Emel Abdulaziz Hezzani
Suudi yazar
TT

30 milyon misafirin hizmetinde

Mekke ve Medine’den gönderilen fotoğraflar, dünyanın her yerinden takipçilerde büyük bir hayranlık ve hayret uyandırarak manevi hisleri yükseltti.  
Harem-i Şerif’in tavaf edenlerle dolu alanı, daha fazla ziyaretçiyi ağırlamak için eklenen katları, mübarek ramazan ayının Rahman’ın misafirlerinin en çok tercih ettiği sezon olduğunun hatta hac mevsimini bile geçtiğinin bir kanıtı gibiydi.
Ramazan ayının başından bu yana 7 milyondan fazla ziyaretçi umre amacıyla Suudi Arabistan’a giriş yaptı. Suudi Arabistan içerisinden gelen ve bu sayının yaklaşık üçte biri olan ziyaretçileri de eklersek, mübarek Ramazan ayı boyunca 10 milyondan fazla ziyaretçinin Kabe-i Muazzama ve Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ettiğini söyleyebiliriz.
Buna ek olarak; Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı da bu yıl, ziyaretçi sayısında yüzde 7’lik bir artış yaşandığı bilgisini paylaştı. Ramazan umresi yapanların bazılarının Ramazanın sonuna kadar Mekke-i Mükerreme’de itikafa girdiklerini yani ziyaretlerinin tam bir ay sürebileceğini eklemeyi de unutmamalıyız.
İstatistik ve Bilgi Kurumu’nun verilerine göre 1 yılda 18 milyondan fazla kişi umre yapıyor. Yıl boyunca ülkeye giriş yapan ve Ramazan ayında daha da artan hatta Kadir gecesi nedeniyle son gecelerde sayıları ikiye katlanan bu kalabalıkların idaresi konusunda Hac ve Umre Bakanlığı’nın giriş vizesinin verilmesinden, ziyaretçilerin Suudi Arabistan ya da kutsal toprakları terk etmesine kadar yıl boyunca bir operasyon odası gibi çalıştığı anlamına geliyor.
Suudi Arabistan, açıklanan 2030 Vizyonu’nda belirlediği stratejiye göre yılda 30 milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sağlamayı amaçlıyor. Bu kadar büyük bir sayıda ziyaretçiye gerekli hizmetleri sağlamak için ise birçok faktöre ihtiyaç var.
Bunların ilki de ortak çalışma, Hac ve Umre Bakanlığı ile İçişleri, Dışişleri ve Sağlık Bakanlıkları gibi diğer devlet kurumları, hac ve umre hizmetleri sunan şirketler gibi özel sektör ile koordinasyondur.
Suudi Arabitan kuruluşundan, kurumlarının inşası ve yetkilerinin belirlenmesinden bu yana devlet kurumları arasında zaten bir koordinasyon var. Ama bu kadar büyük bir ziyaretçi sayısı ve yurt içinden ve dışından kutsal toprakları ziyarete yönelik artan talep; teknik araçlar, sivil toplum kuruluşları ve toplumsal katılım gibi ek araçların kullanımını da gerektiriyor.
Her yıl üst düzey bir koordinasyon planlaması içinde devletin bütün kurumları umre ve hac organizasyonuna katılmak için birbirleri ile yarışıyor. Bunun yanında çok sayıda vatandaşın gönüllü olma konusunda istekli olması 2030 Vizyonu’nun kendisine her yıl 1 milyon gönüllü hedefini belirlemesine neden oldu.
Bu konudaki çalışmalar devam ettiğinden, işleri daha da kolaylaştıracak ve kesin bir şekilde düzenleyecek, hizmet kalitesine katma değer katacak yaratıcı ve ileri fikirlere de kapı her zaman açık tutuluyor.
Örneğin; Hac ve Umre Bakanlığı yakın bir zamanda ‘Umrecinin Dostu’ adını verdiği bir girişim başlattı.
Temel amacı yaşlılara ve engellilere yardım etmek olan bu girişim, gönüllülük kapısını açarak, gönüllülere hac ya da umre için gelen ziyaretçilere ziyaretleri boyunca eşlik etme ve yardımcı olma fırsatı sunuyor.
Diğer yandan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı da ‘Teknolojinin Öncüleri’ adlı bir program başlattı. Bu program bilgi teknolojisi uzmanlarına ve ilgililerine ziyaretçilere yardımcı olacak uygulamaları ve teknik araçları icat etme fırsatı sunuyor.
Suudi Arabistan Siber Güvenlik ve Programlama Federasyonu’nun düzenlediği ‘Hajj Hacathon’ yarışmasını ise hepimiz hatırlıyoruz. Dünyanın her yerinden gelen yarışmacılar, hacılara ve kutsal toprakların ziyaretçilerine sağlanan hizmetlere katkıda bulunmak için icat ettikleri teknikleri tanıtmışlardı.
Dünyanın 51 ülkesinden 3 bin kişinin katıldığı bu yarışmada, elektronik tarama (barkod) aracılığıyla kutsal mekanlardaki tabelaları ve işaret levhalarını farklı dillere çeviren ‘Tercüman’ uygulamasını hazırlayan Suudi Arabistanlı kadınlardan oluşan bir grup birinci olmuştu.
Ziyaretçilere sunulan hizmetlerin geliştirilmesi isteğinin hakim olduğu bu coşkulu ortamda, Sosyal Kalkınma Bankası da hizmetlere katkıda bulunabilecek teknik icatları desteklemek için 8 milyon dolarlık bir fon tahsis ettiğini açıkladı.
Kısacası, Suudi Arabistan bütün devlet kurumları, yetkilileri ve vatandaşları ile yıl boyunca Rahman’ın ziyaretçilerini ağırlama görevini en iyi şekilde yerine getirmek için çabalıyor. Her yıl Harem-i Şerif içerisindeki konaklama yerinden Allah’ın Suudi Arabistan’a bağışladığı bu büyük onur ve şereften mutlu bir şekilde bu çabaları yakından takip eden, kontrol eden Suudi Arabistan Kralı ise bizzat bunların arkasında duruyor.
Suudi Arabistan, Kral Selman bin Abdulaziz’in 2015 yılında başlattığı genişletme çalışmaları kapsamında Harem-i Şerif’in alanını 2 katına yani 2.5 milyon metre kareye ulaştırarak, dev bir alan haline getirmeyi amaçlıyor.
Yaklaşık 100 milyar dolarlık bir bütçeye sahip olan bu genişletme çalışmaları, Harem-i Şerif’e giden tünel ve köprülerin inşasını, mescidin, tavaf alanının, say yerinin ve  dış alanların genişletilmesini, Harem-i Şerif’in çevresindeki mülklerin istimlakını, yine Harem-i Şerif’in dört bir yanına uzaktan kumandalı otomatik kapıların inşa edilmesini kapsıyor.
Bu cömert harcamalar ve sağlanan üst düzey hizmetler, ziyaretçilere Suudi Arabistan içerisindeki konaklamaları süresince sağlık bakımı, güvenlik ve insani yardım sağlamak, Mekke’den Medine’ye seyahatlerini kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Devleti ve halkıyla Suudi Arabistan’ın bütün zorluklarına rağmen bu iman yolcuğunu kolaylaştırmak için çıtayı daha çok yükseltmeye çabalaması ve kutsal toprakları ziyaret etmeyi talep edenlerin sayısı artması ile her geçen yıl zorluklar da artıyor.