Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Nahda’nın gizli ajandası: Küçük şeyler, büyük sorunlara yol açar

“Buna göz yumamam. Mesele, ortaya çıktı.”
Tunus Cumhurbaşkanı El-Beci Kaid es-Sibsi, Tunus-İhvan merkezli Nahda Partisi’ne bağlı gizli istihbarat terör örgütünün varlığına ilişkin meseleye bu şekilde yorum yaptı.
Cumhurbaşkanı El-Beci Kaid es-Sibsi, ulusal güvenlik konseyini –ki bu konsey, Tunus’un ulusal güvenliğiyle ilgili konulara bakan Cumhurbaşkanlığa bağlı bir kuruldur- toplayarak 2013 yılında öldürülen Nahda Partisi karşıtı Şükrü Beleyid ve Muhammed Brahmi’yi Savunma Kurulu’nun sunduğu rapor hakkında bilgi aldı. 
Cumhurbaşkanlığının internet sitesi, Beleyid ve Brahmi’yi Savunma Kurulu’ndaki toplantının detaylarını yayınlamasının ardından Sibsi, Nahda Partisi’nin açıklamasının kendisine yönelik “kişisel bir tehdit” olduğunu belirtti. Sibsi, son sözün yargıya ait olduğuna işaret ederek, bu tehditlere ve Nahda Partisi’nin istediği gibi hareket etmesine asla izin vermeyeceğini söyledi.
Ardından Cumhurbaşkanı ve duayen siyasetçi, Raşid Gannuşi grubuna bağlı gizli servis hakkında; “Tüm dünya, bu partiye bağlı örgütü biliyor. Bu örgüt artık gizli değil” ifadelerini kullandı.
Daha kötüsü de; Şükrü Beleyid ve Muhammed Brahmi’yi Savunma Kurulu, 2013 yılında eski Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ile birlikte iken Nahda’nın gizli servisi tarafından kendisine yönelik gerçekleştirilen suikast girişimiyle ilgili Cumhurbaşkanı El-Beci Kaid es-Sibsi’yi bilgilendirdi.
Laikliğin ön savunma hattı olan Katar ve Türkiye’nin müttefikleri Tunuslu Nahdacılar, bu suçlamaları sert bir şekilde yalanlayarak Cumhurbaşkanı El-Beci Kaid es-Sibsi’ye ve Nida Tunus(Tunus’un Sesi) Partisi’ne yönelik bir saldırı başlattı. Nida Tunus Partisi, Raşid Gannuşi grubunun Munsif Marzuki gibi liberal ya da popüler karakterleri kullanarak Tunus’u İhvan, Türkiye ve Katar bloğuna çekmesini engelledi.
Tunus merkezli ya da Tunus merkezli olmayan herhangi bir İhvan oluşumunun bu yöntemi izlemesi tuhaf mıdır? Bu, onların siyasi kültür ve geleneğinde var olan sıra dışı bir huy mudur?
Raşid Gannuşi, farklı şekillerde konuşmadı mı ve farklı kesimlerle etkileşime geçmedi mi? Batı standartlarında özgürlüğü ve demokrasiyi hayal eden liberal ve hayalci kurulla etkileşim kurmadı mı? Gençliği güçlendirmeye, onları imam ve varis yapmaya çalışan Şeyh Mücahid’le etkileşime geçmedi mi?
Haşhaşiler tarikatının lideri Hasan Sabbah’ın rumuzları içerisinde yer alan İhvan cemaatinin takiyyeyi hoş karşıladığını, takiyyeyi siyasi ve cihadist bir yöntem olarak kullandıklarını ve onların Ehli Sünnet’in Bâtınileri olduğunu daima dile getiriyorum.
Bunlar, İhvan merkezli oluşumların bilindik yöntemleridir. İhvan cemaatinin kurucusu Hasan el-Benna, cemaatin gizli örgütünü takdis ettiği zaman tam olarak bunu hedeflemişti.
Elbette küçük şeyler, büyük işlere yol açar.