Kuveyt’te düşünce sahipleri ve entelektüeller bugüne kadar gazetelerde tek bir başlığın birleştirdiği yazılar yazdılar ve yazmaya da devam ediyorlar. Bahsettiğimiz başlık; devletin kılcal damarlarını tıkayan, elini kolunu bağlayan, toplumu zayıflatan ve birliğini bozan siyasi kutuplaşmadan olası çıkış yolları arayışıdır. Kuveyt, dünyadaki ve çevresindeki diğer ülkeler gibi, toplumun, devletin, sağlık sisteminin ve kamu bütçesinin sırtına yük olan eşi görülmemiş bir salgınla karşı karşıya bulunuyor ve bu yük gittikçe ağırlaşıyor. Kutuplaşmanın nedenleri araştırıldığında, temelinde siyasi aktörler arasındaki verimli diyalogun kesintiye uğraması, kamplaşma ve tek bir perspektiften bakmakta diretme olduğu görülür. Sosyal medya platformlarındaki paylaşımlar, özellikle de bilgisiz, kişi ve kurumlara karşı kızgın kişilerin paylaşımları, toplumsal dokuyu parçalamakta yıkıcı bir rol oynuyor, mezhepçi ve aşiretçi fanatizmi, korkutucu, hatta sosyal güvenliği tehdit edici düzeyde öne çıkarıyor.
Kuveyt’te birkaç ay içinde iki hükümet değişti. Parlamento bir ay boyunca işlemez hale getirildi. Bakanlar alenen sorgulanmakla tehdit edildi ve yetkililer yasaları uygulamak istediklerinde bunun için kınandı. Ne olursa olsun alınan tüm sağlık kararları, önemine bakılmaksızın veya koşulları incelenmeksizin şüpheyle karşılandı. Şu anda başbakan dahi hükümet kurulup anayasal onayı almadan önce yetkili olmayan bazı kişiler tarafından tehdit ediliyor. Sanki muğlak ve belirsiz, onu talep eden güçler arasında bile üzerinde uzlaşıya varılmamış bir şey uğruna ve yürürlükte var olan her şeyin yıkılması amaçlanıyor. Bu çalkantılar ortasında devleti yönlendirecek ve oldukça huzursuz bir bölgesel ortamda istikrarı sağlayacak bir ortak yol oluşturan, buna davet eden, ılımlı, yarı kolektif bir görüş ya da akım da bulunmuyor. Bu çıkmazı ele alanlardan bazıları, 60 yıldan fazla bir süre önce kabul edilenin (Kuveyt Anayasa Bildirgesi 1962) genel metinleri geçerli olsa da bazı metinlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Buna örnek olarak da seçilmiş meclis üyelerinin sayısının anayasada belirlenmiş sayıyla sınırlanması sorununu gösteriyorlar. Son 60 yılda meydana gelen ve nüfusun sayısını 1962'dekine göre yaklaşık 7 katına çıkaran demografik değişimdeki sıçramaya rağmen bu sayı halen aynı ve değiştirilmesi zor.
Ayrıca konuşulmayan, modern siyasi pratiğin gerektirdiği siyasi grup örgütlenmeleri -siyasi platformlar veya partiler- konusu da var. Organize siyasi güçler olmadan, seçilmiş yasama konseyleri için periyodik seçimler düzenleyecek bir toplum da bulunmuyor, söz konusu güçlerin yokluğunda da toplum kendisini örgütlemek için otomatik olarak bildiği güçlere yöneliyor. Bu durumda kaçınılmaz olarak mezhepçilik ve aşiretçilik öne çıkıyor. Siyasi para, bazı kişilerin onun aracılığıyla hem kendilerinin faydalanacakları hem de dar seçim tabanlarını faydalandırabilecekleri belirli bir makama ulaşmak için kullanılır hale geliyor. Bu kronik kusur bazı uzman ve görüş sahipleri tarafından ele alınıp yerel sempozyumlarda tartışıldı, fakat siyasi uygulamanın gelişimi için önemine rağmen kendisine yönelmek hatta kurumsal olarak tartışmak için henüz harekete geçilmedi.
Kusurun, seçim bölgelerinde (bugün Kuveyt’te 5 büyük seçim bölgesi var) oyları bir kişiyle sınırlayan seçim yasasında olduğunu düşünenler var. Bu kişiler, milletvekili sayısı, tek bir seçim bölgesinden seçilebileceklerin sayısı, hatta seçim bölgelerinin sayısı açısından seçim sisteminde reform yapmanın bir zorunluluk haline geldiğine inanıyorlar. Milletvekili sayısı tabanının genişletilmesini, seçmenlerin ancak yarısının oyunu alanların seçileceği şekilde iki kademeli bir sistem benimsenerek seçim sisteminin reforme edilmesini, toplumdaki şiddetli erillik nedeniyle başarıdan mahrum edilen Kuveytli kadınlara pozitif ayrımcılık sağlanmasını öneriyorlar. Seçim sistemi reformu, toplumu yaşadığı tıkanıklıktan kurtarma, katılım halkasını genişletme, kutuplaşmayı azaltma aşaması olabilir.
Kuveytli seçmenler 2020’de düzenlenen 18’inci ve son seçimlerin sonuçları ile net bir mesaj verdi. 2016 seçimlerinde kazanıp meclise giren üyelerin çoğu son seçimlerde başarılı olamadılar. Bu, seçmenin memnuniyetsizliğinin gelecekteki herhangi bir seçimde başkalarının da başarısız olmasının nedeni olabileceğine bir işaret. Keza bu gösterge, tıkanıklık ve tırmandırmanın nedenlerinden de biri. Sorun da düzensiz ve bir program ile belirlenmemiş olmaması. Meclis içinde birçok "blok" oluşuyor ve periyodik olarak hızla değişiyor. Daha geniş kitlelerin yararına olacak ortak bir program üzerinde uzlaşılmıyor. Blokların uzlaştıkları tek nokta, birçoklarının kendisine karşı birleştikleri bakanı yerinden etmek, çünkü bunun onlara kaçırılmaması gereken bir popülerlik kazandıracağını düşünüyorlar. Bazıları da yaşanan krizin bir anayasal metinler değil kişiler krizi, reddetme ve baskı krizi olduğuna inanıyorlar. Ancak, zorlu pandemi ve ekonomik koşullar zamanında çalışmaları aksayan yeni seçilen mecliste, amaç veya hedefler çoğunluk tarafından kararlaştırılmamış olsa da Kuveytliler meclisten başarı ve kamu yararına çalışmalar bekliyorlar. Yıllardır yapılan seçimlerden ve neredeyse 20’ye varan meclis sayısından sonra bir birikimin oluşmaması, Kuveyt'te parlamento ve hükümet çalışmalarının pek çok zorlu tuzağa düşmeden uyum içinde yürütülmesini engelliyor. Bu nispeten uzun deneyim süresince birçok meclis çeşitli nedenlerle feshedildi, bu da ortada karar sahipleri, milletvekilleri ve resmî kurumların kendisine yaklaşmaktan kaçındıkları bir sorun olduğunun göstergesidir.
Kuveyt’teki siyasi deneyimin yaşadığı kargaşanın geniş olarak tartışılmayan bir boyutu daha var; rantçı ekonominin politik davranış üzerindeki etkisi. Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi üretim ve hizmet ekonomisi anlamında geleneksel olmayan bu ekonomi ister devlet kurumlarında istihdam yoluyla, isterse çeşitli projeleri devretmek suretiyle olsun devletin sağladığı çalışma ve yatırım fırsatlarına bağlı. Bu durumda, bazılarının her yıl kişisel fayda ve ayrıcalıklar elde etmek için bekledikleri kamu bütçesi aracılığıyla tek istihdam ve çalışma kaynağı devlet haline geliyor. Bazı üyelerin karar alma merkezlerinde destekçilerinin olması, bahsi geçen ve bazıları yasaların gri alanına giren ayrıcalık ve imtiyazların geçirilmesini kolaylaştırıyor. Dolayısıyla kriz karmaşık, bireysel ve kurumsal tutumların iç içe geçtiği, ekonomik baskılar, örgütlü veya yarı örgütlü ama yasal olmayan siyasi güçlerin açıklanmamış saf tutmalarından etkilenen, aynı zamanda bir yandan bilinçlilik, diğer yandan bilinçsizliğin etkilediği bir krizdir. Tüm bunlar, sosyal medya araçlarının sağladığı açık ortam ile uzman ve görüş sahipleri arasındaki dışlama ve uzaklaşma eğiliminin çakıştığı, menfaatlerden uzak ılımlı ve etkili bir kamuoyunun yokluğu, sivil toplum kurumlarının açıkça zayıf olduğu (etkin katılım alanlarını daraltan yasal bağlarla kısıtlanmış oldukları için) bir atmosferde yaşanıyor. Bu genel tablo karşısında, ülke ile halkı bu kutuplaşmadan kurtaracak kararlı bir duruşun yokluğunda var olan kriz devam etmeye aday görünüyor.
Son olarak; bazı milletvekillerinin benimsedikleri “birinci oturumda söz” gibi tehdit edici sloganlar, biz gözlemcilere, sanki delikanlılarının kendi aralarında kavga ettikleri bir mahalledeymişiz hissi veriyor.
TT
Kuveyt: Kutuplaşmadan çıkış
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة