Tarık Alhomayed
Suudi yazar. Şarku'l Avsat eski genel yayın yönetmeni
TT

Yeni ABD yönetimine merhaba

Yukarıdaki başlık, heyecan içeriği taşımıyor. Daha ziyade seçimlerin yükselişinden siyasi zemine inişi ve Ortadoğu bölgesinin koşulları sonrasında ABD yönetimini selamlama amacı taşıyor. SİHA’lar ve balistik füzeler için bir alan olması dolayısıyla ABD seçim kampanyalarının kanatları bölgemize ulaşmamaktadır.
Bölgemiz kaba ve şiddet içeren siyasetin bölgesi, hepsi İran himayesinde olan haydutların, din ve kan tüccarlarının bölgesidir. Arap devletinin heybetini yakıp yıkma gündemi taşıyanların bölgesidir.
O halde; ABD yönetimi Yemen krizini durdurmak istiyor mu?
Hoş geldi!
Suudi Arabistan liderliğinden Suudi ve Yemen halkına, Körfez’in tüm bilge vatandaşlarına ve Arap Koalisyonu’na kadar bölgedeki tüm bilge insanlar bunu durdurmak istiyor. Ama nasıl? Peki Washington’un sihirli bir mermisi mi var? Eğer öyleyse, hoş geldi!
Bununla birlikte durumun gerçekliği, bu noktada birçok soruyu gündeme getirmektedir; İlk olarak, savaşa desteği durdurmanın anlamı nedir? Yemen’deki koalisyon operasyonları aslında savunma amaçlıdır ve saldırma amaçlı değildir. Obama yönetimi, daha önce Yemen ile etkileşimi durdurma girişiminde bulunmamış mıydı? Bu durum, Husileri veya İranlıları caydırdı mı, sakinleşmeye yönlendirdi mi? Bu krizin kaynağı onlar mı?
Yemen’deki koalisyon operasyonu, Birleşmiş Milletler (BM) kararına göre değil mi? Washington, Husileri terör listelerinden nasıl çıkarabilir? Zira bu, Washington’un Myanmar’daki darbeyi reddettiği bir dönemde Husilerin darbesinin tanındığı anlamına gelir.
Washington, İran’ın bölgedeki rolü de dâhil, İran ile nükleer dosya hususunda geniş bir şekilde müzakere etmeyi planladığını ve ardından da Husileri terör listesinden çıkarmayı düşündüğünü nasıl söyler? O halde Yemen’de aslında İranlılar mı var?
İran’ın yayılmacılığını durdurma vaatleriyle, ABD’nin Husilere yönelik hoşgörüsüne nasıl güvenilebilir? İnsani bir gerekçe var mı? Peki, Husiler, insanlığı veya medeniyeti ifade eden bir adım ne zaman attı?
Washington, Husiler adına gönderilen İran füzeleri ve SİHA’ları arasında Yemen’e ilişkin tavrını nasıl açıklıyor? Washington, Suudi Arabistan şehirlerini ve bölgeyi hedef almamaya çağırırken ve bölgeyi istikrarsızlaştırmaya karşı uyarırken, bunun izahını nasıl yapıyor?
Washington’un bir planı var mı, yoksa hala yüksek seçim vaatlerine göre mi çalışıyor? Bu nedenle sahadaki yeni ABD yönetimine hoş geldin diyoruz. Bir planı varsa o zaman Yemen krizine bir çözüm bulunması gerekir. Eğer bir planı yoksa Washington, seçim sloganlarının bir hamle başlatabileceğini gerçekçi bir şekilde öğrenecek.
Yemen ve halkı, istikrar ve iyi bir yaşam hak ediyor. Ama Husiler, geri kalmış bir terörist gruptan başka bir şey değil. Suç eylemlerinde bir asaletten yoksunlar. Onlar, Hizbullah, DEAŞ, Taliban ve El-Kaide’nin kafası karışmış bir karışımı. Tarih ve coğrafya bağlamı dışında bir örgüt.
ABD’lileri, Suudi Arabistan olarak hayallerin ülkesi kılmaya çalıştığımız bölgemizin topraklarında, gerçek bir temelde karşılamalıyız. Hata yapıyoruz, ancak hatamız, İran ve kolları gibi tekrarlı değil. Suudi Arabistan, bölgenin ve halkının iyiliği için her şeyi yapmaya çalışıyor. Biz, geleceğiz. İran ve kolları ise geçmiştir.