Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Ahmed Şah Mesud ve kelebek etkisi

Hem ilgi çekici hem de korkutucu olan en ünlü teorilerden biri, alternatif tarih fikri ve olayların ve sıralamasının hassas, titizlikle tasarlanmış bir düzenin sonucu olduğu düşüncesidir. Bu, tarihsel tesadüf teorisiyle çelişir ve bence her ikisinde de bir gerçeklik payı vardır.

Teori, 1963 yılında meteorolog Edward Norton Lorentz tarafından geliştirildi ve özetle şudur; mesela Afrika veya Asya'nın derinliklerindeki bir nehirde bir kelebeğin kanat çırpması, büyük tsunamiler veya diğer benzer felaket olaylarıyla sonuçlanan olaylar zincirini tetikleyebilir!

Bu teori için örnek olarak korkunç Vietnam Savaşı verilir; ABD Başkanı Woodrow Wilson 1919'da Vietnamlı Kızıl lider Ho Chi Minh’in Vietnam'ın Fransa'dan bağımsızlığıyla ilgili mektubunu görmezden gelmeseydi, Vietnamlı lider Marksizmi inceler ve on yıllarca ABD'ye meydan okuyan popüler, devrimci bir Marksist lider olur muydu ve böylece Vietnam Savaşı çıkar mıydı?

Bildiğiniz gibi, bugün dünyayı değiştiren 11 Eylül saldırılarının üzerinden çeyrek asır geçti. Bu saldırılarla ilgili kaç tane “kelebek etkisi” teorisi var?

Örneğin: Tacik kökenli Afgan lider Ahmed Şah Mesud, 11 Eylül saldırılarından iki gün önce el-Kaide militanları tarafından öldürülmeseydi ne olurdu?

Kemal Allam, el-Mecelle dergisinde bu konu ve “Pençşir Aslanı” Ahmed Şah Mesud'un etkisi hakkında bir makale yazmış.

Makalede, 9 Eylül 2001'de Rusya Devlet Başkanı Putin'in Amerikalı mevkidaşı George W. Bush'u arayarak “Ahmad Şah Mesud öldürüldü ve çok endişeliyim” diye uyardığını hatırlatıyor. Ve Putin'in uyarısı haklı çıktı.

Makalede, 2006 yılında ABC kanalının, 11 Eylül Komisyonu'nun bulgularına dayanarak “11 Eylül'e Giden Yol” adında bir televizyon dizisi yayınladığından ve Clinton yönetiminin Usame bin Ladin'i hedef alma fırsatına sahip olduğu gerçeği de dahil olmak üzere bir dizi zor durumda bırakan gerçeği açıkladığından da bahsediliyor.

Dizideki kurgusal bir sahnede Mesud'un Usame bin Ladin’i kastederek “O hedefimizde” dediği gösteriliyormuş. Ancak CIA, insansız hava aracı ile düzenlenecek saldırıya izin vermeyi reddediyor ve ayrıca Mesud'un Taliban'a karşı savaşında ona destek vermekten de kaçınıyor.

Allam'ın Komutan Mesud hakkında yazdığı profil yazısında, Mesud'un Arap ülkelerini Arap savaşçıların anavatanlarına dönüşü konusunda uyardığı da belirtiliyor.

Benim tahminimce, el-Kaide gibi bir örgütün doğuşunu çevreleyen bağlam ve koşullar, böyle bir şey yapmak için olgunlaşmıştı. Evet, 11 Eylül saldırılarını daha başlangıç ​​aşamasında engellemek mümkündü. Bu mümkündü, ancak köktenci terör örgütlerinin doğuşunu engellemek, Ahmed Mesud'un hayatta kalmasının veya ölümünün engelleyebileceği bir şey değildi. Bu, sinema ve diziler için “özel” bir senaryo, ancak gerçeklik farklı.

Eğer gerçekleşmiş olsaydı ya da olmasaydı diye tartışılan detaylara gelince, bugün farklı bir tarihimiz olabilirdi.

Buna bir ölçüde katılıyorum ama tamamen değil. Bu yüzden yazının başında da söylediğim gibi, tarih kaçınılmaz demir parmaklıklar dizisi değildir, tesadüflerden oluşan havai fişekler dizisi de değildir; ikisinin arasında bir yerdedir.