Değişim rüzgarları değil ancak yaşanırsa bu sefer rejimin yapısı ve bünyesi üzerinde büyük etkileri olacaktır. Dışarıdakiler pusuda beklerken içeridekilerin gergin olması hiç şüphesiz rejimi köşeye sıkıştırıyor ve en az eskisi kadar kötü kanlı bir yüzleşmeye itiyor. Ancak bu sefer yaşananlar göz önünde olacak ve üzeri örtülemeyecek. Ufukta halka yapılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla ilgili uyarıların engelleyemeyeceği yeni bir gösteri dalgası gözüküyor. Ancak bu sefer rejimin bunu saklaması kolay olmayacak. Zira Amerika'nın Sesi (VOA) sitesine göre İranlı göstericiler artık, İranlı yetkililerin interneti kesmesi durumunda internet sağlayacak bir ABD uydu teknolojisi aracılığıyla haberlerini iletebilecekler. VOA söz konusu haberinde “Tahran öncelikle göstericileri suçlu olarak sınıflandırıyor. Daha sonra bilgi girişi ya da çıkışını engellemek için interneti kesiyor. Böylece ayaklanma bastırılıyor, göstericiler vahşice tutuklanıyor, işkenceye maruz kalıyor ve öldürülüyorlar” ifadelerini kullandı.
Rejim ve halk arasında 2019 yılında yaşanan son çatışmalarda rejimin şiddeti ve baskısı sonucu yaklaşık bin 500 İranlı hayatını kaybetti. Rejim o sırada internet ağını kesip İran’ı dış dünyadan kopararak yaptıklarının üzerini örttü. Son zamanlarda eğitim sektöründe maaşlarını alamayan çalışanların yanı sıra, kartopu gibi büyüyen ve birçok sendikanın haklarını talep etmek için harekete geçmesini sağlayan emekliler başta olmak üzere haklarını arayan hareketlerin sayısı arttı. Rejimin protesto gösterilerinde tansiyonun yükselmesinden ve güvenlik güçleriyle çatışma çıkma ihtimalinden korkması sebebiyle, protesto hareketlerini denetlemek üzere bir güvenlik komitesi kurulacağı duyuruldu. Bunun üzerine İçişleri Bakanlığı istihbarat ve güvenlik birimlerinin katılımıyla “bir denetleme komitesi” kurduklarını açıklayarak bunu Kovid-19 ve uluslararası yaptırımların etkileri neticesinde ekonomik durumun kötüye gitmesi ışığında güvenliği sağlamak” için yaptıklarını öne sürdü.
Hiç şüphesiz İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin böyle bir komite kurulması için talimat vermesinin sebebi, son zamanlarda İran'ın çeşitli bölgelerinde gittikçe artarak yoğunlaşan sendika ve işçi protestolarını bastırmak için önceden hazırlık yapmak istemesi. Kovid-19 salgını yüzünden getirilen kısıtlamaların hafifletilmesiyle protestolardaki katılımcı sayısının artması bekleniyor. DMO’ya bağlı özel bir dergi 5 Mart’ta yayınlanan gizli bir raporda, İran’da rejimi devirebilecek kitlesel protestolara karşı uyarıda bulundu.
Söz konusu raporda 2017 yılının Aralık ayının sonlarında ve 2019 yılının Kasım ayında İran’ın dört bir yanını saran protestoların, İslam Cumhuriyeti’nin sokak protestoları tarihinde birer dönüm noktası olduğu ifade ediliyor. Asıl değişim, hak talebi ve geçim kaynağı sıkıntıları ile ilgili başlayan ve çok geçmeden bir politikaya dönüşen gösterilerin doğasında meydana geldi. Önceki protestolarda, hatta Yeşil Hareket sırasında bile karşı çıkılmayan büyük tabular yıkıldı. Zira son protestolarda atılan sloganların çoğu doğrudan İran’ın dini liderinin şahsiyetine yönelikti. Lidere adıyla seslenme cüreti gösterildi ve düşürülmesi talep edildi. DMO da şiddet ve baskı eylemlerinin arkasında olmakla suçlandı. Ancak önceki protestolarda göstericiler “Diktatörlüğe son” şeklinde üstü kapalı sloganlar atıyorlardı. Bu yüzden iktidardaki radikal akım, 2019 yılındaki sahnenin daha şiddetli ve daha geniş çaplı bir şekilde tekrarlanmasından oldukça korkuyor.
İran güvenlik birimleri daha önce protesto hareketini bastırmak için tüm siyasi, ekonomik, askeri ve güvenlik araçlarını kullanmış ve göstericileri durdurmak için ölümcül güç kullanmaktan çekinmemişti. Görünen o ki protestoların tekrarlanmasını engellemeye hazır olan daha radikal taraflar, cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Washington ile nükleer müzakerelerle ilişkili olan bu geçiş dönemi sürecinde rejimin istikrarını bozabilecek herhangi bir kitlesel, hak arama veya sosyal hareketi bastırmakta tereddüt etmeyecek. Bununla birlikte rejimdeki iktidar kanadının içerisinden çıkan bazı sesler, İran’daki yetkililerin “toplumda yeni söylemlerin gerçekleştirilmesi için uygun bağlam ve alanı” göz önüne almaları ve yetkililerin “yolsuzlukla mücadelede çok ciddi olduklarını” göstermeleri gerektiğini belirtiyor.
Değişim rüzgarları geçmişte Hamsin rüzgarlarına yakın bir şekilde rejim üzerinde esiyordu. Ancak siyasi ve toplumsal hava değiştikten sonra rejim, genelde Hamsin rüzgarlarından daha güçlü ve şiddetli bir şekilde gelen ve etkilerini doğa, atmosfer ve iklim üzerine bırakan zehirli rüzgarlarla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, DMO’nun gizli dosyasında “protestolar sokaklarda yayılırsa, rejimin yapısı ve davranışları değişecek ve ülkenin parçalanması ciddi bir noktaya ulaşacak” şeklinde varılan sonuca en yakın şey.
TT
İran ve zehirli rüzgarlar...
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة