Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Biden’ın başkanlığı sallantıda

Biden’ın başkanlığı sallantıda

Perşembe, 30 Haziran, 2022 - 09:45
Osman Mirgani
Şarku'l Avsat'ın eski editörü

Görünen o ki, Washington'un koridorlarında dolaşan fısıltılar giderek artan bir hızla açıkça dile getirilmeye başlandı. Demokratlar, Joe Biden yönetimi yüzünden hayal kırıklığı yaşıyorlar. Birçoğu Biden’ın geleceğini sorgulayıp 2024 seçimlerinde tekrar başkanlığa aday olmaması gerektiğini düşünüyor.

New York Times gazetesi hayal kırıklığına uğramış onlarca Demokrat yetkili, Kongre üyeleri ve seçmenlerle yaptığı röportajları esas alan kapsamlı bir haber yayınladı. Gazeteye göre bu kişiler, Biden’ın partiyi kurtarabileceğinden ve bırakın 2024 başkanlık seçimlerini kazanmayı önümüzdeki Kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerinde Cumhuriyetçilerle savaşabileceğinden bile şüphe duyuyorlar.

Biden tecrübesi, uzun siyasi kariyeri ve selefi Başkan Donald Trump döneminde ABD’deki bölünmenin artmasının ardından safları tekrar birleştirme vaadi göz önünde bulundurularak seçildi. Birçok kişi Biden’ı, siyasi tecrübelerin ve şahsi trajedilerin parlattığı bir figür ve tartışmalı Trump'ın tam zıttı olarak gördü. Ancak bugün ortaya çıkan tablo tamamen farklı görünüyor. Zira Biden’ın popülaritesi en düşük seviyeyi gördü. Kamuoyu araştırmaları, ABD’lilerin yaklaşık yüzde 53'ünün ona olan güvenini kaybettiğini ve performansından memnun olmadığını ortaya koydu.

Programındaki temel yasa tasarılarını Kongre'den geçirmekte başarısız olduğu için kendi partisi içinde bile homurdanmalar başladı. Seçmenler arasında popülaritesinin azalmasıyla birlikte, Kongre ara seçimlerinde beklenen yenilgiyi atlatma konusunda partiye liderlik edebileceğine dair şüpheler arttı. Bu da planlarını ve projelerini geçirme şansının tamamen yok olduğu ve onu 2024'te aday olmamaya ikna etme çağrısında bulunan akımın giderek büyüdüğü anlamına geliyor. Beklenen sahnenin tersinin yaşanmasını sağlayacak ve Demokratlara ara seçimlerde umut verecek bir şey olsa bile, Biden hakkındaki sorgulamalar devam edecek ve 2024 seçimlerine aday olmaması için çağrı yapan akım susmayacak.

Cumhuriyetçilerin Kongre'nin her iki kanadını da kontrol etmedeki başarısı sadece mevcut yönetimi felç etmekle kalmayacak, aynı zamanda Biden'ın yargılanması için soruşturma açılmasını ve Trump’ın açığını bulmak amacıyla peşine düşen Demokratlardan intikam almak isteyen Trump destekçilerine de kapı aralayacak. Böylece 2024'teki başkanlık seçimlerinden önce Demokratlar zayıflatılacak.

İşin tuhafı Biden 2020 seçimleri mücadelesi sırasında başkanlığa seçilirse yaşı hakkında söylenenlerden dolayı en fazla bir dönem hizmet edeceğini açıklamıştı. Ancak Oval Ofis'te başkanlık koltuğuna oturduktan sonra tutumunu değiştirip ikinci bir başkanlık dönemi istediğinden bahsetmeye başladı. Bu, eski ABD Başkanı Barack Obama'nın bahsettiği gücün baş döndürmesi ile ilgili bir mesele. Zira Obama başkanlığın gücünü tattıktan sonra, ABD’nin Kurucu Babaları’nın neden anayasaya başkanın iki dönemden fazla görev yapmasını engelleyen bir hüküm koyduklarını anladığını söylemişti.

Biden başkanlığa aday olmaya karar verirse yaşı her zamankinden daha çok soruların merkezinde yer alacak. Zira 2024 başkanlık seçimleri yapıldığında 82 yaşına varmasına sadece birkaç gün kalmış olacak. Ayrıca unutkanlığı, kekemeliği ve medyanın gözü önünde gerek uçak merdiveninden gerekse bisikletten sık sık düşmesi nedeniyle sağlığı konusunda şüpheler var.

Diğer bir mesele ise Kongre üyesi olduğundan beri gafları ile ün yapması. Yardımcıları her zaman dilinin onun başını belaya sokacağından korkuyorlar. Biden başkanlık koltuğuna oturduğundan beri defalarca diplomatik düzeyde sıkıntıya yol açan ve hatta yönetiminin duyurulan politikalarına ve tutumlarına aykırı olan açıklamalarda bulundu. Bu yüzden Beyaz Saray çalışanları veya Dışişleri Bakanlığı yetkilileri bunları düzeltmek zorunda kaldı.

Biden'ın, belki de gaf yapar korkusuyla danışmanlarının tavsiyesi üzerine bire bir röportaj vermekten kaçınması, gazetecilerin gözünden kaçmıyor. Zira Biden şu ana kadar, Barack Obama ve Bill Clinton gibi Demokrat seleflerine veya George W. Bush ve hatta büyük medya kuruluşlarının çoğuyla zıtlaşan Donald Trump gibi Cumhuriyetçilere kıyasla, basına bire bir en az röportaj veren başkan sayılıyor.

Dahası mı?

Bu yukarıda saydıklarımızın üstüne Biden'a en çok zarar veren şey, zayıf bir başkan olduğu izlenimi. Destekçileri Biden’ın kararlarında sabit olduğunu, hassas bir terazi ile meseleleri tarttığını ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından tutun, bunun ekonomik yansımalarına, Ukrayna savaşına ve Soğuk Savaş'ın dönüşüne kadar zor zamanlarda ABD’ye liderlik etmeyi başardığını söylerken; onu eleştirenler, zayıf liderliğinin ve yönetiminin net bir dış politika stratejisinin olmamasının ABD'nin dünya sahnesindeki etkisinin azalmasına yol açtığını ve hatta muhaliflerine ABD çıkarları aleyhine olacak şekilde nüfuzlarını genişletmeye kalkışacak cesareti verdiğini savunuyorlar.

ABD’nin Afganistan'dan kaosa yol açacak şekilde çekilmesi, hiç şüphesiz Biden'ın başkanlığının ilk yılındaki kötü bir noktaydı. Bu hamle, yönetimini yurt içinde ve dışında geniş çaplı eleştirilere maruz bıraktı. Afgan hükümetinin hızla çökmesinin ve haftalar içinde Taliban'ın ülkeyi ele geçirmesinin ardından ABD’nin zayıf olan tarafmış gibi gözükmesine yol açtı. Bütün dünya, pistlerde uçakların arkasından koşan, çaresizce kaçmak için uçakların kanatları ve tekerleklerine tırmanan ve havadan ölümün kucağına düşen Afganları dehşet içerisinde izledi.

Kamuoyu araştırmaları, Afganistan'dan kaotik bir şekilde geri çekilmeden ziyade aslında Kovid-19’un Biden'ın sorunlarının ve desteklenme oranının düşüşünün başlangıcı olduğunu ortaya koyuyor. Zira her ne kadar yönetimi, salgının başlangıcında mali yardım paketlerinin yanı sıra aşıların üretim ve dağıtımını destekleyerek başarı elde etse de daha sonra ‘Delta’ ve peşinden ‘Omikron’ varyantının çıkmasıyla tökezledi. Çünkü bu gelişmeyle birlikte vaka sayıları önemli ölçüde arttı. Buna ilaveten salgın, çok sayıda ABD’linin aşıları reddetmesi ve komplo teorilerini desteklemesiyle toplumda büyük bir bölünmeye yol açtı.

Salgın ve ardından Ukrayna savaşının neden olduğu ekonomik problemler, durumu daha da kötüleştirdi ve Biden hakkındaki hayal kırıklığını artırdı. Enflasyonun son 40 yılın en yüksek seviyesine çıkmasının ve bunun gıda ürünleri ve yakıt fiyatlarının yanı sıra genel olarak yaşam masraflarında artışa yol açmasının ardından ABD'lilerin yüzde 62'si Biden yönetiminin ekonomik krizi yönetme biçiminden memnun olmadıklarını belirttiler.

Suç oranının yükselmesi, polisin azınlıklara, özellikle de Afro-Amerikalılara yönelik muamelesi ve göçmenlik sorunu gibi, çeşitli kesimler arasında Biden yönetimine karşı hoşnutsuzluğun artmasına sebep olan başka iç meseleler de var.

Güç dengesini tamamen değiştirebilecek ve Biden'ı başkanlık döneminin geri kalanında ‘topal ördek’ haline getirebilecek önümüzdeki Kongre ara seçimleri öncesinde durum Demokratlar için pek de iç açıcı görünmüyor.

Miami merkezli Demokratik Ulusal Komite (DNC) üyesi Steve Simeonidis, doğrudan Demokratların yarasına basarak “Ülkemizin doğru yolda ilerlediğini söylemek gerçeklikten apaçık kopmaktır” dedi. Bu yüzden 2024 başkanlık yarışında partiye liderlik edecek cesur yeni bir lider bulunması yönündeki talep, artık Washington koridorlarında dolaşan bir fısıltı olmaktan çıkıp, hayal kırıklığına uğramış Demokratların üst düzey kesimleri arasında açıkça dile getirilmeye başlandı.

Pek çok kişinin gözünde, partinin stratejisinde seçmenlerin güvenini yeniden kazanmayı sağlayacak bir değişiklik yapılmadıkça ve Biden ikinci dönem için aday olma konusundaki tutumunu değiştirmedikçe, Demokratlar ve başkanları neredeyse kesin olan bir yenilgiye doğru gidiyorlar.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya