Bugünün sonunda (Salı), bir yıla daha veda ediyoruz. Bizim için sevinç mi keder mi getireceğini bilmediğimiz yeni bir yılı karşılıyoruz.
Saatler öğlen biri gösterdiğinde dünyanın dört bir yanında yılbaşı kutlamaları başlayacak.
Yeni yılın gelişini ilk defa kutlayanlar, eski Mısır'daki firavunlardı. Kutlamalara ilk önce kurban keserek başlıyorlar daha sonra ise oyunlar, şarkılar ve dans ediyorlardı. Kutlamalarda profesyonel şarkıcılar, palyaçolar ve dansçılar yer alıyordu. Eski Mısırlıların motifleri, çizimleri ve yazıları, hayata sırtını çevirmeyen bilakis hayata kucak açan bir toplum olduklarını ortaya koyuyor.
Eski Mısırlıların ardından, kökeni Samilere dayanan ve eski zamanlarda Arabistan Yarımadası’ndan gelen Akadyanlar, Sümerler, Asuriler ve Keldaniler’in yılbaşı kutladıkları kayıtlara geçti. Onlarda Nisan ayı yılbaşı olarak kabul ediliyordu.
Ocak ayını yılın ilk ayı olarak belirleyen ilk kişi ise, MÖ 650 civarında yaşayan Romalıların ikinci hükümdarı Pompelinos'dur.
Yılbaşını havai fişekler ile ilk defa New York'ta 1904 yılında Amerikalılar kutladı. Daha sonra ise bu gelenek haline geldi.
Bu sene yeni yılın gelişini ilk Kiribati ve Samoa ülkelerinin halkları en son ise Hawaii Adaları sakinleri kutlayacak. Bir senesinde yılbaşında dünyada sessizliğin ve sakinliğin olduğunu hatırlıyorum. O seneki yılbaşından zevk aldığım kadar başka hiçbir yılbaşından zevk almadım.
Bazı milletlerin kökleşmiş inançları vardır. Örneğin; Brezilyalılar yeni yıl arifesinde bir tür iyimserlik örneği olarak beyaz giyinir ve okyanusa beyaz çiçekler atarlar.
Çin'de, kapıları kırmızıya boyamanın veya pencerelere kırmızı bölmeler yerleştirmenin gelecek yıl için şans getireceğine inanılır.
Birçok Avrupa ülkesinde insanlar ya ortadan kaldırarak ya yakarak ya da evlerinin pencerelerinden sokaklara fırlatarak eski eşyalarından kurtulurlar. Bu çılgın saatte dışarıda gezenler eğer kafalarına tabak veya büyük bir tencere isabet ederse kendilerini suçlasınlar. Suç o saatte sokakta yürüyenindir. Kimse onun şikâyetini dikkate almaz, failler de hesaba çekilmez.
Yeni yıl kutlamalarının en harika olanı Birinci Dünya Savaşı’nın en şiddetli olduğu anda gerçekleşti. Bir yanda Alman askerleri öbür yanda İngiliz ve Fransız askerleri komutanlarına aldırış etmeden savaşı bırakıp ellerinde kırmızı üzüm suyu ile dolu olan şişelerle siperlerinden çıktılar. Daha sonra tebrikleştiler, birbirlerine yemek ve hediye ikramında bulundular ve beraber dans ettiler.
Ertesi gün, ise kutlama bitince siperlerine geri dönüp birbirlerine kurşun sıkmaya devam ettiler...
TT
En harika yeni yıl kutlaması
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة