Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Doha ve Riyad Zirvesi... Yeni bir şey yok

Riyad’da Körfez Zirvesi’nin düzenlenmesine günler kala Katar-İhvan medyası, gerçek olmayan şu sözleri yayınladı; “İster Emir ister başkası olsun Katar temsilcisinin Körfez Zirvesi’ne katılması, dört Arap ülkesinin Katar’ın bu ülkelerin güvenliğine karşı yürüttüğü faaliyetlerden dolayı Katarlı yetkililere boykot uygulamaktan geri adım attığına bir kanıttır.”
Onlar, sağdan soldan protokol haberini alıp bu habere sansasyonel propagandacıların profesyonelleştiği birtakım hayaller, temenniler ve söylentiler ekliyor. Bu konuda onlar, doğalgaz sermayesi elde etmek için Katarlı yetkililerin konuşmalarını yayan internetten, ekranlardan, gazetelerden ve sosyal medya hesaplarından destek alıyor.
Riyad, Abu Dabi, Manama ve Kahire, adaletli bir tutum sergiledi. Bu, söz konusu ülkelerin ve halkların güvenliğini savunmak için net bir adalet ve haklı bir tutumdur. Hatta Katar’ın düşmanlarla ve bu ülkelerin istikrarını istemeyenlerle daha fazla ilişki kurmasının ardından bu adaletin güvenirliği ve sağlamlığı arttı. Söz konusu ülkelerin istikrarını istemeyenlerin başında Humeyni İran’ı ve Erdoğan Türkiye’si geliyor. Katar, bu iki ülkenin potasında efervesan(suda eriyen ilaçlar) tabletler gibi eridi.
Doha; Riyad, Abu Dabi, Manama ve Kahire’yi değiştirmek için ne yaptı?
Katarlı yetkililer, İhvan’ı, el-Kaide’yi, Hizbullah’ı, Husileri ve Haşdi Şabi’yi desteklemekten vazgeçti mi?
Katarlı yetkililer, Londra’nın borazanları gibi tahribat ve devlet yıkma yanlıları olan radikalleri desteklemekten vazgeçti mi? Zira el-Massari ve el-Fakih gibi Londra’nın borazanları, başta Al Jazeera kanalı olmak üzere sık sık ekranlara çıkıp açık bir şekilde konuşuyorlar.
Katarlı yetkililer, Mısır’a ve Mısırlıların güvenliğine karşı kışkırtmaktan ve Mısır’daki terör örgütü İhvan cemaatini desteklemekten vazgeçti mi?
Kaşıkçı davasıyla ilgili bildiğimiz ve bilmediğimiz meselelerde Suudi Arabistan’a karşı çılgın medya kampanyasını kim yürüttü?
İngiliz akademisyen Hedges meselesinde olduğu gibi Katarihvanizm medyasının Birleşik Arap Emirlikleri’ne(BAE) karşı yürüttüğü kampanyaları da buna ekleyebilirsiniz.
Bunun için Bahreyn Dışişleri Bakanı Halid bin Ahmed el-Halife, dün Şarku’l Avsat gazetesine Riyad Zirvesi’nden bahsederken doğru ifadeler kullandı. Bahreyn Dışişleri Bakanı, Şarku’l Avsat gazetesine verdiği demeçte “Katar krizi, Doha’nın İran gibi bölgedeki düşmanlarla işbirliği yapmasının ardından önceden şahit olmadığımız bir noktaya ulaştı. Katar, tüm kapıları kapattı” açıklamasında bulundu.
Velhasıl Katarlı yetkililer, ister Riyad’a gelsin ister gelmesin ya da gelen kim olursa olsun bu durum, gerçekleri değiştirmeyecek. Dört ülkenin Katar’a karşı boykot nedenleri halen devam ediyor.  Hatta sayı ve kanıt bakımından bu nedenler daha da arttı.
Bu, Katar’la ilgili ilk protokol uygulaması değil. Katar’ın komşularıyla olan kötü ilişkisi değişmedi.