Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Peki, bu kanat nerede bitiyor?

İsrail’in Suriye'ye düzenlediği hava saldırısına Netanyahu'nun Şam'a yönelik uyarısı eşlik etti: Türkiye'nin Suriye topraklarında askeri üs kurmasına izin vermeyi düşünmeyin.

Yeni bir şey yok. İsrail, etrafında güvenli sınırlar istiyor. Bu nedenle, Güney Lübnan boşaltılmalı, toprakları yakılmalı ve bir tampon bölge oluşturulmalı. Gazze yakılmalı ve Filistin devleti daha doğmadan yakılmalı. İtamar Ben-Gvir gibi asil bir şahsiyetin yüzü olduğu seçimler yapılmalı!

İsrail propagandası, Arapların vahşi, medeniyetsiz, demokrasiye ve özgürlüğe düşman olduğu temellerine dayandı. Yıllar boyunca, birbiri ardına örnekler sundu: Deyr Yasin, Sabra ve Şatila, Ariel Şaron ve Ben-Gvir.

İsrail'in kendini güvende hissetmesi için, etrafındaki Arap dünyasını boşaltması gerekiyor. Bunda yeni bir şey yok. Şimdi yeni olan, bu yaklaşımı hayata geçirmesi ve stratejisini Türkiye gibi güçlü bir ülkeye karşı da açığa vurmasıdır. İsrail'in Ben-Gvir önderliğindeki barış yapıcıları komşularını karıştırdılar. Güvenlik ancak komşu bir duvar, bir sur veya Suriye'nin kalbine yapılan bir baskın olduğunda hissediliyor.

Modern stratejik çalışmalarda bu politikalara “zayıf kanat bilimi” denir. Buna göre devletler kendilerini korumak için önleyici tedbirler almalıdır. Suriye ordusu bu nedenle Lübnan'a girdi, cumhurbaşkanlığı sarayını işgal etti, cumhurbaşkanını görevden aldı ve sürgüne gönderdi. Ardından, zayıflıklardan faydalananların sevinç gösterileri arasında aynı cumhurbaşkanının dönüşünü ve seçilmesini kolaylaştırdı.

On yıllarca Suriye, “zayıf kanat bilimi” stratejisini uyguladı; bu stratejinin bölümlerinden biri de “gülen kanatlar”dı. Ve birçok kişi güldü. Şimdi, yeni Suriye Lübnan'da geçmişin kanatlarını kapatıyor ve onları çıplak, sonsuzluğun karanlığıyla çizgili ve tozlu cezaevi üniformalarıyla tasvir ediyor.