Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Abluka altındaki bir ülke

El-Cedid kanalı muhabiri Halime Tabia, Damour sahil kentinde çıkan yangını haber yapmak için gittiğinde ateşlerin çevrelediği evlerdekiailelerin çığlık seslerini duydu ve kameranın önünde yığıldı kaldı. Damour’daki yangın, Lübnan'da on binlerce kilometre alana ulaşan 140 noktadan sadece bir tanesiydi.
Devlet, yangınlardan ve inatçı sert rüzgarlardan sorumlu değildir. Yangın her ne kadar kaderin bir tecellisi veya kasıtlı yapılan bir eylemin sonucunda meydana gelse de devlet yangınları söndürmek, sınırlandırmak ve mağdurlara mümkün olan en kısa sürede yardım etmekle sorumludur. İtfaiye ekipleri, ordu ve helikopterler zor şartlarda yangın söndürme çalışmalarına katkıda bulundular. Ancak bu korkunç yangında önemli bir unsur gözden kaçtı. Martı gibi suya inen ve içerisinde dev bir su tankerini taşıyabilen amfibik araçlar. Bu araçlar yangın yerine giderek aracın içerisindeki su tankeri sayesinde yangına müdahale edebiliyorlar.
Harika bir buluş! Canadair CL – 215... Canadair tarafından üretilen Kanada yapımı, tank gibi bir amfibyen uçak. Bu araçları her gün Avrupa sahillerinde görüyoruz. Adeta bir güvercin iniş yaparken bir diğer güvercin kalkışa geçiyor. Her ülke karada görev yapan itfaiye ekibine sahip olması gerektiği gibi aynı zamanda bir deniz filosuna da sahip olmalı. Ancak elektrikli gemilerdeki gibi yangın uçaklarında bir komisyon yok. Bu yüzden kimse buna önem vermedi. Bu nedenle dün Kıbrıs, Ürdün, Yunanistan ve İtalya gibi yangın uçaklarına sahip olan ülkelerden üç saat boyunca yangın uçağı dilendik. Bir keresinde yangınların çok olduğu bir zamanda ilgili bir siyasetçiye Canadair CL – 215 isimli amfibyen uçağın temin edilmesi gerektiğini söylemiştim. Bu on yıl kadar önceydi. Ona “Bürokrasiyi bekleme ve arkadaşlarınla beraber insanlara bu aracın temin edilmesi için güvence ver” dedim. Cevabı, gereksiz yere işine karıştığımı söylemek oldu. Çünkü uzun zamandır zihninde zaten böyle bir düşünce varmış. O sıralarda Lübnan ekmek ve yakıt eksikliği, çöp ve trafik krizi, elektrik ve su sıkıntısı gibi sorunlarla boğuşuyordu. Savaşlardan alışkın olduğumuz gibi Kıbrıs’tan yangın uçağı dileniyorduk. Bu bizim için geçici bir sığınak ve ahirete, birbirimizden kaçış zamanına giden güvenli bir koridor oluyordu.
Bütün bunlardan daha kötüsü olabilir mi? Evet; Lübnan siyasetindeki tartışma düzeyi, Lübnanlı siyasetçilerin basit endişeleri ve vicdan, onur, ahlak ve Allah korkusu tanımayan kişilerin cumhurbaşkanlığı ile bir mücadeleye girmesi.... Yüz yangın ve üç itfaiye helikopterinin bozuk olduğu ve kir pas içine atıldığı bir ülkeden bahsediyorum!