Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Jinping arasında geçen Cuma günü Pekin'de yapılan görüşmenin ardından Çin ve Rusya, iki ülkenin NATO'nun gelecekteki herhangi bir genişlemesine karşı olduklarını duyurdular. Fransız haber ajansı AFP tarafından yayınlanan habere göre, Amerikan nüfuzunu, NATO ile AUKUS savunma ittifakının Avrupa ve Asya'daki rolünü istikrarsızlığa neden olduğu için kınadılar.
Ayrıca, ABD’nin Hint-Pasifik bölgesindeki stratejisinin bölgesel barış ve istikrar üzerindeki olumsuz etkisini de kınadılar. 2020'de ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya arasında kurulan askeri ittifakla ilgili endişelerini dile getirdiler.
Çin-Rus deklarasyonu, pozisyonların örtüştüğüne dair net bir resmi pozisyon teşkil ediyor. Çin'in Ukrayna krizinde Batı'ya, özellikle de Washington'a karşı Rus müttefikini desteklediğine dair resmi bir açıklamayı temsil ediyor. Çin merkezli Global Times gazetesinin "Çin ile Rusya arasındaki yakın ilişkinin dünya düzenini korumak için son savunma hattını temsil ettiğini" söylemesi de dikkat çekiciydi.
Dolayısıyla burada sorulması gereken soru şu; Yeni bir dünya düzeninin oluşumu ile mi karşı karşıyayız? Bilhassa Rus-Ukrayna krizi zemininde tarafların karşı karşıya gelmesi durumunda öngörülen senaryolardan biri de Ukrayna'ya bir Rus saldırısı ile eş zamanlı olarak Çin'in Tayvan'a yönelik bir hamlede bulunması olduğundan, bu soruyu bir diplomatik uzmana sordum.
Çin’in Tayvan’a karşı bir harekata girişmesi, bir bütün olarak uluslararası toplumu ve özellikle ABD yönetimini gerçek bir çıkmaza sokup, dünyayı öngörülemeyen yollara sürükleyebilir.
Diplomatik uzman soruya şu yanıtı verdi: “Evet, yeni bir dünya düzeninin oluşum işaretleriyle karşı karşıyayız. Yine evet, Rusya'nın Ukrayna'ya ve Çin'in de Tayvan'a aynı anda müdahale etme olasılığı öne sürülen senaryolar arasında yer alıyor. Yine de zamanlama açısından bunun daha az olası olduğunu düşünüyorum.”
Uzman, mevcut dünya düzenini etkileyen gerçek bir kriz olduğunu da ekledi. Bunun nedeni olarak da mevcut stratejik ittifakların pek çok değişim, dalgalanmanın ve sürdürülebilir olmayan çıkarların iç içe geçmesinin ürünü olmasını gösterdi. Bütün bunların mevcut seçenekleri, belirli bir zamanda, belirli bir konuyla ilgili taktiksel uzlaşılardan ibaret haline getirdiğini belirtti. Bunu Obama'da, Trump'ta ve şimdi de Biden'da gördüğümüzü, ABD’nin pozisyonlarında tutarlılığın ve net bir stratejinin olmadığını kaydetti.
Uzmana göre, yalnızca Ortadoğu bölgesi için değil, Avrupalılar için bile ABD’ye kalıcı bir müttefik olarak güvenmek zorlaştı. Nitekim Almanlar daha önce de 4 yılda bir değişen bir Amerikan dış politikasına güvenmenin mümkün olmadığını söylemişlerdi.
Rusya’ya gelince, onun da net bir stratejisi yok, sadece siyasi bir taktik ve fırsatların tek bir adam tarafından değerlendirilmesi var. Rusya Devlet Başkanı'nın Sovyetler Birliği'ni yeniden kurmaya çalıştığı doğru, ancak hedeflerinde kendisine kalıcılık sağlayacak araçlara sahip değil, nitekim gördüğümüz gibi kendisini Çin'in kollarına attı.
Çinlilerin net bir stratejileri ve uzun bir stratejik solukları olduğu için Pekin başlı başına farklı bir hikaye. Diplomatik uzmana göre Çin, efsanevi bir ekonomik yükselişe sahip. Ayrıca, ilk kez, dünyanın iki büyük ya da süper gücü olan ABD ve Çin arasında, birinin çöküşüyle diğerinin de çökeceği tam bir ekonomik bağımlılık var, bu, örneğin ABD'nin Rusya'ya uyguladığı gibi Çin'e gerçek yaptırımlar uygulamasını zorlaştırıyor diye de ekledi.
Dolayısıyla, açık ve net bir şekilde bedelleri kuşkusuz maliyetli olacak yeni bir dünya düzeninin oluşumuyla karşı karşıya bulunuyoruz.
TT
Yeni bir dünya düzeniyle mi karşı karşıyayız?
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة