Soylu’nun istifası!

Soylu’nun istifası!

Salı, 14 Nisan, 2020 - 06:00
​Resul Tosun
Gazeteci Yazar

Türkiye korona salgınına karşı zamanında tedbirler alarak krizi başarıyla yönettiği ve örnek gösterildiği tüm dünyaca kabul edilen bir gerçektir.

İslam ülkeleri bir yana, batıdan İsrail’e kadar dış dünyanın neredeyse tamamı Türkiye’yi koronaya karşı uyguladığı tedbirler konusunda takdir ettiklerini açıkladılar.

Tamam, tavsiyeler oluşturulan Bilim Kurulu tarafından yapılıyordu ama uygulamadaki başarı bütün kurumlarıyla iktidara aitti.

Salgına karşı kurumlar arasındaki uyum ve koordinasyon göğsümüzü kabartıyordu.
Kriz hakikaten iyi yönetiliyordu.


***

Hafta sonunda havanın güzel olması sebebiyle vatandaşların dışarı çıkmasına mani olmak için cumartesi ve pazar günleri sokağa çıkma kararı alınmış.
İsabetli bir karar.

Hem hafta sonu olduğu için devam eden işleri ve üretimi etkilemez hem de iki günlük karantina uygulanmış olurdu/oldu.
İçişleri Bakanlığı panik olmasın diye marketlerin kapandığı saati beklemiş ve sonra ilan etmişti.
Öngörülemeyen bir panik yaşandı. Kimi bölgelerde halk fırınlara, marketlere, tekel bayilerine, benzin istasyonlarına hücum etti.

Öyle ki ne sosyal mesafe kaldı, ne maske ve eldiven kullanıldı.

Haftalardır sürdürülen tedbir bir anda terkedildi ve tehlikeli bir boyuta evrildi.
Bilim Kurulu mecburen o saatte dışarı çıkanların (300 bin civarında olduğu tahmin ediliyor) kendilerine 14 gün tecrit uygulamasını önerdi.


***

Fakat manzara gerçekten korkunçtu. Hükümeti eleştiren kimi yazarlar bile halkın bu davranışını kınayarak eleştirdi.

İki gün için bu telaş ve panik hepimizi üzdü.

Kimileri panik yapanları eleştirmiş olsa da genel olarak hükümet ve özel olarak da genelge yayınlayan İçişleri Bakanlığı hedef tahtası haline geldi.

Muhalefetin bu ortamı fırsata çevirmesi siyasi bir atak olarak normaldi.

Neticede hükümet ağır bir yara almıştı.


***

Bu fotoğrafı bence sağlıklı bir biçimde okuyan bakan Süleyman Soylu, başlangıçta sorumluluğu üstlenerek hatta tenkit ve hakaretleri bile kabul ederek ve bu paniği öngöremediğini itiraf ederek sağa sola kıvırmadan onurlu bir tutum sergiledi.

Tepkilerin devam etmesi üzerine Soylu bir adım daha atarak örnek bir davranış sergileyip görevi bıraktığını istifa ettiğini açıkladı.

Türkiye’nin pek de alışık olmadığı demokrat bir tavırdı.

Fakat onun bu istifası en çok teröristleri ve terör destekçilerini sevindirdi. Çünkü O terörün her çeşidine karşı amansız bir mücadele yürütmüş ve terör çevrelerinin hedefi haline gelmişti.

Terör çevrelerinin sevinci bu kez Soylu’nun bakanlıktaki başarısını takdir eden çevreleri harekete geçirdi. Cumhurbaşkanından istifayı kabul etmemesi istikametinde tepkiler çığ gibi büyüdü.

Sosyal medya adeta yıkılıyordu.


***

Cuma gecesi yaşanan panik unutulmuş herkes Soylu’nun istifasını konuşuyor, yazıyor tartışıyordu.

Soylu’yu aradım telefonunu kapatmıştı. Artık gözler cumhurbaşkanlığındaydı.

Azmi, gayreti ve görevindeki başarısının yanı sıra cumhurbaşkanına sadakatiyle de bilinen Soylu’nun haber vermeden istifa edemeyeceği yorumları yapılsa da, açıklamasının son cümlesi bu istifanın kendi kararı olduğu izlenimini bırakıyordu.

O yüzden halkın cumhurbaşkanından istifayı kabul etmemesi talebi özellikle sosyal medya boyutu büyüdü ve ciddi bir kamuoyu oluştu.

Sonunda cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı beklenen açıklamayı yaptı.

Cumhurbaşkanının istifayı reddettiği ve Soylu’nun görevine devam ettiği açıklandı.


***

Baş döndürücü birkaç saat yaşadık.

Özetleyecek olursak; İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yayınladığı genelge sonunda oluşan panik sebebiyle yaşanan tedbirlerin ihlal edilmesi sorumluluğunu üstlenerek, demokratik bir tavır sergilemiş ve görevinden istifa ettiğini açıklamıştır.

Bence hem isabetli bir karar vermiş hem onurlu bir tavır sergileyerek demokratça bir adım atmıştır.

Cumhurbaşkanı da bu başarılı bakanın hele de bu kritik dönemde görevi bırakmasının doğru olmayacağını kararlaştırarak hem fevkalade isabetli bir karar vermiş hem de tepkilerin dinmesini sağlamıştır.

Bu istifa ve sonucu hükümetin panik sebebiyle aldığı yarayı onarmış, hükümete yönelik eleştiriler yerini takdire bırakmıştır.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya