Abdulmuhsin el-Kattan, 3 yıl önce öldüğünde Londra, Amman, Kuveyt, Ramallah ve Beyrut’ta taziye toplantıları düzenlendi.
Kattan’ınki düşmanı olmayan bir Arap modeliydi, kendi davasına ve diğer Arap davalarına adanmış bir Filistin modeliydi.
Filistin Ulusal Konseyi’ne başkanlık ettiği tek sefer haricinde, her yönüyle iyiliklere odaklanmak için siyasetten ve siyasi söylemlerden kaçındı.
İsrail ile çatışmanın en başta bilimsel yolla olması gerektiğine olduğuna inanıyordu. Kattan bu yüzden Gazze ve Ramallah’ta en modern eğitim kurumlarını kurdu.
Londra’da, Filistin kültür mirasına ve burslarına önem göstermek, ayrıca Filistin İşbirliği Kuruluşu’nda asli rolünü sürdürmek için türünün en önemli kurumlarından biri olan Cenevre merkezli 100 milyon dolarlık sermayeli bir vakıf kurdu.
Ürdün’den Umman’a, özellikle de Arap öğrencilere ders verme hususunda birçok eylemi daha mevcuttu. Ama ilk gerçek tutkusu Edward W. Said’den (Selahaddin Eyyubi’nin tarihe geçen hakimi) Kadı Fazıl’a, Said Karmi’den Mahmud Derviş’e kadar Filistin entelektüel mirasıydı.
Lirik mirası, halk sanatını ve Filistin mirasını canlandıran her şeyi teşvik etti. Bir keresinde Londra’daki bazı kütüphanelerde Filistin’deki çiçekler ve bitkilerle ilgili eski bir kitap bulup ona verdim. Bir süre sonra bana sakinliği ve alçakgönüllülüğüyle kitabı yeniden basıp kopyalarını dünyanın dört bir yanındaki arkadaşlarına dağıttığını, Filistin’in doğasına, toprak zenginliğine ve güzelliğine en çok hayran kalan ismin baba Bush olduğunu söyledi.
Zengin mirasımızdan bir şeyleri günümüze taşımanın tek yolunun, onunla Filistin mirasını araştırmak olduğuna inanırdım.
Kadı Fazıl hakkında bir kitap yayınlandığında şair Mütenebbi’nin Filistin kökenli olduğunu keşfetmiş gibi sevinçle ondan bahsediyordu.
Geç bir şekilde bir başka alanda Filistin meselesine dikkat çekmeyi nasıl unuttuğumu hatırladım.
İmam Şâfiî’nin adı onun ülkesinin adını gölgede bırakmıştı.
Filistin’in kapısı olan Gazze’de doğan İmam Şâfiî, insanlardan yurdundan ayrılıp Bağdat, Mısır, Mekke ve Yemen’e gitti. Bazı insanlar, soyunu doğum yeri yerine uzun süreli ikametgahı olarak belirtmeye başladı.
Ve Arap edebiyatına geçecek olan ünlü dizelerini yazdı:
“Yolculuk uzun olsa bile, Sana’dan olmalı...”
TT
Bilim dostu Kattan’dan Gazzeli İmam Şâfiî’ye
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة