Tarık Alhomayed
Suudi yazar. Şarku'l Avsat eski genel yayın yönetmeni
TT

CNN’nin füzeleri

CNN International, Suudi Arabistan'ın Çin'in yardımıyla balistik füze üretmeye çalıştığına dair bir haber yaptı. Peki, bu Suudiler olarak bizim için iyi bir haber, çünkü İran tarafından Husiler aracılığıyla topraklarımızı hedef alan balistik füzelere karşı güvenliğimizin kontrolümüzde olduğunu gösteriyor.
Ancak bizi hedef alan sadece İran füzeleri değil. Ortalığı karıştıran ‘medya füzeleri’ de bizi hedef alıyor. Bu füzelerin fırlatıldığı yerlerden biri CNN International ağı. Suudi Arabistan’ın üretimi için Çin ile işbirliği yaptığı söylenen balistik füzeler ile ilgili haberde bunu daha rahat görebiliriz.
Haber ağı, Suudi Arabistan-Çin işbirliği olarak adlandırdığı şey hakkında uzun bir haber yazdı. Ancak profesyonel bir şekilde İran’ın Husiler aracılığıyla Suudi Arabistan'ı hedef alan balistik füzelerine değinmedi.
Haber ağı 2030 Vizyonu ile saldırıyı değil işbirliğini hedefleyen ve tarihi boyunca hiçbir zaman saldırgan bir devlet olmayan Suudi Arabistan’ın saldırı değil savunma amaçlı bir çaba gösterdiğinden söz etmedi. Bu yüzden, ABD merkezli haber ağının haberi yanıltıcıdır.
Mesele burada bitmedi. ABD'nin eski Bahreyn Büyükelçisi Adam Ereli Twitter hesabından yaptığı bir paylaşımla bu haber hakkında yorum yaparak “Suudi Arabistan’ın ipleri eline alması iyi bir şey. ABD’ye güvenmesi mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Ereli paylaşımının devamında “Belki de Ortadoğu'da tutarlı ve düzenli bir politikamız olsaydı ve müttefiklerimize saygı çerçevesinde davransaydık böyle olmazdı” dedi. Bu yorum, haberin ABD merkezli haber ağının değinmediği ve belki de aslında değinmek istemediği arka planları ve gerçekleri olduğu anlamına geliyor.
Bunu neden mi söylüyorum? Çünkü Suudi Arabistan-Çin işbirliğine ilişkin haberler yeni değil. 2019'da da bu mevzu konuşulmuştu ancak şu anda eski ABD Başkanı Trump'ın o zamanlar bunu görmezden geldiği söyleniyor. İşte mesele de burada gizli.
Durumu gerçekleri incelemeden ele alan ABD merkezli haber ağının haberinin iki amacı olduğu aşikar. Bunun ilki Viyana müzakereleri kapsamında ve İran balistik füzelerine karşı sert durması gerektiği yönünde ABD yönetimine yapılan uluslararası baskının hafifletilmesidir.
İkincisi de füze üreten tarafın sadece İran olmadığı, Suudi Arabistan’ın da bunu yaptığını söylemeye çalışmaktır. Bu ciddiyeti olmayan, boş yere tartışma çıkarma taktiğidir. Nitekim her ülkenin dış saldırılara karşı güvenliğini koruma hakkı var, ki dediğimiz gibi Suudi Arabistan saldırgan bir ülke değil.
Aklı başında insanlar, Suudi Arabistan'ın silah kaynaklarını çeşitlendirmesinin an meselesi olduğunun ve bunun mantıklı sebeplere dayandığının farkındalar. Örneğin bu yüzden ABD'nin eski Bahreyn Büyükelçisi yukarıdaki şeyleri söylüyor ve pek çok kişi bu konuda kendisini destekliyor.
Bu haber aynı zamanda Washington'un Suudi Arabistan, Irak, Körfez'deki deniz seyrüsefer güvenliği ve aynı zamanda bölgedeki ABD güçlerini hedef almasına rağmen İran'ın balistik füzeleri ve insansız hava araçlarıyla (İHA) ilgilenme hususunda ciddiyetsiz olduğunu gösteriyor.
Aynı zamanda bu ‘medya füzelerinin’ çeşitli amaçlar için kullanıldığını gösteriyor. Bu amaçlardan biri de Suudi Arabistan’ı ‘şeytanlaştırmak’, ki bu konuyu daha önce burada tartışmıştık. Bölgemizin güvenliğini ve şu anda ılımlı ülkelerin güvenliğini bozmaya çalışan medya araçlarıyla 2009 yılında Obama döneminden beri bu ‘şeytanlaştırma’ sürecinin devam ettiğini söylemiştik.
Mesele haberin içeriği değil, İran'ın bölgemizde işlediği suçları bilmeyen takipçileri yanıltan üslubudur. Batı'daki sol kesim ayıklama yöntemiyle Tahran'ı parlatmaya çalışıyor. Bu, bölgemizin gerçeklerine ve güvenliğine yönelik bir saldırıdır.