Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

​Putin Riyad’da: Uluslararası gündem

G20 Zirvesi’nde liderler resmi bir şekilde tokalaşırken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile daha samimi bir şekilde tokalaştılar.
Putin’in dünyanın herhangi bir başkentine düzenleyeceği her ziyaret sıradışıdır. Riyad’a düzenlediği ziyaret ise iki ülkenin politikasında tarihi bir dönüm noktasıdır. Moskova’ya bağlı cumhuriyetlerde İslam ve Müslümanlara karşı savaştığı için Sovyetler Birliği döneminde iki ülke arasındaki ilişki uzun bir süre mesafeli kaldı. Ancak Moskova daha sonra ateizmi savunan bir merkezden kendisini oluşturan bütün dinlere açık bir başkente dönüştü. Düşman eksenler ve Arap dünyasında rejimler arasındaki savaşlardan ayrılarak herkese açıldı.
İşte uluslararası ilişkilerin bu yöne yöneldikleri bir anda Kral Selman da Soğuk Savaş öncesinde uluslararası gerçekliği kontrol eden geleneksel çerçevenin ötesine geçerek büyük güçler ile çeşitlilik, farklılık ve stratejik ilişkilere dayalı yeni bir politika başlattı.
Bu politika ile Kral Selman, Suudi Arabistan’ı çevresindeki ülkelerin saçmalıklarından, aptallıklarından ve emellerinden korumak istemişti. Nitekim Saddam Hüseyin’in Kuveyt’i işgal etmesi ve Suudi Arabistan sınırlarına ulaşmasının ardından, tehlikenin ne kadar büyük olduğu herkes tarafından açıkça görülmüştü. Ancak Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), bunun gibi dış tehlike ve çatışmalar odaklanmışken, içeride de düşmanları kendisine karşı kışkırtan ve onlarla askeri ittifaklar kuranların olduğunu keşfetti. Bunlardan biri olan Katar, Türkiye’nin Suriye’yi işgalini kınamayı reddederek, bütün Arap ülkelerini karşısına alacak kadar ileri gitti.
Bugün, bölgenin içinde bulunduğu duruma bakıldığında Kral Selman ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasındaki Riyad zirvesinin ikili ilişkilerin çok ötesine geçtiği açıkça görülecektir. Doğrusu bütün bu uzantılar ve iki ülkenin de ekseni ve istikrar nedeni olan enerji alanındaki ortak mesele ve çıkarlar göz önüne alındığı zaman, iki ülkenin liderleri arasında gerçekleşen görüşmenin yalnızca ikili ilişkilere dayanmasının mümkün olmadığı açıkça ortaya çıkmaktadır.
Bilhassa Rusya’nın artık bizden uzak olmadığı ve çıkarlarının Arapların barış ve güvenlik çıkarları ile eşit noktada buluştuğu göz önüne alındığında, Putin’in Suudi Arabistan’ı büyük bir uluslararası ortak olarak gördüğü gibi Riyad’ın da Rusya’yı bölgeyi kaplayan bu yangınların ortasında güvenilir bir dost olarak gördüğünü söyleyebiliriz.