Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Körfez’de yine mi petrol tankeri savaşı?

Bazıları, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın ağzında yer alan Arap (Basra) Körfezi ile Umman Körfezi sularındaki tankerlere yönelik terörist saldırı ile mücadelede şimdiye kadar gösterilen uluslararası ‘soğukluğu’ garip karşılayabilir!
Cevap belki de 80’li yıllarda yaşanan ve ‘tankerler savaşı’ olarak bilinen kasvetli hatırada gizlidir. Sözünü ettiğimiz bu savaş, yüzlerce normal ticaret gemisinin yanı sıra yaklaşık 260 gemi ve petrol gemisinin de saldırıya uğradığı şiddetli bir deniz savaşıydı.
Bu olay, İran-Irak savaşının zirvesini temsil ediyordu ve Tahran yöneticilerinin başı, o dönemde ideolojik devrimci ateşin buharı çıkacak kadar sıcaktı. Belki de hala öyle!
Umman Körfezi’nde iki petrol tankerine yönelik saldırı, bu önemli döneme dair bir hatırlatmadır. ABD’li araştırmacılara göre İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’nin en büyük savaşı olan bu mücadele, Humeyni’nin “barış zehrini yutmasının” sebeplerinden biriydi.
Şarku’l Avsat gazetesi, yakın zamanda 16 Mayıs 1984 tarihli sayısının ilk sayfasına işaret ederek o döneme bir bakış attı. O sayfadaki ana haber şuydu: “Petrol tankerlerine yönelik savaş, Körfez’deki denizciliğin durmasına dönük bir tehdit… Irak-İran Savaşı, tehlikeli bir aşamaya girdi. Kara savaşı operasyonları cephenin güney kesimi boyunca ortaya çıkarken şu an Körfez sularındaki altı tankerden biri alev alıyor. Washington’da yetkililer, İran’ın gemi bombardımanı başlatabileceğine dair sözleri ile yeni bir boyuta pencere araladı.”
Bu savaşın bölümlerinden biri de İranlı bir yolcu uçağının kendilerine yakın uçtukları bir sırada ABD’li denizciler tarafından hedef alınarak tüm yolcularının öldürülmesidir. Ondan önce de dünyanın en büyük altıncı gemisi ABD tankeri SS Bridgestone, 24 Temmuz 1987 yılında İran’ın mayınlarına hedef olmuştu.
Kuveyt ve Suudi Arabistan’a ait olan petrol tankerleri hedef alındığında Kuveyt, ABD’den gemileri için koruma talep etmişti. Bugün olan da bu. Nitekim BM Güvenlik Konseyi, Umman Körfezi’ndeki saldırıları masaya yatırmak üzere acil bir toplantı düzenleme kararı alıyor ve Kuveyt Dışişleri Bakanı yeniden Kuveyt’in endişelerini dile getiriyor.
Bugün belki ABD ile Batı’nın tutumlarını bu açıdan okuyabiliriz. ABD Senatosu Başkanı Chuck Schumer, Umman Körfezi’ndeki gemilere yönelik saldırının küresel ticaret düzenini tehdit ettiğini düşünürken Pentagon’a göre Körfez’deki Norveç tankerine yönelik bu saldırının arkasında İran tarafı bulunuyor (Başka kim olacak? Burkina Faso mesela?!).
Küresel enerji pazarı açısından en tehlikeli su yolundayız. El-Arabiya’ya konuşan Petrol Uzmanı Muhammed eş-Şatti’ye göre; “Tüm dünya pazarları, günlük olarak bölgeden çıkan 18 ila 20 milyon varile ihtiyaç duyuyor ve bizden başka dünyada bu talebi karşılayabilecek bir adres yok.”
Umman Körfezi’ndeki tanker saldırıları konusunda her ne kadar Ruhani inkârcı davranıp Zarif kendini aklasa da deniz savaşı için uyarı zilleri çalıyor. 80’li yıllardaki kanlı tanker savaşları biçiminde olmak zorunda da değil. Belki başka bir tarzla yaşanır. Kim bilir!