Salih Kallab
Ürdünlü yazar. Eski Enformasyon, Kültür ve Devlet Bakanı
TT

20. yüzyıl ulusal partileri... Nasıl bittiler? Neden yok oldular?

21. Yüzyılın ikinci "ondalık" dilimi de aşılmak üzere. Bununla birlikte, Arap milliyetçisi partilerin ortadan kalkma nedenleri araştırılmadığı gibi "bölgesel" veya “yerel” partilerin gerçek veya hızlı bir incelemesi de henüz yapılmamıştır. Sanki bu partiler bu bölgede veya bir bütün olarak Arap dünyasında uzunca bir dönem hiç var olmadılar. Hâlbuki bu partiler her şeyin şu an tersyüz olduğu Suriye ve Irak Arap topraklarında uzunca bir süre iktidarda kaldılar. Ne var ki, bu iki Arap ülkesinde tek bir devlet kurma başarısı gösteremediler.
Zaten milletçi olan ve çoğu 1940’lardan bu yana ortaya çıkan bu partilerin isimlerini belirlemek istersek, “Arap Baas Sosyalist Partisi” 1947’de Suriyeli Mişel Eflak ve Selahaddin Bitar ile İskenderunlu Zeki Arsuzi tarafından kuruldu. Arsuzi partizan bir savaşçıdan ziyade milliyetçi bir düşünürdü. Onunla beraber Arap milliyetçiliğini benimsemiş pek çok gönüllü erken denilebilecek bir dönemde bu yapıya iltihak etti. Hepsinin dilinde tek bir slogan vardı:”Sonsuz mesaj sahibi tek Arap Ulusu.”
Şam Üniversitesi uzak-yakın birçok Arap toprağından çok sayıda öğrenciyi kendine çekebilmişti. Sonra buradan mezun olanlar; Ürdün, Filistin (Batı Şeria), Lübnan, Irak, daha sonra Yemen ve Körfez ülkelerinin yanı sıra Sudan, Libya, Cezayir, Fas, Tunus dâhil olmak üzere bu ülkelerin çoğunda örgütsel hücreler haline geldiler. Bu alanda önemli ve parlak isimler ortaya çıkmış oldu ve tamamı olmasa da bu devletlerin çoğunda önemli ve kritik makamları işgal etmede gecikmediler.
Baas Partisi, Suriye ile birlikte birkaç yıl içinde Irak'ta, Ürdün'de, kuzey ve güney Yemen'de ve Libya’da büyük bir güç haline geldi. Libya Sosyalist Halk Cemahiriyesi kurulmadan önceki dönemden bahsediyoruz. Ancak Baas partisi hem Suriye hem de Irak’ta egemen bir parti haline gelmişti. Bu iki ülkeye 50'li yılların ortalarında neredeyse Ürdün de katılacaktı, ancak bu katılımı engelleyen birrçok caydırıcı faktörle karşı karşıya kaldı.
1950’ler gibi erken bir dönemde en önemli üniversitelere sahip olan, en büyük Arap ülkesi -Halen de böyledir- Mısır’a Baas Partisinin gelmesi çok zordu. Hâlbuki pek çok Baasçı birçok Arap ülkesinden özellikle de Irak ve Suriye ile Ürdün ve Filistin’den erken bir dönemde Mısır üniversitelerine girmişlerdi. Saddam Hüseyin'in kendisi, Faruk el-Kuddumi(Ebu’ l-Lutf), Muhammed Ebu Mizar (Ebu Hatim) ve daha sonra ülkelerinde önemli ve kritik makamları işgal eden birçok Ürdünlü, Filistinli ve Yemenli buradan mezun olmuştur.
Bu partinin menşei sayılabilecek bir ülkede karşılaştığı ilk gerçek sorun Cumhurbaşkanı Cemal Abdunnasır idi. Suriye, 1958’de Birleşik Arap Cumhuriyeti’nin “Kuzey Bölgesi” haline geldiğinde Nasır, Suriye’deki Baas Partisi de dâhil olmak üzere bütün partileri kapattı. Ancak bu durum subayların faaliyetlerini daha da artırdı. "Birlik" rejimine karşı askeri bir darbeden kaçınmak için ilk gizli Baas hücresini kuran subaylar Kahire'ye transfer edildiler. Muhammed Umran –ki en yüksek rütbeli olanıydı- Salah Cedid ve Hafız Esed Alevi kesimi, Abdulkerim Cundi ve Ahmed el-Mir de İsmailiye Şiası’nı temsil ediyordu.
Birliğin dağılmasından sonraki tüm askeri darbeleri gerçekleştirenler, bu komitede yer alan komutanlardır. 1963’deki Mart Devrimi, 1966’daki Şubat darbesi ve 1970’deki Hafız Esed darbesi olarak isimlendirildi. Oğlu Beşşar'ın rejimi bu darbelerin bir uzantısı ve revize edilmemiş bir kopyası kabul ediliyor.
Ayrıca, geçen yüzyılın 60’lı yıllarında -öncesi ve sonrasıyla- hem de uzun bir süre etkili olan bu partinin birçok bölünmeye maruz kaldığı belirtilmelidir. Bunlardan ilki, 1966'da Şam'da düzenlenen bu partinin 6.ulusal konferansında Abdullah er-Rimavi (Nusayri) ve Iraklı Ali Salih es-Saadi'nin bölünmüşlüğüdür. Böylece Parti Irak ve Suriye kollarına ayrılmış oldu. En sonuncusu Hafız Esed eliyle gerçekleşen bölünmedir ki “Baas” partisinin kesin olarak bitişine delalet ediyordu.
Yarım yüzyılı aşkın bir süredir tüm bölgede ve hatta tüm Arap dünyasında etkili olan "Baas Partisi" işte budur. George Habaş’ın kurduğu Arap Milliyetçi Hareketine Suriye’den Hani El Hindi, Filistin’den Vadi Haddad, Kuveyt’ten Ahmed El Hatib ve Irak’tan Hamid El Cuburi de katıldı. 1967 Haziran yenilgisinden sonra hareketten ayrıldılar.
Bu ayrılma bir anlamda Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin (FHKC) kurulmasına neden oldu. Ancak çok geçmeden bu cephede de bölünmeler oldu. Bundan ayrılanlar Ahmed Cibril liderliğinde Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Genel Komutanlığı’nı, Naif Havatme liderliğinde Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi’ni kurdular. Sonrasında yine birçok bölünmeler meydana geldi. Bunlardan Birisi Batı Şeria’nın Ramallah kentinde karargâhı bulunan siyasi bir partiye dönüştü. Çok geçmeden o da pek çok bölünmeye maruz kaldı.
Bu partilerin sonuncusu, 1949'da Suriye'deki ilk askeri darbeyi yapan Hüsnü Zaim tarafından idam edilen Lübnanlı Antoine Saad tarafından kurulan Suriye Sosyal Milliyetçi Partisi’dir. Bu parti, sonradan bölündü ve parçalandı. Isam Mahayiri ve George Abdulmesih gibi bazı kurucuları partiden ayrıldılar. 1955’te ulusalcı subay Adnan el Maliki’ye suikast yapıldıktan sonra orada durmalarının anlamı kalmamıştı. Bu partinin en iyi dönemi, partiyi Filistin direnişinin bir sembolü haline dönüştüren Lübnanlı Abdullah Saade ve İnam Raad'ın yönettiği dönemdir.
1982'de Beyrut kuşatması sırasında büyük bir mücadele yürütmüştür. Sonra da Esed -baba ve oğul- rejiminin kontrolünde faaliyet yürüten marjinal bir organizasyona dönüştü. Komünist Partinin bir Arap ulusal partisi olarak kabul edilemediği, 1991’de Sovyetler Birliği’nin çöküşünden önce Moskova’yı ideolojik bağlamda takip eden “ulusal” bir parti olduğu not edilmelidir. Şimdilerde ise isimleri ve karargâhlar hariç, hiçbir şubeleri kalmamıştır! Dahası, Filistinli direniş grupları Arap milliyetçisi partiler olarak kabul edilemez. Yukarıda Dr. George (Corc) Habaş liderliğinde kurulan Arap Milliyetçi Hareketi’ne işaret edildi. Bu hareket daha sonra Filistin Halk Kurtuluş Cephesi ismini alarak Filistinli bir örgüte dönüştü ve Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) aktif bir üyesi haline geldi. 
Ayrıca, El Fetih Hareketinin askeri kanadı "Asıfe/Fırtına Kuvvetleri" parti olarak görülemez. Naif Havatme liderliğinde kurulan ve sonrasında parçalanıp dağılan Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi gibi bir hareket olarak görülebilir. Fetih Hareketi olarak adlandırılan Sabri el-Benna (Ebu Nidal) liderliğindeki Devrim Konseyi de bu türden bir harekettir.
Tüm bu Filistinli hareketler için ortaya koyduğumuz kıstas, idam edilen Mısırlı Hasan el Benna tarafından kurulan ve sonrasında küresel bir harekete dönüşen Müslüman Kardeşler (İhvan) için de geçerlidir. Başta Mısır olmak üzere bazı Arap devletleri tarafından terör örgütü olarak kabul edilmektedir. Faaliyet alanı daha ziyade Asya Müslüman ülkeleri olan ve Şeyh Takiyyuddîn en-Nebhânî liderliğinde kurulan Hizb-ut Tahrir için de aynı şeyi söyleyebiliriz.