Çarşamba akşamı artçı sarsıntıları izlemeye tahammül edemeyecek kadar takatimi kaybetmiştim. Artık küresel bir felaket olmaktan çıkıp şahsi bir elem, acı bir yürek darlığı ve acizlik duygusu halini aldı. Diğer haberlere bakayım dedim; ülkesinin silahlandırılması meselesini görüşmek üzere Almanya Şansölyesi ve Fransa Cumhurbaşkanı ile Elysee Zirvesine katılacak olan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’i Paris’e taşıyan resmi Britanya uçağının inmesini beklediği esnada ışıklar dışında bir şeyin görünmediği Orly Havalimanını gördüm.
Saat 11 olmuş ama uçak henüz gelmemiş, havalimanında bekleniyordu. Bekleyişe eşlik ederken düşündüğüm tek şey, savaşçı Zelenskiy’in bu soğukta nasıl bir kıyafetle çıkacağı idi. Tam bir yıl önce insanların karşısına çıktığında üzerinde olan hâkî savaşçı kazağını değiştirmeyecek mi? Sembolizm, halkların ve milletlerin hayatında bu kadar önemli mi? Düne kadar mesleği halkı güldürmek olup şimdi en önemli tarihi savaşta liderlik vazifesini üstlenen eski bir komedyenden daha sembolik ne var ki?
Garip bu dünya, bizim dünyamız azizim. Bir joker ve bir lider. Avrupalı liderleri etrafında toplayan bir komedyen. Sahneden ve durum komedilerinden uzakta, dünyanın en güçlü liderlerinden biriyle savaşıyor ve tam bir yıldır direniyor.
Kendimi uykusuz, daralmış ve buruk hissedip uyumak istiyorum ama gazetecilik merakı ağır basıyor: Sayın Başkan uçaktan nasıl inecek? Hâkî üniformayla mı? Bir izci kampındaki “izciler” ve “yavrukurtların” zirvesi mi, yoksa bir dünya savaşından korkunun zirvesi mi?
Bir zamanlar Başkan Yaser Arafat’ın ‘kefiye’si dünyayı hayrete düşürmüştü. Bu adam ziyaretleri ve kabulleri sırasında bu ‘kefiye’yi idare edip düzeltmek için ne kadar zaman harcıyordu öyle?! Ta ki bir gün beni erkenden karşıladı, kafa dedektörüne girdi ve o meşhur kefiyeyi yanına koydu. Nasıl mı? Çünkü kefiye de kolayca takılıp çıkarılan bir şapka gibi güçlü bir bantla içten tutturulabilir. Ebu Ammar’ı bu konuda taklit eden Zelenskiy’nin kazağı ve savaşçı üniforması, Ukrayna’nın karına soğuğuna, Paris’in ayazına karşı direnecek özel ipliklerden üretilmiş olsa gerek.
Çocukluğumdan beri muzdarip olduğum yürek darlığını hiçbir şey hafifletmedi. Uykuya giderken yanıma ne alacağımı bilemedim. Suriye ve Türkiye’deki kıyamet görüntülerini mi, yoksa Rusya ordularına ve Rus öfkesine karşı savaşmak için silah talebiyle Paris’e gelen Ukraynalı aktörün fotoğraflarını mı? Her iki durumda da kabuslar göğüsleri sıkıştırır; ortada öldüren ve öldürülen bir insan. Ninem gün boyu ve hayatı boyunca basit bir duayı tekrar eder dururdu: Allah’ım, senin iraden ama ne boğularak öleyim ne yanarak ne de yollarda rezil olarak. Bugünlerde dünyanın yolları ne kadar korkunç!
TT
Kazak ve kefiye
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة