Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Churchill’ci Johnson, Zelenskiy’e Churchill madalyası veriyor

İngiliz, pardon Batılı ve hatta küresel siyasetin ve Winston Churchill'in ihtişamını ve efsanesini yaratan 2. Dünya Savaşı, şu anda Ukrayna sahasında dönen korkunç Rus-Batı çatışmasının ortasında mevcut İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın hayallerinden ve aklından hiç çıkmamış gibi görünüyor.
Johnson dün, Londra merkezli LBC Radyo’ya yaptığı açıklamada Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'i, 2. Dünya Savaşı’nın patlak verdiği sırada görev yapan eski İngiltere Başbakanı Winston Churchill ile karşılaştırdı.
Birleşik Krallık ve İrlanda'nın ulusal haber ajansı PA Media’ya göre Johnson, LBC Radyo’ya yaptığı açıklamasında Zelenskiy için şu ifadeleri kullandı:
“Churchill'in kendi hakkında söylediği gibi, O (Zelenskiy) belki aslan olmasa da kükreme ayrıcalığına sahip olduğunu biliyor. Aslan olan Ukrayna halkıdır ve Zelenskiy, halkının arzularını ve meydan okuma duygularını ifade etmiştir.”
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov dün, İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ı Rusya'ya karşı en düşmanca davranan dünya lideri olarak nitelendirdi. Peskov, Johnson'ın Rusya'ya yönelik düşmanca açıklamalarının en nihayetinde diplomasinin çıkmaza girmesine sebep olacağını söyledi.
Gerçek şu ki, Muhafazakar Parti’deki grubu içerisinde kariyeri ile ilgili siyasi bir krizin eşiğinde olan Boris Johnson, Rus-Ukrayna savaşı arabasındaki yerini geri aldı. Nitekim Rusya ile mücadele etme ve Washington'ı Moskova’ya karşı kışkırtma -ki Washington’ın böyle bir kışkırtmaya ihtiyacı yoktu- konusunda Batılı liderler arasında en acımasız olanıydı.
Bu, Kremlin’in histeri ifadesini kullanmasına sebep oldu. Kremlin yaptığı bir açıklamada, “Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) üye olan çoğu ülke, histeriden ve Ukrayna'da neler olup bittiğine anlayamamaktan muzdarip” ifadelerini kullandı. Rusya Devlet Başkanı’nı savaş suçlusu olarak nitelendiren ABD Başkanı Joe Biden’ın açıklamaları ve bununla birlikte İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın Rusya Devlet Başkanı Putin'i Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) çıkarmak istediğini dile getirmesi, Rus-Batı çatışmasını neredeyse çıkmaza sürüklemiş olabilir. Yine de siyasette her zaman acil çıkış yolları vardır.
Tarihin büyüsünü ve uygun ortam olmadan selefleri taklit etmeye yönelik bazı girişimlerin tehlikesini hafife almayın. Cahız, ‘El-Beyân ve't-Tebyîn’ adlı eserinde Hasan-ı Basrî’nin sözünü şöyle nakleder:
“Ziyad (yani ünlü Vali Ziyâd bin Ebîh) Ömer b. el-Hattâb’ı taklit etti ve aşırıya kaçtı. Haccâc Ziyad’ı taklit etti ve insanları katletti.”
Johnson, efsanevi İngiliz lider Winston Churchill’in karakterinden büyülenmiş durumda. 2014 yılında ‘The Churchill Factor: How One Man Made History (Churchill Faktörü: Bir Adam Nasıl Tarih Yazdı?)’ adlı bir kitap yazarak Churchill’in otobiyografisini çıkarttı. Johnson kitabın girişinde şu ifadeleri kullanıyor:
"Gerçek şu ki Winston Churchill hakkında yazmayı ve düşünmeyi seviyorum.”
Tarih tekerrür etmez. Putin, Hitler değil. Bugün başka bir gün ve zorluklar da öyle. Johnson asla Churchill değil. Bugün kimse de onun gibi olamaz. Çünkü her zamanın kendine has bir devleti, adamları ve efsaneleri vardır.
Bir kez daha söylüyorum burada amaç Putin'i veya Rusya'nın politikalarını savunmak değil, Batı'nın büyük gürültüsüne direnmeye çalışmaktır.