Kuruluşun son adamlarından biri olan Tunus Cumhurbaşkanı el-Beci Kaid es-Sibsi vefat etti. Vedası, “kişiliğinin” ve Tunus'u aktif bir zihniyetle yöneten Burgiba ile beraber kurulmasına ve yönetilmesine katkıda bulunduğu “döneminin” doğrudan bir referandumu oldu. Belirli ulusal hedefleri vardı, öncelikle topyekûn kalkınma özellikle de eğitim ve ekonomik kalkınmayı ve insani gelişmeyi hedeflemişti. Bu öncelikler hakkında yaptığı uzun konuşmalarında demokrasinin henüz vaktinin gelmediğini vurgulamaktan da çekinmedi.
Fransa'daki eğitim hayatı, politik kültürü, hukuk eğitimi ve Fransız sömürgeciliğine karşı mücadeledeki tecrübesi, pratik gerçekçilik olarak tanımladığı siyasi program haritalarını çizmesine katkıda bulundu. En başta sosyal ve eğitim alanlarında olmak üzere Burgibaizmin birçok modernizasyon kuralına sahip bir devlet kurmayı başardı. Ekonomik alanda diğer alanlara denk bir başarı elde edemedi.
Sosyalist teşebbüsler, özellikle de Ahmed Bin Salah’ın önderlik ettiği Sosyalist Düstur Partisi, ülkeye gerçek felaketler getirdi. Başbakan Hedi Nouria geniş etkilerini sınırlandırmaya çalıştı, ancak ülkenin sınırlı ekonomik yetenekleri, sosyalist politikalar nedeniyle ortaya çıkan olumsuzlukların üstesinden gelmeye yardımcı olamadı. Ülkenin yaşadığı ekonomik sıkıntı nedeniyle sık sık tekrar eden halkçı tepkiler, ülkeye uzun yıllar eşlik etti, ancak “büyük mücahid” bazı ülkelerin de yardımıyla bu tepkilerin ve etkilerinin üstesinden gelmek için fonksiyonel köprüler kurmayı başardı.
Zaman, siyasetin veya gücün silahına aldırış etmeyen ordunun zamanıdır. 1980'lerde korku, lideri kuşatmaya başladı ve başkanlık sarayında yeni bir güç ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Burgiba'ya uzun yıllar eşlik eden ve kelimenin tam anlamıyla siyasi danışmanı olan, içeride politikacılarla etkileşimi sağlayan, Arap ve yabancı ülkelerin politikacılarıyla ilişkiler kuran, cumhurbaşkanı ile hükümet ağı arasında bir denge sağlamayı başaran First Lady Vesile bint Ammar'ın etkisi gerilemeye başladı. Burgiba'nın son günlerinde, bedeni zamana yenik düşmüş cumhurbaşkanı ile First Lady Vesile arasında soğuk rüzgârlar esmeye başladı. Başbakan Mansur Suheyri ve cumhurbaşkanının yeğeni Saide Sasi'nin rolü artmaya başladı.
Güvenlik endişesi ve takıntısı artık sadece günlük raporlar tarafından ortaya konan bir şüphe değil, hayatın tüm alanlarını yönlendiren itici bir güç haline gelmişti. Burgiba ilk kez, başbakanlık görevine başlamadan önce İçişleri Bakanlığı, emniyet genel müdürlüğü gibi birçok askeri ve güvenlik birimlerinde görev alan bir askeri yani Zeynel Abidin Bin Ali’yi hükümetin başına getirmişti. Zeynelabidin bin Ali, büyük mücahid Burgiba’nın ekolünden mezun olanların çoğunun sahip olduğu kültür çapına sahip değildi, zira onlar eğitim gücü, gerçekçi ve itidalli politika, uzlaşı gibi renklere sahip bir yaratıcı zihinle yıllarca çalışmış ve onun babalık şemsiyesi altında olgunlaşmışlardı. Ne var ki siyasi ve kültürel çapı yüksek birçok insan kayıp gitmişti.
1987 yılında Zeynelabidin bin Ali, Burgiba'nın başkanlık görevlerini yerine getiremediğini öne sürerek kendisini cumhurbaşkanı olarak atadı, kendisini destekleme eğiliminde olmayan kuvvetlere ve muhalif seslere karşı güvenlik önlemleri aldı. Her ne kadar bazı partilerin faaliyet göstermesine izin vermiş olsa da, onları kontrol altında tuttu ve politikaları karşısında seslerini yükselten bazı medya organlarına baskı uyguladı ve susturdu. Başlangıçta ekonomik adımlar atmayı başardı, ancak iki şey başkanlık sandalyesini sarsmaya başladı, ilki, özellikle solcu güçlerin ve İslami eğilimin yükselişi ve genişlemesinin ardından alınan aşırı güvenlik önlemleri… İkincisi ise, Tunus'ta özel ve kamusal alanda sürekli konuşulan bir konu haline gelen ve kendi yakın akrabalarına kadar uzanan yolsuzluklar.
