Kişisel planda Edward Said, bir dost değildi. Olamazdı da. O, kibirli bir benlikle doluydu. Bu, sahibinin diğer özellikleri ne olursa olsun olumlu karşılayamayacağım bir karakter. Onunla konferanslarından birinde ilk kez bir araya geldiğimde kibirli tavrının bana karşı kişisel bir tutum olduğunu düşündüm. Daha sonra Amerika’daki arkadaşlarını okuyup Arap arkadaşlarından duydum ki bu deha çapındaki Arap yazarda kibir, iflah olmaz bir belaymış.
Bir okuyucu olarak Edward Said’i okumaktan hiç vazgeçmedim. New York ya da Londra’daki edebiyat, siyaset veya musiki derslerinden hiç geri kalmadım. ‘el-Hayat’ dergisindeki makalelerinden birini bile kaçırmadım. Hisse veya pay almadan okuduğum bir tane İngilizce veya Arapça kitabı olmadı. Kişisel muhabbette olduğu gibi bazı kitaplarında da onunla uyuşamadım. Özellikle de Batı tarihinde bir dönüm noktası haline gelen ‘Oryantalizm’ adlı meşhur kitabında.
Şimdi, onun aramızdan erken ayrılışından (25 Eylül 2003) 16 yıl sonra Edward Said’in çalışmalarına bir okul ödevi, tarihten bir ders olarak hep başvururum. Yıllar ve okumalarla birlikte olgunlaştıkça anladım ki o, İngilizcede en zengin Arap düşünürlerden biriymiş. Tarih okuması ve bu büyük akademik dilde yazım konusunda onu önceleyen şu iki dev isimden bile zengin: Philip Hitti ve Albert Hourani. İlki, Arap tarihi; ikincisi de Arap düşünürler tarihi alanında çalışmalar yaptı.
Böylesi hükümler vermeye hazır değilim. Önceden Philip Hitti’nin muadilinin olmadığını düşünürdüm. Bu üçünü, dünyanın en önemli üniversitelerinde akademisyenlik yapmaları dışında karşılaştırmak isabetli değil belki. Belki de Said için tarihçi sıfatı uygun düşmez, zira o, diğer ikisi kadar bu alana adanmayarak başka kültür ve medeniyet meselelerine eğildi. Ancak üçü arasında o, Batı’nın rolündeki kusurlarla ateşkes yapmadı ve İslam’a karşı akademik bir tutum sergilemeyerek aksine onu, genel tarih boyunca temel mesele haline getirdi. Bu, bir Filistinli, Mısırlı ve Lübnanlı olarak içinde tetikte bulunan tabii bileşenlerden kaynaklanıyor olabilir. Bununla beraber onun ilk bileşeni, Arap göçmenlerden hiçbirinin onun seviyesini yakalayamadığı zengin İngilizcesidir.
TT
Hitti, Hourani ve Edward Said
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة