Nebil Amr
Filistinli siyasetçi ve yazar
TT

İçinden çıkılamayan Filistin ve İsrail girdapları

İsrail siyasi sisteminin liderliğini belirlemeye sadece birkaç gün kaldı. Bir tarafın diğerine bariz bir üstünlük sağlaması gibi büyük bir sürpriz beklenmezken ufukta, İsrail siyasi hayatını sonu gelmeyen seçim mevsimleri arasında uzun süreli bir çıkmaza sokan kısır döngünün devam etmesiyle sonuçlanabilecek altıncı seçimler gözüküyor.
Seçimler genellikle alternatifi olmayan demokratik ve medeni bir seçenek olarak tanımlansa da özellikle İsrail'de devlet için ağır bir yük haline gelmiş durumda. Zira seçim yarışı, siyasi yaşamın merkezi ve yeni bölünmelerin zemini haline geldi. Bu bölünmeler, özellikle barış meselesinde herhangi bir şekilde ciddi kararlar alabilme yetisini kısıtlıyor. Bu önemli meseleyle bağlantılı herhangi bir konu üzerinde anlaşmaya varmak söz konusu değil.
Hükümetin Knesset’te oylamaya sunmaktan kaçındığı Lübnan ile deniz sınırını çizme anlaşmasında bile bir bölünme söz konusu. Bu konuda yarı yarıya bir bölünme mevcut. Halbuki daha önceki bütün anlaşmalar Knesset’e sunularak oylanmış ve böylece herkesin uyması gereken yasalar halini almıştı.
Deniz sınırı çizme anlaşması, ABD’nin onayı ve geçici hükümetin devlet hazinesine milyarlarca ek para gireceği mantığıyla halka hitap etmek için ekonomik bir başarıya ihtiyacı olması nedeniyle kabul edildi. Anlaşmaya karşı çıkanlar ise bunun, İsrail'in ‘egemen’ alanları kaybettiği ve kara sınırlarını çizerken bir o kadar ve daha önemli yerleri kaybedeceği stratejik bir kayıp olduğunu ve geçici taktiksel bir kazançtan başka bir şey getirmediğini öne sürüyorlar.
İsrail şu an öngörülebilir gelecekte çıkış yolu olmayan bir girdabın içinde debeleniyor. Her konuda bölünmüş durumdalar.  Bölünme derinleşecek ve bunun siyasi kararlar üzerindeki etkisi artacaktır. Bu durumla birlikte siyasi karar mekanizması, İbrani devletinin ana eğilimleri konusunda ve özellikle de yerleşimciliğe ve herhangi bir düzeyde Filistinlilere karşı net olmayacaktır.
Devam eden ve gittikçe kötüleşen İsrail sarmalı kendisini, ‘Filistin girdabı’ olarak adlandırılabilecek nesnel ikizine dayatıyor. Filistin durumunun İsrail'in durumuyla ilgili tartışmalara dahil edilmesi, seçim rekabetinde iki tarafın statüyü yükseltmek ve halkı çekmek için gerekli gördüğü savaşlarla sonuçlanıyor. Bu bağlamda, kaçınılması mümkün olmasına rağmen Gazze'ye yönelik üç günlük bir savaş yapıldı. Mısırlı arabulucu tansiyonu düşürmeyi başardıktan sonra alevlendi. Savaş durur durmaz bu sefer İsrailli seçmene Gantz ve Lapid'in Filistinlilerle savaşı yönetmeye en uygun kişiler olduğu mesajını gönderen kanlı ve gövde gösterisi niteliğindeki Batı Şeria savaşı tırmandı. Bu savaşta sınırlı bir süre içinde, rakiplerin yaptığı önceki savaşlardan daha fazla kan döktüler. Bu, işin saha boyutu. Gelelim bir de siyasi boyutuna. İsrail'in iç girdabı, Filistin sahasında geleneksel bölünmenin üzerinde yeni bölünmelerin ortaya çıkmasına neden oldu. Aynı bedende ve aynı grubun içinde bölünmeler...
Örneğin Arinu’l Usud’un (Aslanlar Yuvası) geleneksel grupların boşluğundan ve gücün azalan etkisinden doğan bir oluşum olduğunu söylediğinizde bu, omuzlarına düşeni yerine getirenler ile yerine getirmeyenler arasında gerçek bir bölünme olduğuna dair net bir tablo çiziyor. Eyleme geçmeyenlerin geleneksel meşruiyeti ve savaşanların popüler meşruiyetine bakıldığında, bu iki tarafın tek bir oluşum içinde kaynaşması söz konusu olamaz.
Aktif İsrail girdabı ile Filistin durumu üzerindeki etkisi arasındaki derin bağlantı, şiddetli bir şekilde kanın döküldüğü saha savaşıyla dursa iyi. Durum bunun da ötesine geçerek, siyasi bir ufuk açmak veya hatta İsrail'in tercih ettiği gibi ekonomik bir yol açmak için başkaları tarafından başlatılabilecek her türlü çabaya kapıları sıkıca kapatıyor. Bu, Filistinlilere çok zarar veriyor. İsrail girdabının onlara karşı yürüttüğü acımasız savaşta başlarına gelen şeyleri ve maruz kaldıkları durumları umursayan dünya artık yok. Umursasa da tavırları, kan dökmeye son verilmesinin hiç olmadığı kadar önemli olduğu Filistin’deki gereksinimleri yerine getirmekten ziyade, İsrail’in gerekçelerini anladığı ve verileri görmezden geldiği soğuk tutumlar minvalinde olur.
İçi içe geçen iki girdapta işler nereye gidecek? İsrail'in Filistinlilere yönelik temel politikalarını ne ilerletecek ne de geciktirecek olan İsrail seçimlerinin sonuçlarını beklemeden neler olacağını tahmin edebiliriz. İsrail girdabı, tek oylu hükümetin kurulmasına karar verebilecek seçim turları üretmek için dairesel çizgilerinde devam edecek. Ancak bileşimi ve başkanlık koltuğunda oturacak isim kim olursa olsun, Filistinlilere karşı bir politika oluşturmayacak.
Filistin girdabı ise daha başında olduğumuz hesapsız gelişmelere açık. Yolunu, Filistinlilerin daha önce olduğu gibi bir barış projesi şemsiyesi altında değil, İsrail'le savaş halinde olması belirleyecek.