Tunus özel bir mühendis Habib Burgiba tarafından kuruldu, otoriter tavırlarına rağmen Tunuslular tarafından ülkenin ilerlemesi ve kalkınması için gecesini gündüzüne katan bazen de evlatlarının iyiliği için yumruğunu kullanan bir baba olarak kabul edildi. Habib Burgiba, tarafsızlığı ve dürüstlüğüne halel getirmedi. Bir keresinde Tunus Merkez Bankası Başkanı olan oğluna, kendisine işçilerin giydiği kadar basit bir ayakkabı satın almasını istedi, o da bu isteğini yerine getirdi, bir gün Burgiba bakanlardan biriyle karşılaştı ve oğlu tarafından satın alınan ayakkabının bir benzerinin bakan tarafından da giyildiğini fark etti. Ona fiyatı sordu, Bakan, "20 dinar" dedi. Oğlu ise babasına, satın aldığı ayakkabının fiyatının sadece 5 dinar olduğunu söylemişti. Cumhurbaşkanı hemen oğlunu çağırdı ve ona öfkeyle: ‘Sen bir yalancısın, dolayısıyla Merkez Bankası'nın başkanlığına uygun değilsin’ dedi ve onu derhal görevden aldı.
Yasemin devrimi olarak bilinen Ocak 2011 devriminin patlak vermesinden sonra, Zeynelabidin bin Ali ülkeyi terk etti ve ülke, Burgiba ekolüne mensup bir adam olan el-Beci Kaid es-Sibsi iktidara ulaşana kadar bir geçiş döneminden geçti. Anayasa'ya mutlak saygıya, tüm siyasi ve ideolojik yelpazedeki diğerleriyle uzlaşma ve birlikte yaşamaya dayalı bir politika geliştirdi. Özellikle kadınlar için medeniyet yürüyüşünü yeniden başlatırken, Tunus'un tüm bileşenlerini içine alacak şekilde Burgibaizmin yeni bir evresini yeniden inşa etti. Cumhurbaşkanı Zeynelabidin bin Ali dönemi Tunus yürüyüşünde çorak bir ara dönemdi, kendisi siyasi ve sosyal düzeylerde sınırlı bir kapasiteye sahipti, dolayısıyla siyasi ve yaşam alanlarında yeni bir durum inşa edemedi. Tunus yeni bir cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri arifesinde iken bugün şu soru soruluyor; Büyük mücahid Burgiba ekolünün temsilcisi el-Beci Kaid es-Sibsi’nin ardından gelecek kişi Büyük mücahid tarafından tesis edilen ekolden mi olacak yoksa ülke yeni bir kafa ve zihin ve yenilenmiş bir vizyonla yeni bir duruma mı girecek?
Tunus'taki rejim, parlamenter sisteme daha yakın, 200'den fazla siyasi parti var, bunlardan 10 kadarı cumhurbaşkanlığı için aday gösterdi, bunlardan biri de Tunus'un kenar mahallerinden aldığı destekle yükseliş gösteren ve İslami Nahda Partisinin lideri olan Raşid Gannuşi’dir. Konuşulanlara bakacak olursak “Yaşasın Tunus” Partisi başkanı ve başbakan Yusuf Şahid, Savunma Bakanı Abdulkerim el-Azabi, işadamı Nebil el-Karavi gibi pek çok isim adaylığını koyacak.
Eski Dışişleri ve Savunma Bakanı Kemal Mercan’ın adaylığı henüz kesinleşmedi, Nida Tunus Partisi’nde yetkili konumda bulunan ve Cumhurbaşkanı Sibsi'nin oğlu Hafız Kaid es-Sibsi'nin ismi hala gündeme gelmiş değil. Son gelen bilgiler, adaylık başvuru sürecinin başladığı Cuma gününden bu yana sekiz ismin cumhurbaşkanlığına adaylılığını koyduğunu gösteriyor. Tunus'ta parlamento seçimleri cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce yapılırdı ve ilkinin sonucu ikincisini etkilerdi. Bu kez cumhurbaşkanının vefatı nedeniyle ve anayasa gereği aksi bir süreç yaşanacak.
Tunus, geleceğin Tunus haritasının çizgilerini çizecek olan siyasi güçler arasında bir ittifaklar haritası bekliyor.
TT
Geleceğin Tunus’u
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة