Hapisten çıktıktan sonra hayatımız

Hapisten çıktıktan sonra hayatımız

Perşembe, 14 Mayıs, 2020 - 11:00
Osman Mirgani
Şarku'l Avsat'ın eski editörü

Dikkat, bazı ülkelerin yeni tip koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında alınan katı önlemleri hafifletmeye başlaması ile en çok duyduğumuz kelime haline geldi. Dünya Sağlık Örgütü, önlemleri kaldırmaya başlayan ülkelerde çok dikkatli olunmasının önemine vurgu yaptı. Normalleşmenin, kademeli olarak ve virüsün yayılmasını önleyecek kurallara göre gerçekleşmemesi durumunda salgının yeniden hem de daha kötü bir şekilde geri dönebileceği konusunda uyardı.

Avrupa Birliği (AB) de üyelerine dikkatli olma ve eşgüdümlü hareket etme çağrısında bulundu. Tedbirlerin hafifletilmesine mutlaka vakalarda bir artışın eşlik edeceğine dolayısıyla kamusal alanlarda sosyal mesafe politikasının uygulanmasının sürmesi gerektiğine işaret etti. Koronavirüs kapsamında uygulanan izolasyondan çıkma adımları atmaya başlayan tüm hükümetler, bu geçiş sürecini çok dikkatli ve kademeli adımlarla gerçekleştirdiklerini açıkladılar. İnsanların hayatlarını tehdit edecek ve ekonomik faaliyetlere geri dönme çabalarını sekteye uğratacak şekilde durumun kontrolden çıkıp vaka sayılarının yeniden yükselmemesi için bilim adamları ve uzmanların görüşlerine göre hareket edeceklerini belirttiler.

Dikkat sözcüğü üzerinde bu kadar durulmasının nedeni, hükümetlerin bir ilaç ya da aşı bulunmadan önce tedbirleri hafifletmelerinin bir dereceye kadar tehlikeli olduğunu bilmeleri. Ancak diğer yandan, hayatın devam etmesi ve ekonomik iş ve faaliyetlere kademeli olarak geri dönülmesi gerektiğini de biliyorlar. İnsanlar uzayan hapis süresinden şikayet etmeye başladılar. Birçokları işlerinin kesintiye uğraması ya da işten çıkarılmaları nedeniyle yaşamsal ve finansal baskılar ve endişeler hissediyor. Salgın yaşamı tepetaklak etti. Arkasında yansımaları yıllarca sürecek benzeri görülmemiş bir küresel mali ve ekonomik kriz bıraktı. Tahminlere göre bu beş ay içinde dünyanın kayıpları 9 trilyon doların üstünde oldu. Hükümetler bu birikmiş baskıyı hissediyor ve insanlar ile iş dünyası için tahsis edilen yardım paketlerinin bu şekilde uzun süre devam etmesinin mümkün olmadığını biliyorlar. Uzmanların hastalın nüksedebileceği, vaka sayılarının yeniden yükselebileceği ve bunun ikinci bir dalganın yaşanması olasılığını artıracağı uyarılarına rağmen ekonomi çarkının yeniden dönmesi ve insanların işlerine geri dönmesi gerektiğini anlıyorlar.

Bu nedenle, tedbirleri hafifletmeye başlayan tüm ülkeler, insanlara daha fazla hareket özgürlüğü sağlama veya bazı ekonomik faaliyetlerin yeniden başlaması konusunda kademeli yöntemi benimsedi. Bu gerçekleşirken, sosyal mesafe kuralına uyulması ve toplu taşıma araçları ya da kapalı ve dar alanlarda maske takılması kurallarına uyulmasına, oturma yerlerinin kişiler arasında yaklaşık iki metre mesafe olacak şekilde düzenlenmesi, dezenfektan bulundurulması ve bazı mekanların dezenfekte edilmesi gibi iş yerleri ve okulların sağlık ile ilgili kurallara uygun bir şekilde yeniden düzenlenmesine dikkat edilecek.

Gerçek şu ki, insanlar hapis hayatından çıktıklarında, ekonomik faaliyetler yeniden başlayıp  insanlar işlerine geri döndüklerinde hiç kimse durumun tam olarak nasıl olacağını bilmiyor. Bu yüzden her ülke kendi topraklarında ve başka ülkelerde olup bitenleri gözlemliyor. Yeni tip koronavirüs vaka sayısının yeniden yüksek oranlarda artması durumunda bazı tedbir ve kısıtlamaları yeniden uygulama olasılığını göz önünde bulunduruyor. Mesela dün İngiltere’de birçok sektörde insanların işlerine ve ofislerine döndüğü ilk gündü. İngiltere hükümeti, toplu taşıma araçlarındaki aşırı kalabalık manzaraları, sosyal mesafe kuralının uygulanmaması ve çoğu kişinin maske takmaması nedeniyle yoğun eleştirilere maruz kaldı.

Boris Johnson hükümeti tedbirleri hafifletmeye yeterince hazırlanmamakla suçlandı. Yayınladığı ve bir yol haritası sayılacak 50 sayfalık belgenin net olmadığı, işe dönüş adımları, insanları korumak ve önleyici tedbirlere uyulmasını sağlamak için yapılması gereken hazırlıklar hakkında yeterince ayrıntı sunmadığı belirtildi. Nitekim hükümet örneğin toplu taşıma araçlarındaki yığılmayı azaltmak için insanlara özel araçlarını ve bisikletlerini kullanmaları veya mümkünse yürümeleri çağrısında bulundu. Fakat birçok insanın Londra’da çalıştıklarını ama dışında yaşadıklarını ve işlerine yürüyerek ya da bisikletle gidemeyeceklerini görmezden geldi. Keza birçok kişinin özel araçları yerine toplu taşıma araçlarını kullanmaya yönelten caydırıcı faktörlerden sayılan şehir merkezine giriş yapmak için ödenen ücret ile yüksek park ücretlerini de dikkate almadı.

Londra Üniversitesi’nin hazırladığı ve dün haftalık genel tıp dergisi The Lancet’te yayınlanan çalışma ise bu tabloyu daha karmaşık bir hale getirdi. Çalışma, İngiltere’de şeker, astım ve kalp hastalıkları gibi sağlık sorunları yaşayan veya kanser ya da başka nedenlerle tedavi gördükleri için bağışıkları zayıf olan yaklaşık 8 milyon kişinin bulunduğu ve bu kişilerin korona şartları altında işe dönmeleri durumunda tehlikelerle karşılaşabilecekleri uyarısında bulundu. Ayrıca, bu gruptan insanların mevcut salgın ışığında çalışmaya geri dönmeleri halinde 73 binden fazla ölüm vakası yaşanabileceğine de işaret etti.

Almanya’da da futbol ligi yeniden başlamaya (ancak maçlarını seyircisiz oynayacak) hazırlanırken hükümet, okulların, restoranların ve bazı iş yerlerinin açılmasına izin verilmesi ve tedbirlerin hafifletilmeye başlaması ile vakalarda görülen yükselişten sonra gelişmeleri dikkatle takip ediyor. Geçen hafta tespit edilen günlük vaka sayısı oranı 1200’e ulaşırken iki gün önce de 933 vaka kaydedildi. Bunun sonucunda, Kuzey Ren-Vestfalya gibi bazı eyaletler, restoran, berber, spor salonları ve turistik yerlerin açılışını vaka oranları düşene kadar erteleme kararı aldı.

Almanya’da yaşananlar önemli bir gösterge olacak çünkü koronavirüs salgınını dizginleme ve ölüm oranlarını sınırlamada en başarılı ülkeler arasındaydı. Almanya’da önlemlerin hafifletilmesi ve bazı faaliyetlerin yeniden başlaması ile yaşanacak herhangi bir aksaklık, ekonomik faaliyetlere geri dönmeyi ve kısıtlamaları hafifletmeyi düşünen ya da buna başlayan diğer ülkeler için bir uyarı işareti olacaktır. Fransa, Çin ve Güney Kore'de son günlerde meydana gelen hafif yükselişten sonra yaşanacaklar da diğer ülkeler için bir ders olacak.

Ancak ilgi odağındaki ülke, dünya genelinde vaka sayısı (1.4 milyon) ve ölü sayısında (düne kadar 83 bin) şu ana kadar birinci sayılan ABD. Başkan Donald Trump, başkanlık seçimleri nedeniyle ekonominin yeniden açılması için güçlü bir şekilde baskı yaparken bazı eyaletler tedbirleri hafifletmeye başladılar. Ne var ki ABD’yi şiddetli bir şekilde vuran yeni tip koronavirüs salgınını kontrol altına alma çabalarında yaşanacak herhangi bir aksaklık, seçimler, küresel ekonomi veya ölü sayısı düzeyinde olsun daha büyük sonuçları olacak ikinci bir dalgaya yol açabilir. ABD hükümetinin bu alandaki önde gelen iki uzmanı Anthony Fauci ve Robert Redfield’in Trump’ı eleştirmeleri, idaresinin salgın ve vaka sayısını kontrol altına almadan önce ekonomiyi açma ve insanlara işlerine dönmelerine izin vermekte acele etmesinin korkunç sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunmaları dikkat çekiciydi.

İnsanlar kademeli olarak bu hapis ve izolasyondan çıkacaklar. Uygulanan tedbirler hafifletilecek. Ayrıca ticari ve ekonomik faaliyetlerin de kademeli olarak geri dönmesi gerekiyor. Ancak, sosyal mesafe, maske ve dezenfektan kullanımı, kalabalık yerlerden kaçınmak, okul, ofis ve fabrikalarda oturma yerleri arasında mesafenin korunması gibi koruyucu önlemler devam edeceği için yaşamımız tamamen farklı olacak. Yaşamlarımızdaki birçok ayrıntı bir süreliğine  etkilenecek. Bir ilaç ya da aşının geliştirilmesini ya da bir mucizenin gerçekleşip koronavirüsünün de diğer virüsler gibi zayıflayıp yok olmasını beklerken hiç kimse bunun ne kadar süreceğini söyleyemez.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya