Sabotaj eylemlerine devam eden Husiler, Cidde şehrinde bir Suudi petrol tesisine saldırarak gerginliği tırmandırdılar. Abkayk’taki tesisleri vuranların kendileri olduklarını söylerken yaptıkları gibi bu saldırı sonrasında da eylemleriyle övündüler. Husiler, Devrim Muhafızları’ndan bir subay ve silah uzmanı olan İranlı ‘elçinin’ Sana’ya geldiğini söylediklerinde Yemen’deki düşmanca eylemlerde bir artış olacağını beklemiştim. Nitekim öyle de oldu. Siviller üzerine düzinelerce insansız hava aracı ve füze yağdı. Sonra petrol tesisleri bir kez daha hedef alındı. Husilerin daha önce yaptıkları gibi Mekke'yi hedef almalarını da imkânsız görmüyorum. Bunlarla birlikte geçtiğimiz aylarda verilen ağır zayiatın ardından Marib, el-Cevf, Beyda, Taiz ve Hudeyde’ye yönelik saldırılar gerçekleştirildi.
Geçtiğimiz dört ay içinde İran ekseni ve milisleri iki aşamadan geçti: Seçimlerdeki başarısının kesinliği ile birlikte Trump’la ateşkes aşaması ve halihazırda mevcut olan yeni bir alarm aşaması. Fakat bu ikinci aşamanın sebebi ABD'nin yakın zamandaki çatışma tehditleri değil, bilakis Biden'e şantaj yapmak ve niyetini test etmektir. Ateşkes aşamasında kısmi bir esir değişiminin yanı sıra Safer tankerinin güvenli bir yere götürülmesinin kabulü, Irak'taki İranlı milislerin Bağdat'taki koalisyon güçlerine ve elçiliklere yönelik saldırıları durduracakları yönündeki açıklamaları, Hizbullah’ın İsrail ile sınırları çizmek üzere müzakerelere gitmesi, İran ve Suriye'deki Amerikalıların salıverileceğine ilişkin söylentiler, Taliban ile ABD’nin Doha’da siyasi bir çözüme ulaşmak için yaptığı müzakerelerdeki ilerlemeler gibi hususlar söz konusu oldu.
Ancak tüm bunlar iki hafta içerisinde seyir değiştirdi. Yemen'deki saldırılar, bir yıldan fazla bir süredir görülmemiş şekilde her düzeyde arttı. Griffiths, Husilerin verdikleri sözün aksine Safer hadisesiyle ilgili adım atmadıkları için ağladı! İran ve Suriye ile olan tahliye müzakereleri durdu. Hizbullah’ın ve onunla birlikte Avn yönetiminin İsrail ile olan sınır müzakereleri aksadı. İsrailliler, (Hizbullah’ın) Lübnan’ın pozisyonunu değiştirdiğini söylüyor. Diğer yandan Lübnan'da hükümetin kurulma süreci sekteye uğradı. Devrim Muhafızları, Basra Körfezi füzeleri denilen balistik füzeleri ve diğer deniz füzelerini Hizbullah'a göndereceğini duyurdu. Irak'ta saldırıların yeniden başlamasından sonra Devrim Muhafızları Komutanı İsmail Kaani resmi olarak Bağdat'a giderek saldırıların sona erdirilmesini talep etti. Aslında milislerin ya da kendilerinin herhangi bir yerde saldırıya uğraması durumunda İran'a nasıl yardım edebileceklerini görüşmek için Bağdat'a gitti! Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki çatışmalar yeniden tehdit unsuru olarak gündeme geldi. Koalisyon kuvvetleri ve Yemen Ulusal Ordusu Donanması saldırıları engelleyeceklerini duyurmuşlardı. Genellikle gerginlik her arttığında İranlılar İsrail'i hedef almakla tehdit ederler. Fakat bu kez Amerikan çıkarlarını hedef alacaklarını söylüyorlar!
İran, toplumlarımız ve ülkelerimiz için büyük tehlikedir. Bahsettiğimiz dosyalar, Afganistan'ın yanı sıra Irak, Lübnan, Suriye ve Yemen gibi birçok Arap ülkesinde de yayılmaktadır. Bu ülkeler tamamen ya da kısmen İran kontrolü altında olan ülkelerdir. Velayet-i Fakih ideolojisi ise yalnızca güvenlik, siyasi ve stratejik çatlaklara değil, toplumsal çatlaklara da neden oldu. Bu çatlaklar bir dereceye kadar Kuveyt'te de var. Suudi Arabistan önderliğindeki istikrarlı ve güçlü Körfez ülkeleri, füze tehditlerine ve mezhepçi bir dizi nefret kampanyasına maruz kalıyorlar.
Bunları uzun zamandır söylüyoruz. Bunlar karşısında ne hoşnut olunabilir ne de sabredilebilir. Suriye, Yemen ve Lübnan'ın yıkılmasına ve Irak ile diğer Arap toplumlarının bölünmesine karşı nasıl sabırlı olabilirsiniz? Lübnanlılar, devletlerinin kuruluşunun yüzüncü yılında neden gurur duyacakları hiçbir şey kalmadığını haykırsınlar? Bir taraftan Kudüs'ü özgürleştirmek, diğer taraftan İsrail ile sınırları çizmek istiyorlar. Suriye'de yaşananlar daha da korkunç. İnsanların yarısı yerlerinden olmuş durumda. Lübnan'ı çevreleyen sınır bölgeleri kendisini ‘masum’ sanan bir parti tarafından işgal edilmiş ve buradaki sakinler zorla göç ettirilmiş. İranlıların ve müttefiklerinin, Irak ve Yemen'de neler yaptıklarını anlatmaya gerek yok. Petrol açısından en zengin Arap ülkelerinden birinin başbakanı Kazımi’nin, çalışanların maaşlarını yurt dışından borç alarak ödemesini zikretmek yeterli olur.
Bu açıklamayı defalarca yaptım, ancak şimdi daha da gerekli. İran'la kırmızı çizgilerde uzlaşmak adına kullanılacak hiçbir barışçıl araç kalmadı. Fakat her seferinde tehlike devam etti ve kötüleşti. Doğuda iki parçada iki tehditle karşı karşıyayız. Bir taraf İranlı milisler tarafından işgal edilmiş, toplumlar ve ülkeler parçalanmış durumda, diğer taraf ise tehditlerin, gaspların ve şantajların gölgesinde yaşıyor. Lübnan ve Irak’ta olduğu gibi halkların ayaklanması dışında bir hal çaresi yok. Öte taraftan burada, büyük ve güçlü ülkelerimizin hükümetlerinin bu tehdidi durdurabilecek kararlılığı ve direnci var. 4 ülkedeki 50 milyon Arap İran’ın yarattığı kargaşanın ve şantajının altında bulunuyor. Sınırları ve hava sahalarını tehdit eden başka ülkeler de var. Özgür ve onurlu bir yaşam sürmek istiyorsak, çeşitli yöntemler kullanmalıyız.
Henüz geç değil. Lübnanlılar direniyor, Iraklılar isyan ediyor ve Yemenliler savaşıyor. Özgürlük ve egemenlik mücadelesine ilk giren Suriyeliler de bunu yapacaklar. Artık sessiz kalmak mümkün değil. Teslim olarak veya görmezden gelerek savaştan kaçınmanın artık bir yararı yok. Siyasi, sosyal ve insani barışımız, İran'ın Amerikan yönetimine duyduğu öfkeye veya onun bu yönetimi onaylamasına veya ona şantaj yapmasına bağlı olmaya devam ediyor! Mümkün olan her türlü araçla mücadele etmekten başka çaremiz yok!
Beni bu düşünceye, Suudi Arabistan Krallığı’nın tüm dünyanın çıkarına öncülük edebilecek bir kuvvetle başkanlık ettiği G-20 Zirvesi’nin başarısı ve Cidde'deki petrol tesisine yapılan alçakça saldırı sevk etti. Önceliklerimiz nerede? Modern dünyanın insanlarının öncelikleri nelerdir?
TT
İran ile yüzleşmek için gerekenler ve henüz geç kalınmamış şeyler!
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة