmezden gelemeyeceği bir anayasası, kültürel birikimi ve gelenekleri var. En azından temennimiz bu yönde. Ama kesin olan şu ki merhum el-Bâci Kaid es-Sibsi gibi bir lider bir daha gelmeyecek.
TT
Sibsi'nin son savaşı
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة