Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Lübnan devletinin iyileşmesi için biraz acı çekmesi gerekiyor

Lübnan lirasının değer kaybetmesi, dolar cinsinden yabancı döviz eksikliği, fiyatların yükselmesi, hükümetin performansının felce uğraması, turizmin gerilemesi, yolsuzluk, paylaşma vb.  Lübnan devleti ile finans sisteminin derinliklerine saklanmış bir hastalığın belirtileridir.
ABD yönetimi tarafından Suriye ve İran rejimlerine uygulanan yaptırımların etkileri Lübnan ekonomisinde her geçen gün daha çok görülüyor. Sokaktaki insanlar ise endişe ve sıkıntıdan patlama noktasına ulaştılar.
Bugünlerde Lübnanlılar ülkenin genelinde birçok yerde meydanlara dökülüyorlar. Hükümetin yanı sıra bazı politikacıları eleştiren sloganlar atıyorlar. Hatta “başarısız hükümetin” düşürülmesini veya askeri bir yönetim ve mevcut bütün yetkililerin ev hapsi altında tutulmasını talep edenler de oldu.
Lübnan’da dolara yönelik bir arz krizi yaşanıyor. Al-Arabiya kanalında bir programa katılan Lübnanlı ekonomi uzmanı Louis Hobeika, “Suriye finans sistemi üzerindeki kısıtlamaların yol açtığı etkiler Lübnan bankacılık sistemi aracılığıyla giderilmeye çalışılıyor. Hizbullah ise ABD yaptırımlarına karşı kendisine yakın bazı isimlere bankalardaki paralarını çekmelerini tavsiye ediyor” dedi.
Hizbullah’a uygulanan ABD yaptırımları nedeniyle zaten baskı altında olan Lübnan ekonomisi ve banka sistemine bir de İran ve Suriye’nin yaslanması bu Lübnan duvarının sallanmasına neden oluyor.
Buna bir de önceki yıllardan devralınmış yüksek faturalar da ekleniyor. Nitekim 86 milyar dolara ulaşan yani ülkenin gayri safi milli hasılasının yüzde 150’sinden fazla olan dış borcu ile Lübnan dünyanın en büyük borç açığına sahip ülkelerden.
Biz daha başlangıcın ilk bölümündeyiz!
Lübnan’da devlet ile kaos devleti birbirinden tamamen ayrılana kadar Lübnanlı-İranlı Hizbullah’a uygulanan yaptırım dizisi devam edecek. Yolsuzluk, adam kayırmacılık, Lübnan’ın zenginliklerinin partiler ve mezhepler arasında paylaştırılmasının faturası ise sıradan Lübnanlı vatandaşların kanını emmeyi sürdürecek.
Nitekim Lübnanlı şarkıcı Ragheb Alama da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile bu gerçeği dile getirdi, “Ey Lübnan’ı yönetenler, iş işten geçmeden hangi konumda ve makamda olurlarsa olsunlar bütün bakanlıklarda ve kurumlarda, devletin resmi dairelerinde görevlendirdiğiniz yolsuzların ve hırsızların dokunulmazlığını kaldırın. İyi insanları görmezden gelmeyi artık bırakın. İş işten geçmeden bunu yapın. İnsanlar artık dayanamayacakları bir noktaya geldiler. Unutmayın açlık insanları acımasız yapar”.
Deneyimli bir Lübnanlı gazeteci ise bunu şu sözlerle ifade etti: “Hizbullah bu tür davranışlarda bulunmadan önce bize mi danıştı. Neden onun yüzünden biz cezalandırılıyoruz.”
Bu mantık; İran rejimine bağlı Hizbullah milisleri devleti yutmayı, savaş ve barış kararını tekelinde bulundurmayı sürdürürken devletin doğası ve dış dünya ile ilişkilerinin sağladığı avantajlardan yararlanmak istiyor. Dünyanın da bunu kabul etmesi ve Hizbullah’a karşı koymaması gerekiyor çünkü bu Lübnanlılara zarar veriyor!
Lübnan devletinin yakalanmış olduğu kaos kanserinden iyileşmesi için biraz acı çekmesi gerekiyor.