Suudi Arabistan topraklarında, en önemlisi Medine'deki Mescid-i Nebevî ve etrafındakiler olmak üzere, bazı yerleri çevreleyen gelenekler ve benzersiz doğaya sahip özel bir dünya vardır.
Geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın bir fotoğrafı dikkat çekti. Fotoğrafta Veliaht Prens, Mescid-i Nebevi’yi ve Peygamberimizin kabrini ziyaret ediyordu. Tekerlekli sandalyede oturan yaşlı bir adama selam verirken çekilmişti. Yaşlı adamın üstünde eskiden Mescid-i Nebevi ya da Mescid-i Haram’ı ziyaret edenleri Ağalar’ı (Ağavat) hatırlatan eşsiz bir kıyafet vardı.
Birkaç yüzyıl boyunca Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Haram’a hizmet eden Ağalar neslinin ‘son’unu temsil eden yaşlı bir adam… Bazı araştırmacılar bu köklü geleneği Medine ağaları ile ilgili olarak Eyyûbîler Devleti’ne dayandırırken, kimi araştırmacılar da Mekke Ağalarının daha eski bir tarihte ortaya çıktığını ve İlk Abbasi dönemine ya da Emeviler’e kadar uzanıyor olabileceğini savunuyor.
‘Ağa’ kelimesi Türkçe, Farsça ve Kürtçe dillerinde yaygın kullanılan bir kelimedir. Bu kelime hemen hemen efendi, reis veya baş sorumlu manalarına gelmekte olup bir saygı unvanıdır. Ancak Hicaz açısından bakılınca bu kelime, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Haram’da çalışan bir grubu temsil ediyor.
Kısaca anlatacak olursak, Ağalar farklı ülkelerden getirilen Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Haram’da çeşitli hizmetlerle görevlendirilen bir grup insana verilen addı. Kölelik günlerinde sultanlar kendilerine sadaka verirlerdi. Ne yazık ki kadınların arasına daha kolay girebilsinler diye hadım edilmelerinin ardından bu kişilerin soyu Habeş ülkeleri ile sınırlı kaldı.
Ancak Ağaların rolü sadece bununla sınırlı değildi. Nitekim kendileri tarih boyunca Medine'de önemli bir siyasi ve sosyal kesimi oluşturmuşlardır. Arapça ve İngilizce olarak yayınlanmış ‘Ağalar’ (koruyucular) adlı harika bir kitap var. Bu kitabın içerisinde Ağaların güzel kıyafetleri ile çekildiği müthiş fotoğraflara yer verilmiştir. Kitap, Suudi fotoğrafçı ve sanatçı Adel el-Kureyşi’ye aittir. Bu eserinde Adel çok yaratıcı bir kitap meydana getirdi. Elimde daha önceden Medine Bölgesi Emiri Prens Faysal bin Selman tarafından bana hediye edilen bir kopyası var.
Kitabı hazırlayan Adel el-Kureyşi, Şarku’l Avsat’a daha önce verdiği bir röportajda kitabın sadece Ağaların kendisiyle değil, onların dünyaları ile de ilgili olduğunu söylemişti. Daha sonradan öğrendim ki, bu kitabı hazırlama fikri Medine Bölgesi Emiri Prens Faysal bin Selman’dan gelmiş ve işini iyi bir şekilde yerine getiren ‘özgün’ sanatçı Kureyşi’yi görevlendirip desteklemiş.
Kureyşi Ekim 2020’de Şarku’l Avsat gazetesine verdiği röportajda, “Ağaların fotoğrafını ilk çektiğimde 10 Ağa vardı. Şimdi ise onlardan geriye sadece beş kişi kaldı. Görünüşe göre artık sayıları dörde düştü” bilgisini paylaşmıştı.
Bu konuyla ilgilenen araştırmacı Fuad el-Megamisi, Al Arabiya kanalına verdiği bir röportajda, Medine'yi ziyaret eden seyyahların ve oryantalistlerin, Ağalar’ın çalışmalarının ayrıntılarını ve idari hiyerarşilerini kaleme aldıklarını söylemişti. Megamisi Ağalar biriminin sayısının bazı dönemlerde yüzlere çıktığından bahsetmişti.
Adil el-Kureyşi’nin gurur duyduğu fotoğraflarının yer aldığı harika kitabı ‘Ağalar’ı incelediğimde, kendime dedim ki, son ışığını kaybetmekte olan bu grup, kendileri hakkında sağlam bir belgesel yapılmayı hak etmiyor mu? Hele de 90 yaşında veya üstünde olan geriye kalan Ağalar hala konuşabiliyor iken?
Vicdanı olan ya da kulağını veren herkes için soru hala geçerli. Özetle, Peygamber'in şehrinde dini, sosyal ve siyasi hayatın, geçmiş yüzyıllarda yaşananları yansıtan, heyecan verici ve zengin bir bölümü ile karşı karşıyayız.
TT
Son ‘Ağa’!
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة