İran ile büyük ülkeler arasında ‘Viyana’ anlaşmasının doğuşu için saatin tiktakları hızlanırken Arap dünyası da dahil olmak üzere tüm dünya, Batı tezgahında Avrupa’nın kalbinde ipleri dokunan büyük tehlikeden yüzünü çevirip Rusya-Ukrayna krizine odaklanmış görünüyor.
İran müzakere ekibi de dahil olmak üzere herkes ABD’nin nihai yanıtını bekliyor. Anlaşmanın ayrıntılarını, varsa gizli maddelerini ve önceden Obama ile imzalanan kötü üne sahip anlaşmadan daha mı iyi yoksa daha mı kötü tam olarak bilmiyoruz.
İran rejimi ile esas sorunumuz barışçıl ya da düşmanca olsun nükleer proje -bu mesele her ne kadar korkutucu olsa da- değil. Bizim eskiden beri sorunumuz İran’ın bölgelerimizdeki obskürantist (bilgi ve eleştirel düşüncenin yayılmasına karşı olan ç.n. ) yayılmacı sabotaj projesidir.
İran’ın esas bombası bu ve söz konusu müzakerelerde aylarca zaman harcayan Batılı siyasetçilerin dikkatini çekip çekmediğini bilmiyoruz!
Başta Suudi Arabistan olmak üzere Arap ülkeleri bu mesele ile gerçekçi bir şekilde ilgileniyor. Suudi Arabistan Veliaht Prensi, ABD merkezli The Atlantic dergisine yakın zamanda verdiği bir röportajda İran hakkında şu ifadeleri kullandı:
“Onlar bizim komşumuz ve ilelebet de öyle kalacaklar. Ne biz onlardan kurtulabiliriz ne de onlar bizden. Bu yüzden en iyisi sorunları çözüp bir arada yaşamanın yollarını aramak. Dört ay boyunca görüşmeler yaptık ve İranlı liderlerin birçok açıklamasını dinledik. Bu açıklamalar Suudi Arabistan’da hoş karşılandı. Bu görüşmelerin ayrıntıları ile devam edeceğiz. Her iki ülke için de iyi olacak ve Suudi Arabistan ve İran için parlak bir gelecek oluşturacak bir noktaya ulaşacağımızı umuyorum.”
Peki ya İran ile Nükleer Anlaşma konusu?
Veliaht Prens, Arapların ve Suudi Arabistan’ın bakış açısını özetleyerek “Zayıf bir nükleer anlaşma görmek istemiyoruz. Çünkü en nihayetinde bu anlaşma da aynı sonuca yol açacak” dedi.
ABD’li siyasetçilerden bu konuda tutarsız sözler duyulması tuhaf. Örneğin, Obama döneminde dışişleri bakan yardımcılığı görevini yürüten ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns, ABD Kongresi'nin İran anlaşmasıyla ilgili bir oturumunda, İran'ın bölgedeki yıkıcı faaliyetlerine devam edeceğine inandığını ve ‘yıllarca İranlı yetkililerle müzakerelerde edindiği şahsi deneyiminden’ hareketle böyle düşündüğünü söyledi.
Bu, İranlılar tarafından doğrulanan bir şey. Zira İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, İran'ın kırmızı çizgilerinden vazgeçmeyeceğini vurguladı. Aynı şekilde İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’ne bağlı bir internet sitesi olan Nournews, Nükleer Anlaşma’nın yeniden canlandırılmasının Tahran'ın füze ve uzay programlarını ve bölgesel politikalarını kısıtlayamayacağını aktardı.
Ruslar, Ukraynalılar ve ABD’liler tarafından gözlerimiz boyandığı için bugünlerde gözden kaçırdığımız büyük haber ve kapıda bekleyen heyecan verici olay bu…
TT
Yaklaşan İran anlaşmasından ne haber?
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة