ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum, Başkan Donald Trump'ın, büyük göllerden birinin adını değiştirme emrine uygun olarak, Apple'dan haritalama platformunda Ontario Gölü'nün adını Amerika Gölü olarak değiştirmesini istediğini söyledi.
Hemen ardından, Ontario Başbakanı Doug Ford, göl kıyısında hem İngilizce hem de Fransızca olarak “Ontario Gölü Şimdi ve Daima” yazılı büyük bir pano diktirdi.
Dünyanın en popüler haritalama uygulaması Google Haritalar ise herkesi memnun eden bir çözüm buldu: ABD içinde Amerika Gölü, Kanada içinde Ontario Gölü ve her iki ülke dışında ise “Ontario Gölü- Amerika Gölü”.
Konu protesto boyutuna ulaştı ve belki de emrin bizzat Trump'tan gelmesi sebebiyle, Trump'ı ve genel olarak Trumpizm'i sevmeyenleri kızdırdı, Kanada’daki doğal ulusal öfkedense bahsetmeye gerek bile yok. Bu öfkenin bir tezahürü de, Apple'ın gölün adını Amerika Gölü olarak değiştirmeyeceğini açıklamasının ardından MapQuest uygulamasının Kanada'daki Apple App Store'da en çok indirilen ücretsiz uygulamalar listesinin zirvesine çıkması oldu.
Bundan önce Trump, Meksika Körfezi'nin adını Amerika Körfezi olarak değiştirmişti. Trump'ın bundan sonra neyin adını değiştireceğini ise bilmiyoruz.
Yerlerin, sokakların, meydanların, denizlerin, göllerin, dağların ve hatta nehirlerin isimlendirilmesi genellikle insanlar arasındaki gelenekler ve yaygın uygulamalar yoluyla yapılır. Nitekim bazı “resmi” adların yanı sıra halk tarafından yaygın olarak kullanılan adlar da bulunur ve zamanla kaçınılmaz olarak bir ad diğerinin önüne geçer. Bununla ilgili komik bir hikaye de var. Söz konusu hikaye Kuzey Afrika'daki bir şehirdeki belirli bir sokağın adı hakkında. Maşrık’tan bir Arap politikacı, adı Maşrık kültüründe uygunsuz olduğu için değiştirilmesini önermişti ve sonuç felaket olmuştu! Hikaye burada anlatılmaya uygun değil...
Şüphesiz ki, siyasi çıkarlar adların değiştirilmesinde ve bazen de silinmesinde rol oynar. Örneğin, Kahire'nin kalbindeki Tahrir Meydanı, başlangıçta Hidiv İsmail’e atfen İsmail Meydanı olarak adlandırılıyordu. Kral Fuad döneminde İsmailiye Meydanı adını alan meydan, monarşinin devrilmesinden sonra Tahrir Meydanı olarak yeniden adlandırıldı. Arap Baharı sırasında ünü zirveye ulaşan bu meydanı kim bilmez ki?
Kahire'deki Kral Fuad Caddesi ise 26 Temmuz Caddesi olarak yeniden adlandırıldı. Keza Muhammed Ali Paşa'nın oğlu ve ordularının komutanı İbrahim Paşa'nın adını taşıyan İbrahim Paşa Meydanı, devrimden sonra, askeri yönetimin yükselişini takiben Opera Meydanı’na dönüştü.
İsim değişikliklerinin ardında doğrudan ticari veya yasal bir fayda olup olmadığını bilmiyorum, ancak kesin olan bir şey var ki, bir ismin değiştirilmesi bir halkın diğerine, bir dönemin diğerine galip geldiği anlamına gelir. Ve Allah, işinde galiptir…