“Makam ve mevki gelip geçidir. Önemli olan onur ve ülkenin selametidir.”
Lübnan Başbakanı Saad Hariri, Cumhurbaşkanı Mişel Avn’a istifasını sunarken yeni dönemi tesis edecek olan bu siyasi cümleyi kullandı.
Dün (salı) Cumhurbaşkanı Avn’a sunduğu istifasında Hariri; farklı yaşlardan ve egemen bütün mezhep ve gruplardan Lübnan halkının yarısından fazlasının ayaklanması ve seslerinin yükseltmeleri ile Lübnan’ın çıkmaz bir yola girmesinden sonra istifa etmeye karar verdiğini belirtti.
Nasrallah ve İran’a bağlı örgütü ise kendisine ve müttefiklerine yöneltilen yolsuzluk ve devletin işleyişini engelleme suçlamalarını hiç üstüne alınmadı.
Nasrallah yaptığı birinci konuşmada, ne olursa olsun Avn'ın Cumhurbaşkanlığı ile sonuçlanan Şii-Hristiyan uzlaşma döneminin sona ermeyeceğini söyleyerek herkesi tehdit etti.
Mevcut hükümetten istifa edecekleri hain olarak niteledi. Elbette bununla Saad Hariri ve onunla birlikte Velid Canbolat ve Samir Caca’yı kastetiyordu. Ama kendisine ilk yanıt, partisinin hükümette görev alan bütün bakanlarının istifa ettiğini açıklayan (Maruni Hristiyan) Lübnan Kuvvetleri Partisi (LKP) Genel Başkanı Samir Caca’dan geldi. Canbolat da bunu istiyordu. Ancak ya tek başına açılmaktan ya da Cebel-i Lübnan’a ve liderliğine yönelik yeni bir Humeyni saldırısından korktuğu için buna cesaret edemedi. Avn döneminin düşmanı olan Necip Mikati’nin başına geldiği gibi yolsuzluk dosyalarının açılmasından korktuğu için bunu yapamadı.
Olan oldu. Hariri’nin istifası; kendi ve otomatik olarak İran’ın çıkarlarına hizmet etmesi için Lübnan devletini kullanan Hizbullah’ın tesis ettiği yapının tabutuna çakılan son ve en büyük çivi oldu.
Hariri boşuna bir çaba ile Hizbullah’ın doğrudan ya da Hristiyan müttefiği Basil aracılığıyla dolaylı olarak kontrol ettiği politikadan kaçmaya çalıştı. Sanki Lübnan, bağımsız ve tarafsız Monako Prensliği’ymiş gibi politikadan kaçıp ekonomi ve yatırıma odaklanmaya çabaladı.
Dolayısıyla buradan çıkarılması gereken ders şudur; ekonomi ile siyaset birbirinden ayrılamaz.
Mevcut yönetim tarafından insanları yatıştırmakla görevlendirilen Lübnan Merkez Bankası Başkanı Riyad Selame’nin de sonunda sabrı taştı. CNN’e verdiği mülakatta açıkça Lübnan’da ekonomik ve finansal çöküşün yakın olduğunu belirtti. Elbette Selame; “Yakın bir zamanda siyasi bir çözüm bulunmaması durumunda çöküş yakındır” sözleri ile bunu biraz daha yumuşak bir biçimde söyledi. Doğrusu kendisi için çok zahmet oldu. Teşekkür ederiz.
Hariri’nin istifası gerekli olumlu şoku gerçekleştirebilir mi? Ya da bu gerekli şok nedir?
Sözün özü; Lübnan politikası, güvenliği ve ekonomisi ile Hizbullah aracılığıyla İran tarafından boyunduruk altına alınmıştır.
Halihazırdaki devrim de işte bu boyunduruğa ve araçlarına karşıdır. Bu devrim, Hizbullah ile Hristiyan ve Hristiyan olmayan araçlarının ekonomik olarak kuşatılmasından beklenen sonuçtur.
Hizbullah şu anda köşeye sıkışmış durumda...
Allah Lübnan’ı korusun.
TT
Hariri'nin istifası
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة