Abdurrahman Raşid
Suudi Arabistan’lı gazeteci. Şarku’l Avsat’ın eski genel yayın yönetmeni
TT

Veliaht Prens ve G20 Zirvesi’nin şifreleri

Bu yıl; Buenos Aires’te yapılacak olan G20 Zirvesi her ne kadar ekonomik bir ad taşısa da aslında zor siyasi sorunların görüşüleceği küresel bir toplantı olacak.
Bu zirve öncesinde kulislerde konuşulan konulardan biri de, Yemen savaşı ve Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi nedeniyle bir anda kendini gündemde bulan Suudi Arabistan’dı. Suudi Arabistan, zirvede kendisini temsil etmesi için düşük düzeyde bir temsilci mi göndermeli? Suudi Arabistan Veliaht Prensi zirveye katılmamalı mı? Haftalardır tartışılan bu sorulara gereken cevabın verildiğini, Suudi Arabistan’ı uzaklaştırmak ve Veliaht Prens’in zirveye katılmasını engellemek için sürdürülen kampanyanın nasıl da başarısız olduğunu hepimiz gördük. Veliaht Prens Selman’ın Arjantin’e gitmesi, zirve öncesinde dört ülkeyi ziyaret etmesi, Suudi Arabistan’ın düşmanlarının çabalarını boşa çıkardığını göstermektedir. Veliaht Prens, bu meydan okumalara karşılık vermekten korkmadı. Tahminlerin birçoğu Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin Arjantin’e gitmekten kaçınacağını yönündeydi ama o bunun tam tersini yaparak diğer liderlerden önce Arjantin’e ulaştı. Hatta G20 Zirvesi yolunda BAE, Mısır, Bahreyn ve Tunus’u ziyaret ederek kriz öncesinde kararlaştırılmış olan programını tamamladı. Dönüş yolunda ise planda yer alan diğer ülkeleri ziyaret etmesi bekleniyor.
Dünyanın en büyük ekonomilerinin katıldığı zirvede bu yıl Suudi Arabistan listede bir basamak daha yükseldi. Suudi Arabistan’ın ekonomik olarak gerisinde kalan Türkiye’nin yerini aldığını bilhassa belirtmeliyiz. Aynı şekilde başta yasama ve vergi alanında, hükümet kurumlarında olmak üzere tüm düzeylerde gerçekleştirdiği köklü reformlarla da bu alanda yerini aldı. Buna ek olarak; Suudi Arabistan’ın gelecek yıl zirvenin Riyad’da düzenlenemesi talebi de kabul edildi. Bu da Arjantin Zirvesi’ne katılmasını engellemeye çalışıp bunda başarısız olan düşmanlarını daha da öfkelendirecektir. Riyad gelecek yıl G20 zirvesine ev sahipliği yapacak iken düşmanları onu nasıl izole etmeye ve Veliaht Prensi zayıflatmaya çalışabilirler ki?
Zirvede aslında ekonomi ve ticaret ile ilgili konuların ele alınması gerekiyor. Ama G20 Zirvesi’ne katılan liderlerin aralarında gerçekleşecek görüşmelerin büyük bir çoğunluğu; ABD ve Rusya arasındaki Ukrayna krizi, ABD’nin Çin’i karasularının dışına çıkmakla suçlaması, NATO içerisinde ABD Başkanı’nın baskılarına karşı koymaya çalışan Avrupalı ülkelerin atacakları adımlar, İngiltere’nin AB’den ayrılması ve bunun gelecekte ne gibi sonuçlar doğuracağına odaklanması beklenmektedir. Suudi Arabistan Veliaht Prensi yapacağı görüşmelerin en temel meselesi ise herkesin sona ermesi gerektiği konusunda hemfikir olduğu ama pratik bir çözümün bulunamadığı Yemen krizi olacaktır. Kaşıkçı’nın öldürülmesi kriziyle ilgili ise konuşulacak çok şey bulunmamaktadır. Türkiye olayı siyasileştirmek ve Katar’ın ajandasına hizmet etmek için büyük bir çaba harcamıştır. Suudi Arabistan ise suçluları yargılayarak kendisinden beklenen adımları atmıştır. Birkaç gün önce Katar liderinin Türkiye’de bulunması ne bir süpriz ne de bir tesadüftür. Çünkü bu ziyaret; Türkiye Cumhurbaşkanı’nın açık bir şekilde kaydettiği gibi iki ülke arasındaki uyumun bir parçasıdır. Asıl zor ve karmaşık olan sorun dediğimiz gibi Yemen krizidir. Suudi Arabistan G20 Zirvesi’nde savaşa karşı olan ülkeleri ya da savaş nedeniyle Suudi Arabistan’la ilişkilerinde büyük baskılar ile karşı karşıya kalan ülkeleri nasıl sakinleştirebilir? Bu mesele çok karışık ve Yemen sorununu çözmekle görevlendirilen BM Özel Temsilcisi’nin İngiliz olması nedeniyle İngiltere bu konuda önemli bir rol üstlenmiş bulunuyor. Yemen hükümet güçlerinin gerçekleştirdiği ilerleme, Hudeyde limanını kuşatması, vergiler ve limana yaklaşan gemilerin mallarını yağmalayarak bütçesini finanse ettiği için Husiler açısından büyük bir öneme sahip sahil kentinin bazı bölgelerinin kontrolünü ele geçirmesinin ardından Arap Koalisyonu, Yemen konusunda pozisyonunu daha da güçlendirmiştir. Suudi Arabistan bu savaşa karşı olan ülkelerin kendisini durdurmak istediklerini biliyor. Ama aynı zamanda bu ülkelerin ellerinde de alternatif bir çözüm bulunmuyor. Büyük devletlerden hiçbiri Yemen’e askeri güç gönderme ve sahada kontrolü ele almaya hazır değil. O zaman alternatif çözüm nedir? Koalisyon ülkelerinin hemen savaşı kazanmalarını sağlamak ve Husilerin de aralarında bulunduğu tüm siyasi oluşumları kapsayacak siyasi çözüm görüşmelerine dönmektir.
G20 Zirvesi, Yemen sorununu ele almak için çok önemli bir fırsat olabilir ama bu konuda kararlar almada yetkili değildir.