Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Vesim ve Zahi’nin Firavunlar üzerine savaşı

Kadim Mısır medeniyeti her zaman bir hayranlık, heyecan ve hayal gücü kaynağı olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Bu yüzden hem tüm dünyada hem de en başta Batı dünyasında dramanın ve edebiyatın tükenmez bir pınarıdır. Batı’nın Mısır medeniyetini edebi ve tarihi açıdan ele alışının en belirgin tezahürleri ise piramitlerin inşa hikayesinde ve ‘Firavunların Laneti’ efsanesinde kendini gösterir.

Piramitlerin inşası her zaman bir tartışma ve anlaşmazlık konusu olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Bu tartışmaların bir kısmı profesyonel bilimsel müzakere alanına girerken, bir kısmı ise sansasyon ve kışkırtma alanına dahil oluyor... Peki, özellikle medya ve sosyal medya platformlarının çeşitliliği göz önüne alındığında, bu ikinci kısmın varlığını engellemek gerçekten mümkün mü?

Şu yeni haberle birlikte aklımdan bu soru geçti: Mısır Yüksek Medya Düzenleme Konseyi, eski Tarihi Eserler Bakanları Zahi Havas ve Memduh ed-Dimati’nin, cerrahi profesörü Dr. Vesim es-Sisi’ye karşı sunduğu şikâyeti karara bağladıktan sonra, medyada kadim Mısır medeniyeti hakkında konuşmanın kurallarını belirledi. Konsey, iki eski bakanın şikâyet dilekçesini aldıktan sonra bu tavrı takındı.

Vesim es-Sisi, ömrünün ve enerjisinin büyük bir kısmını Mısıroloji (Eski Mısır Bilimi) hakkında konuşmaya adamış yaşlı bir adam ve doktordur; dürüst olmak gerekirse (en azından benim hissiyatıma göre) gerçekten de tuhaflık ve mübalağa barındıran görüşlere sahip.

Es-Sisi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, şikâyeti incelemek üzere kurulan komisyonun geçtiğimiz günlerde iki saat süren bir oturumda kendisini dinlediğini, kendisinin de delillerini sunup görüşlerini savunduğunu belirtti.

Peki bu karar, bilimsel alana yönelik bir vesayet midir? Yoksa bilimsel veya yarı-bilimsel araştırmalar üzerinde otorite kuran bir tür ‘bilim polisliği’ midir?

Medya uzmanı ve eş-Şuruk Akademisi Başkan Yardımcısı Dr. Muhammed Şuman, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Yüksek Medya Düzenleme Konseyi’nin kararı yasaklama veya el koyma yoluna gitmedi, aksine konuyu bilimsel bir değerlendirmeye havale etti” dedi.

Şuman’a göre bu durum, kamusal tartışmayı zenginleştiren, izleyiciye tek bir anlatıyla yetinmek yerine birden fazla argümanı inceleme fırsatı sunan sağlıklı bir gelenektir.

Bana kalırsa, Vesim es-Sisi’ye yönelik bu denetim hikayesi onun için en büyük reklam olacaktır; YouTube ve tüm sosyal medya platformlarında onun röportajlarını ve yorumlarını arayanların sayısı daha da artacaktır! Peki bu durum, konunun uzmanlarının ve bilimsel bilgi sahiplerinin bu realiteye teslim olması gerektiği anlamına mı geliyor?