Dünya yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının üçüncü dalgası ile boğuşurken ve salgın ile mücadelede gerileme gibi bir durum söz konusuyken Mısır Devleti tüm dikkatleri üzerine toplayan bir etkinlikle bizleri şaşırttı. Bu etkinlik sayesinde Firavun ve Sümer medeniyetlerinin yanı sıra Levant, Mağrip ve diğerlerinin iç içe geçip kaynaştığı büyük Arap medeniyetinde güzellik, hayranlık ve ihtişamla dolu anlara tanıklık ettik.
Tabii Mısır Medeniyeti Ulusal Müzesi’ne nakledilen mumyaların geçit töreni gerçekten oldukça güzel, yaratıcı ve göz kamaştırıcıydı. Törenin ayrıntılarının organizasyonu çok başarılıydı. İzlediğimiz küresel tarihi geçit töreninin yöneticisi ve planlayıcısının üstün zekalı olduğu ve bu göz kamaştırıcı tören ile dünyaya iletilecek mesajın etkisinin farkında olduğu da aşikardı. Seyir ve dikkat çekmenin tüm unsurlarını içeren bir gösteri izlediğimiz doğru. Ancak bana öyle geliyor ki, geçen cumartesi dünyanın izlediği şeyin gücü, verdiği birçok derin ve anlamlı mesajların içinde gizli. İnsan hafızasının zaman zaman, özellikle de şu anda bu mesajlarla canlandırılması gerekiyor.
İlk mesaj saf Mısır’dı: Sanki Cumhurbaşkanı Sisi krallar ve kraliçelere ait mumyaları karşılarken Mısır'ın iyi olduğunu, tarihinin Mısır devletinin cömert sembolik sermayesi olduğunu ve Antik Mısır medeniyetine dayanan haşmetin canlılık, ilgi ve sürekli ve yenilenen kültürel yatırımlarla dolu olduğunu söylüyor gibiydi.
İkinci mesaj da Mısır’ın medeniyet ve kültürel boyutundan bu ülkeyi yöneten herkesin sorumlu olduğu ve yöneticilerin gerçek servetlerinin köklerinin farkında olmasını gerektirdiği yönündeydi.
Ancak aynı zamanda Mısır’ın Arap ve İslam dünyasının bir parçası olması hasebiyle bazı mesajlar tüm Arap ve İslam dünyasını temsil ediyordu. Yani Mısır tüm dünyaya şunu hatırlattı: Araplar eski medeniyetlerin bir ürünüdür, insanlık medeniyetine katkıda bulunmuşlardır ve tarih boyunca satışları, buluşları ve icatları olmuştur. Hatta tarihin yazının keşfedilmesi ve ortaya çıkmasıyla başladığı fikrini esas alırsak insanın tarih sahnesine çıkışında ve tarih öncesi evreden ayrılışında eski Mısırlıların ve Sümerlerin ne kadar büyük ve hayati bir rol oynadığını göreceğiz.
Mesaj bir nevi tanınma talebinde bulunarak şimdiki zamanın tozunu kaldırma, Arapların ve Müslümanların bir şeyler vermekten ve yaratıcılıktan yoksun basmakalıp çerçevelere hapsedilmemesi ve mensup olduğumuz medeniyetlerin tüm katkılarını yok eden fikirleri yaymak için yapılan terör olaylarına odaklanılması çağrısında bulunuyor.
Köklü bir geçmişi olan ve insani anlamda geniş bir zenginliğe sahip olan toplumlarımızın bildiği sembolik şiddet karşısında, tanımın nesnel ve gerçek esaslarına göre gerek bir hatırlatma gerekse bizi tanıtmak için kültürel gücün sergilenmesi oldukça etkili bir strateji haline geliyor. Mısır zekasına duyulan hayranlığı artıran şey, Mısır’ın tarih ve kültürün önemi hakkında en bilinçli Arap ülkesi olması olabilir. Bu, birkaç açıdan dikkate alınması gereken bir nokta. İlki bu farkındalığın benzersizliği ya da şöyle diyelim Mısır’ın bu konuya gösterdiği özel ilgi. Bu, otomatik olarak Mısır’ın bu konuya takdirini, değerini ve benzersiz bakış açısını yansıtıyor.
Mısır zekasının tarih, kültür ve Antik Mısır medeniyetinin önemli noktaları ile ilgilenmesine duyduğumuz hayranlık, genel olarak tarih açısından zengin olan ancak tarihlerini ihmal eden, küresel bir tarih olarak bunu pazarlamak için hiçbir çaba göstermeyen ve medeniyet gücü gösterisi için hiçbir girişimde bulunmayan birçok Arap ülkesinin eleştirilmesini de içeriyor. Kültürel medeni servetiyle meşgul olma endişesi açısından derin tarihi, büyüleyici sarayları ve zenginliği olan Suriye nerede? Irak, Sümer medeniyeti ve Irak toprağının her karışında saklı uçsuz bucaksız tarihi nerede? Birçok koldan gelen antikalar ve kültürle çekirdeğine kadar zengin olan Mağrip nerede? Tunus, Pön ve Fenike uygarlıklarına, Kartaca'ya, cesur lider Hannibal'a, tarihi güvenlik yasasına ve köleliğin dünya çapında kaldırılmasındaki liderliğine yatırım yapma konusunda nerede?
Bizler parmağında değerli taşlarla kaplı bir yüzük taşıyan ve yüzüğü bakırdan yapılmış gibi gören birine benziyoruz.
İçimize kapanmayı seçtik. Başkasının bizi tanımasından hoşlanmama duygusu içimizde büyüyor. Anın yenilgileri ve gerilimlerine daldık. Anın çamurla dolu dar geçidinden çıkmak ve ayağa kalkmak için hırs ve geleceğe yönelik bakış açısını güçlendirmek ve aynı şekilde boşlukta geniş bir duruş sağlamak için tarih ve kültür hazinesine dayanmak gerektiğini fark etmedik.
Zor bir ekonomik kalkınma ve yatırım girdabına yakalanarak ekonomik gelişme ve yatırım sürecinde işin kültürel ve medeniyet boyutunu gözden kaçırdık.
Kovid-19 salgını olmasaydı ve üçüncü dalgaya geçilmeseydi, Mısır’ın önümüzdeki yaz en önemli turizm sezonuna tanıklık edeceğinden adım gibi emindim. Zira Mısır’ın güzellik, değer, asalet, prestij ve tarih gösterisi, sonuçların içeriğinin reklamını yapmakla eşdeğerdi.
Bütün mesele tüm Arap ülkelerinin zeka, sevgi ve tarihin derinliklerine kök salmış bir kimlikle kültürel güç sergilemeye davet edilmesi. Zira kültür gösterisinden başka hiçbir şey, başkalarının şiddet ve terör kültürü gösterisinde gördüklerini zihinlerinden silemez.
TT
Kültür gücünün gösterisi
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة