Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Erdoğan döneminin tuhaflıkları!

Neredeyse 18 yıl boyunca İslam dünyasında hatta dünyada popüler siyasi bir olguya dönüşmesinin ardından Erdoğan dönemi, bitmeye yüz tutmuş gibi duruyor.
En büyük Müslüman blok olan Sünni dünyanın lideri ve diğer Müslümanlar için bir alternatif olması amacıyla başta Barack Obama olmak üzere Batılılar Erdoğan’a itimat etti.
Erdoğan, ekonomi ve yönetim kapısından giriş yaparak, düşmanlarından önce yol arkadaşlarını yok eden baskıcı bir lidere dönüştü. Bugün Erdoğan’ın yol arkadaşları gemiden atlamaya başladı. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) yıldızlarından olan Başbakan Yardımcısı ve eski Dışişleri Bakanı Ali Babacan, kendi partisini kurmak konusunda kararlı. Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül de Babacan’ı takip edecek. Erdoğan’ın hüzünlerini paylaşacak kimse kalmayacak.
Çünkü herkes Erdoğan’ın gitmesini bekliyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adayı Ekrem İmamoğlu, AK Parti’nin adayı Binali Yıldırım karşısında Türkiye’nin en büyük şehirlerinden olan İstanbul'un Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimleri’ni kazanmasının ardından Türk lirasının değeri arttı. Ancak Erdoğan’ın Merkez Bankası Başkanı’nı görevden alması ve ekonomi çevrelerini şok eden bu kararın neticesinde Türk lirası yeniden değer kaybetmeye başladı.
Başkaları gibi Erdoğan da slogan ve söylemlerle oynadığını, dini sempati kazandığını, yapmadığı şeyleri söylediğini ve söylemediği şeyleri yaptığını ispat etti.
Örneğin Erdoğan, kendisini tüm Müslümanların yardımcısı olarak takdim etti. Çin’deki Uygur Türkleri de bunlardan birisi. Hatta Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Türkçe konuşan Uygur Müslümanlarına karşı yapılan muameleyi “insanlık için büyük bir utanç” olarak nitelendirdi.
Fakat Erdoğan, ABD ile yaşadığı gerilim nedeniyle Çin’in desteğine ihtiyaç duyduğu ve Rus savunma sistemini satın almaya karar verdiği zaman Pekin’e kur yapmaya başladı ve Uygur meselesini unuttu. Erdoğan, sadece Uygur meselesini unutmakla kalmayıp Uygur Müslümanlarına karşı Çinli yöneticilerin muamelesine de övgüde bulundu.
Çin’in resmi haber ajansı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki baskı konusunda tepkisinin zayıfladığını dile getirdi. Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e Uygur Müslümanlarının Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde mutlu bir şekilde yaşadıklarını söyledi.
Çin, Yuan cinsinden tahvillerin alımı da dâhil olmak üzere, Türkiye'ye bazı mali yardımlarda bulunma niyetini açıkladı. Çin, Türkiye’nin ekonomik bakımdan çekici olmasından dolayı bunu yapmıyor. Aksine Çin, Washington’a karşı siyasi bir birlik oluşturmak amacıyla bu davranışta bulunuyor. Esas savaş burada. Bunun için Ankara, Çin ejderiyle ABD kartalı arasında oyun kartından başka bir şey değil.
Daha önce Suriye, Gazze ve Musul meseleleri ile Erdoğan’ın diğer tüm intifadaları buharlaştığı gibi Uygur meselesi de bu şekilde buharlaştı. Dikkatsizler için teselli yok. İşte Erdoğan döneminin tuhaflıkları…Allah, Abdülhüseyin Abdülrıza’ya rahmet eylesin.