Bu meslekte öğrendiklerime göre entelektüellerin bir üretim yapabileceği bir ortama ihtiyacı var.
Entelektüel derken sadece Suudi aydınları değil, Arap dünyasında ve sorunlarımızla ve bölgemizle ilgilenen tüm akil insanları kastediyorum. Bu konu bireysel değil, kurumları ilgilendiriyor.
Örneğin, think tank kuruluşları ve enstitüler. Suudi Arabistan'da bu konuda ciddi bir sıkıntımız var. Bunun yanı sıra medya alanında da ciddi bir sıkıntı var. Biri çıkıp basın kurumlarının rolünün ortadan kalktığını söyleyebilir. Ancak bu söz çok saçma.
Örneğin Batı'da ortaya çıkan tüm yeni medya faaliyetleri, iletişim araçları ve diğerleri kurumsal çalışmanın ürünüdür. Twitter, WhatsApp, Facebook, YouTube, Netflix ve diğerleri, kurumları işgal eden kurumlar! Bu, kişilerin ve kurumların mağdur edildiği bir kurumlar savaşıdır.
Bunun en basit örneği Google ile haklar ve reklamlar üzerinde yapılan savaş. İki gün önce, Şarku’l Avsat, yazar Alex Webb'in "Avrupa sonunda Google'ı vuruyor" başlıklı önemli bir makalesini yayınladı!
Webb makalesinde şunları söylüyor: “Avrupa Komisyonu Salı günü, arama motoru devi (Google) hakkında internette reklamcılıkla ilgili uygulamalarına ilişkin resmi bir soruşturma başlatıldığını duyurdu. Bu, yıllarca süren anti tröst soruşturmalarından sonraki en önemli soruşturma.”
Dolayısıyla bir kurumlar savaşıyla karşı karşıyayız ve er ya da geç durumun kurumsal olarak düzeltilmesi gerekiyor.
Örneğin Suudi Arabistan'daki reform önce fikri mülkiyet haklarının değerini yükselterek gerçekleşiyor. Suudi Arabistan böyle harekete geçti.
Yetkim olsaydı, FBI'ın ABD'deki fikri mülkiyet haklarını korumak için yaptığı gibi, yolsuzlukla mücadele için yürütmenin yetkilerini arttırırdım.
Fikri mülkiyet haklarının korunmasının sıkı bir şekilde uygulanmasının sağlanması, yaratıcılık dahil olmak üzere ekonomiyi korur. Medya, yaratıcılığın en önemli ürünlerinden biridir. Bilge insanları kurumsal olarak sahiplenmek ve korumak için sıkı bir himayeye ihtiyaç var.
Ne yazık ki, bölgemiz Ahmed Said, Muhammed Hasaneyn Heykel ve gazeteci Rıza Hilal’in "Saddam'ın yetimleri" olarak isimlendirdiği Saddam Hüseyin'in "Baas medyası" medyasına tanıklık ettiği için entelektüellerimiz de yabancılaştı.
Bunlardan sonra ise El-Cezire merhalesi geldi.
Ardından ABD himayesindeki "yaratıcı kaos medyası", İran medyası ve "Hizbullah" deneyiminden sonra geldiğimiz aşamada bölgemizdeki her “grubun” bir bayrağı ve bir televizyon kanalı oldu. Bugün elektronik tanımlayıcılarımız var.
Tüm bu aşamalarda dünden bugüne en büyük kaybeden entelektüeller oldu. Bugün Arap aydını, Batılılar, İranlılar ve diğerleri için entelektüel arkadaş çevresini genişletmek adına daha fazla üretim merkezine, uygun zemine şiddetle ihtiyacımız var.
Aydın insanlara ihtiyacımız var, çünkü bütün savaş medyada.
İster entelektüel ister sanatsal olsun, okunan veya duyulan her kültürel çabaya ihtiyaç var. Tüm yeni ve eski biçimleriyle medya gereklidir ve desteklenmelidir.
Bazıları "basın kurumlarının sonunun geldiğinden" ısrarla bahsediyorsa, biz de en azından kitap yazarlarını destekleyerek başlayalım!
Bu nedenle, bugün entelektüelleri bir araya getiren kurumsal şemsiyelerle kültür, sanat ve bilim insanlarını sahiplenmemiz gerekiyor.
Dikkatli olmalıyız çünkü bu kesim hassas bir kesimdir ve düşünce dünyasına yönelik yıkıcı operasyonlar tüm hızıyla devam etmekte.
Alex Webb'in Google hakkındaki makalesinde belirttiği gibi: "O zaman savaş başlasın!"
Bu nedenle, entelektüellerimizi sahiplenme savaşının başladığını söylüyoruz.
TT
Entelektüeller için üretici ortamı hazırlamak
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة