Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Tarihi değiştirenler

Her Ramazan ayında ve her yaz sizlere, insanın bu günlerdeki ruh haline ve entelektüel iklime uyan bir bakış açısı sunmaya çalıştım. Geçen sene siyasette, edebiyatta veya kamusal alanda risaletin ruhunu en iyi şekilde temsil ettiğini düşündüğüm Müslüman dostlarıma ‘Ramazan’ın çeşitli vechelerini’ sundum.
Bu yıl -içerisinde bulunduğumuz bu endişe, izolasyon ve karantina çemberinde- her biri kendi alanında devrim niteliğinde bir değişimin altına imza atan kişilerden söz etmek aklıma geldi. Bilimde Einstein, bağımsızlık savaşlarında Gandhi, edebiyat ve romanda Tolstoy gibi.
Elbette yeni bir şey eklemiş olmayacağım. Yeni olan, okumak ve bir daha okumaktır. Hakkında tonlarca sayfa yazı yazılan Gandhi ile ilgili daha önce ben de bir yazı yazmıştım. Fakat bu kez Gandhi’nin Hindistan’daki 4 katmanlı kast sisteminin üçüncü katmanında yer alması üzerinde duracağım.
Gandhi kelimesi bakkal anlamına geliyor. Yani Gandhi, ailesi bu ticari işle uğraşan bir aileden geliyor. Margaret Thatcher’ın babası gibi. O da bir bakkaldı. Margaret Thatcher de Gandhi gibi hukuk okudu. Burada babası bakkal olan bir hukukçumuz daha var: 37. ABD Başkanı Richard Nixon.
Peki tarihte yaşanan değişimlerin arkasında Müslümanlar ve Araplar da yer alıyor mu? Elbette, herhangi bir sınır çizilemeyecek kadar. Bundan dolayı seçmek ve unutmak ya da görmezden gelmek ve taraflılıkla suçlanmak sorun oldu. Küresel bir kriz ikliminde bulunuyoruz. Geride bıraktığımız ve mirasları üzerine savaştığımız kimselere belirli bir mesafede kalmayı edebiyatın selameti için uygun gördüm. Hala onların etrafında kan akıtılıyor. 
Sebep her ne olursa olsun bu ay, bütün remizleriyle ve bereketiyle ayların en hayırlısı olarak kalır. Bütün bir dünya olarak barışa, huzura ve umuda ihtiyacımız var. Bu boğucu tiran, bizi acı bir girdaba sürükledi. Fakat aynı zamanda bize insan gücünün kırılganlığı konusunda da derin bir ders verdi. Kaç devlet, kaç toplum, kaç çatışma olduğu fark etmeksizin bizi tek bir dünya kıldı.
Yarın kendimizi tekrar edebiliriz. Dünyanın tekrar ettiği gibi. Tarih bu korkutucu ve sıkıcı monotonluk ile kendini tekrar edebilir. Tarih, kendisini asırlarla birlikte tekrar eden bir aynadan başka nedir ki! Umarım bu yazı dizisini kabul edersiniz. Her daim hayırlarla kalın. Selametle