Dil, bir harf dahi değişmeden kendini değiştiriyor. Kelimeler yok oluyor. Bazı kelimeler yerlerini daha kolay telaffuz edilen ve mantığa daha yakın olan benzerlerine bırakıyor. Her dönemin kendi ifadeleri, kategorileri ve ritimleri vardır. 18’inci yüzyılda herhangi bir dilde kaleme alınmış haberleri okuduğumuzda İfadelerin yüzde 80’inin ve terminolojisinin yüzde 50’sinin değiştiğini; yapısının ise yüzde 90’ının artık kullanımda olmadığını görebilirsiniz.
Corci Zeydan’ın ‘19’uncu Yüzyıl Ünlüleri’ adlı kitabını okurken tamamen farklı kelime haznesine sahip bir yazı okuduğumuzun farkına vardım. Zeydan’ın bugün “olağanüstü olaylar” ifadesini kullanırken ‘olaylar’ kelimesinin Arapça karşılığı olan ‘ahdas’ (Arapçada düzensiz çoğul olan bir kelimedir) kelimesi yerine ‘hadesan’ (Arapçada ان harfleri ile düzenli çoğul yapılmış bir kelimedir) kelimesini kullanmakta oldukça ısrarcı olduğunu gördüm.
Yine aynı şekilde modern Arapçada kullanılan ‘la budde’ (gerekli) ifadesi yerine ‘la menduha’ ifadesini sık sık kullanıyor. Daha fazla ayrıntıya girmeye gerek yok. Devletin bazı fonlarından bahsedilirken ‘hazine’ yerine ‘cep’ kelimesinin kullanıldığı da biliniyor. Bununla birlikte Corci Zeydan, ‘bakanlık’ kelimesi yerine ‘nazırlık’ kelimesini kullanmaktan da kaçınmıyor. Şu an kullanılan “işten ayrılmak” ifadesi yerine ise eskiden ‘istifa etmek’ ifadesi kullanılırdı. ‘Kültür7 kelimesi yerine ise ‘el-maarif’i-l umumiye’ ve ‘Çalışma Bakanlığı’ yerine ‘el-malumati’l-nafia’ kullanılıyordu. Bugün ‘durumda halen bir gelişme yok’ demek yerine ‘durum stabil’ demeyi daha çok tercih ediyoruz. Artık ‘ağırlığı olan ifadelerle konuşmalar’ yapmak mümkün değil.
Eskiden ‘çevirinin sahibi’ denildiğinde, ‘biyografi yazarı’ kastedilirdi. Ancak bu terim artık kullanılmıyor. Amin Maalouf da dahil olmak üzere birçok Arap yazar, tarihi romanlar kaleme aldı. Maalouf'un referanslarının zenginliği, bolluğu ve kolaylığının kendinden sonraki yazarlar için büyük bir ‘hediye’ olduğuna şüphe yok. Bu, Zeydan’ın eskilerin karşılaştığı zorluklardan bahsederken şikayet ettiği bir durumdu. Bununla birlikte birgün Maalouf ve onun çağdaşlarının, Zeydan ve çağdaşlarından daha fazla çaba sarf ettiklerini anlayacağız. Maalouf ve çağdaşları, Zeydan ve çağdaşlarına olanlardan kaçınarak daha bilgili nesiller ve “daha geniş bir maarif’i-l umumiye” için eserlerini seleflerinin dilinde kaleme aldılar.
Maalouf, Mısır'a göç eden en parlak Lübnanlı isim olan ‘el-Hilal’in kurucusundan iki kat daha fazla araştırma yaptı. Hepsi dilbilimsel kabiliyetlerini ve ‘maarif’i-l umumiyelerini’ ‘Mısır diyarına’ taşıdı. Onlar, ‘el-Ahram’, ‘el-Hilal’ ve ‘el-Mukaddem’ gibi Mısır’ın simge kuruluşlarını inşa ederken diğer göçmenler ise ‘el-Uruz’ ve ‘Lübnan’ gibi daha bir çok nostaljik ismi unutulmaz kıldı.
TT
Bir dilden diğerine aynı anlamdaki kelimeler
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة